1. acayip tatlı fakat her şeyiyle sizden çok bağımsız bir hayvan olan kediyle aynı evi paylaşmak.
    hafif çatlak oluyolar.
  2. çok kaprisli olur evdeki kedi..ilk beslediğiniz anlarda biraz utangaç olur bu hayvan.sonra kaprislenir..

    beslerdim ben bunu.sinirlendiriyordu beni.ilk başlarda utangaçtı,ürkekti..sonralardan şımardı öküz.uyumaya çalışıyorum tutuyo yorganı çekmeye çalışıyo.."yav yeni verdim yemeğini işte bırak uyiym biraz" dedim,"verecen tabi ancuk.madem aldın beslemek zorundasın.kalk,oyun oynamak istiyorum ben oyun oynicaz!.."

    sonra tuttum attım sokağa.duydum ki tinerci olmuş.acıdım be.
  3. ilk zamanlar mutluluk veren sonradan huzursuz eden eylem. sanki siz kedinin sahibi değilmişsiniz de kedi sizin sahibinizmiş gibi davranır. sizi hiç tınlamaz. son derece bencildir. kesinlikle kendi mutluluğunu düşünür. cinsel açlık duyduğu zaman çekip gidebilir, dişiyse geri döndüğünde salonunuzda miyaaaaaaaaavvv diyen minik minik yaratıklar görebilirsiniz. (doğurmak için en rahat yeri seçiyorlar, yatak odasında yatağın üzerinde doğurunca, annem tüm odayı yıkadı diyebilirim.)
  4. durup dururken yapmaya karar verdiğim, sonrasında da "şimdiye kadar aklım nerdeymiş?" diye hayıflandığım eylem.
    ellerimi ayaklarımı ısırmayı da bıraksa en güzeli benim kedim olucak ama yine de hastasıyız.
  5. kumunun dayanılmaz kokusu duyulduğunda ''ulan naptım ben'' dedirten,uyurken görüldüğünde ''iyi ki yapmışım bee..'' dedirten eylem.
  6. insanı an ve an değişik ruh hallerine sokan, bir bebekten farkı olmadığını düşünürsek insanın sabır gösterme direncini artıran eylem. zaten dengesiz olan kediniz, yavruyken gayet çekingen dolanır etrafta. siz de aman ürkmesin diye ağır ağır hareket edersiniz. psikolojisi bozulmasın diye yanında bağırıp çağırmazınız vs. daha sonra sevdiği ve sevmediği yemekleri öğrenme faslı gelmiştir ki yavaş yavaş sabrınızı zorlamaya başlar bu anda. bir gün beğendiğini, 1 hafta sonra yememeye başlar. çaresiz yeni tatlar ararsınız onun için. tuvalet alışkanlığını kazandırma süreci içerisinde sürekli bir temizlik aracı vardır elinizde. kumu varken, gider çiçeklerin olduğu saksıya işer. kumu öğrendi derken bu sefer bunları dışarı atmaya başlar. uyurken seyretmesi güzeldir de olur olmaz zamanda oynama hevesleri insanı çileden çıkarır bir süre sonra. ertesi gün işe gideceksinizdir ama yatakta tepenize çıkmış kulağınızı çekiştiriyordur küçük yaramaz. alır ayak ucunuza koyarsınız ama onun gözü yastığınızda ya da kuytu bıraktığınız herhangi bir boşluktadır. paçanızdan içeri girmeye çalışır, kolunuza yapışır, ezmemek için yataktan atarsınız ama bu seferde vicdan azabı çekersiniz. siz tolerans gösterdikçe, o tepenize çıkar. fakat siz ipin ucunu kaçırdığınızdan, size her istediğini yaptırmanın yolunu öğrenmiştir. sonrası soğuk savaş tadında fakat eğlenceli biçimde devam eder.
  7. kedi karakterli bir hayvan olduğu için , karşılıklı sevgi ve saygı ile yürütülebilecek bir olaydır.öyle her istenildiğinde kedi sevdirmez kendini , ama sevdirmek istediğinde de sevmek zorundasınızdır.gözü önünde yemek yiyemezsiniz , yerseniz yemekle beraber yanağınıza yapışcak patiyi de göze alırsınız ( (bkz: kendimden biliyorum) ).uyurken patilerini seversiniz , mırlar filan çok güzeldir tatlıdır.eşşek kadar oldu benim kedi ama hala vazgeçemeyeceğim şeylerden biri.
  8. dünyadaki en güzel şeydir belkide. kedi sevmeyen bi insan bile yavruyken eline gelip büyüttüğü kediyi sevmeye başladığında anlar bunu. hayatında kediye dokunmamış ve 9 aydır beslediğimiz kediye çocuğu gibi sevgi gösteren annemi gördükten sonra tamamen kabullendiğim olgudur.