rendelenmiş domates + zeytinyağı + kekikten oluşur. cızır cızır beklerler ocakta bir süre. sonra makarnanın üstüne dökülürler. üstüne de kaşar rendelenir. misss gibi olur. ühüh annemi özledim galiba.
yaz aylarında taze rendelenmiş domatesin, soda şişelerine doldurulmasıyla kış aylarında da makarna, kızartma ve bilimum soslu yenen yemeklerle beraber kullanılan sosdur.
ev yapımı domates sosunun içine biber havuç ve patlıcan karıştırırsanız daha da bir güzel olur.. fakat burada girdiğimiz entry nesildaşımla alakalıdır.. okuduğu bölümden pek de memnun olmayan klasik türk öğrencisidir.. kendisini çok sevdim kankam yaptım tüm sözlük ahalisine duyururum.. ayrıca bana * yapmasını da öğretmiş, bunu düzgünce anlatabilmiş yazardır..
saf, katışıksız veya net.
kardeş kokusu, sevgili sıcaklığı, evlat sevgisi, beklenen mektup, çalan telefon, gelen misafir, bitmeyen pasta, sönmeyen kek, yanmayan patates kızartması ve daha bissürü şey, can can içinde yazar.
girileriyle harikalar yaratan nesildaşım...çok ta güzel ve masumdur ayrıca. candır, kuzudur. daha nice güzel girilerini yazmasını bekliyorum sabırsızlıkla.
insanın hayatında neler olup biter bazen kendisi bile buna inanamaz. "ben ne yapmışım" demek ve arkasından pişmanlıklar duymak elde değil. hep kendi kendimize ederiz biz bu hayatta. yalnız bir başkasına suçu atmakta üstümüze yoktur. yine de sorumlusunu kendimizmiş gibi gösterip ne yapıyorsak kendimize yaparız. ben kendisinden birkaç şey gördüm güzel şeylerdi. acı ama en acı durumda bile nasıl gülümsenileceğini, yola çıkıp biletsiz gezilebileceğini, soğukta beklemenin ve bekletmenin ne olduğunu anlattı bana. kendisi aslında hiç konuşmadı bunların hepsini bir şekilde çıkardım...
çok ciddi konularda olan kararlılığı beni önce şaşırtmıştı ama sonra bir durup düşününce insan hayatta kendinden bu kadar çok emin olup kararlar aldıkça gelişir dedim daha güzel mevkilere daha iyi yerlerde olabilmek için bu özelliğin olması fazlasıyla avantaj. kendisini çok övmeyeceğim çünkü iki arada bir derede kaldığı zamanlar da olmadı değil. unutanları unutmasını bilemiyor belki de huyudur. unutanları bıraktım kimseyi kolay kolay unutmaz hatta ayrıntıları da kaçırmaz. geniş bir hafızası var. acaba diyorum çok domates yemekten mi kaynaklı? kendisine bir de akrostiş yazmak istediğim yazardı da nicki uzun olduğu için ne zamandır yazamıyordum şimdi de onu yazıyorum;
edit: ne zaman ben burdan gideceğim işte ya o zaman yazacağım ya da herşeyi silip yazmayı bıraktığım zaman tek bir girim olarak buraya yazacağım...
bir altıncı nesilin yine bir altıncı nesilin nikine yazarken belli başlı taktikleri okuyup araştırıp ışık görme olayını kavrayıp,harmanlayıp yorum yapmış nesildaşım hoşgelmiş..
meleğim, kardeşim, kankam ve daha bir çok şeyim. kalbinin güzelliği yüzüne yansımış. insana farklı bir huzur veriyor. arada bir kendini dağıtsa da artık yapamaz korkuyor benden. * hayatta her şeyin en mükemmelini hakeden canımın içi. en yakın zamanda görüşeceğiz inşallah. ortalığı toz duman etme gibi haince planlarımız var. her zaman her durumda yanındayım. ayağını denk al, yanlışını görmeyim. fırlama bu aralar bana akıl vermeye kalkıyor ya. *
şimdi bu ev yapımı domates sosu oldukça duygusal kıvamda hazırlanmıştır, yengeç burcu ile harmanlanarak.. kalbi sevgi doludur, incedir, çiçektir... ara ara kendini sinir etse de takılıp bazı şeylere, sosun tadının acısını fazla kaçırsa da, kısa zamanda doğruyu bulup da yine güzel tadıyla gülümser sağına soluna...
sevgili ev yapımı domates sosu:
herşeyin sen de varolduğunu biliyorsun.. durmak yok sakın! takipteyim bak..
sevimli, güleç yüzlü yazar. sağolsun taa buralara kadar geldi, kendini tanıttı ve maalesef erken gitti. her ne kadar benim sözlük yazarı olduğuma inanamamış gibi olsa da, ya da hiç dikkatini çekememiş olsam da, sevecenliğini eksik etmedi. dinledi, onayladı, gülümsedi ve ayrıldı. yeniden karşılaşmak umuduyla. *