|
|
- evinin hanımı olmayan başaran klasik eski tip türk kadını
(okang, 22.09.2004 11:10)
- öncesi için (bkz. ev kızı)
- zorla evcilleştirilmiş kadın
(lethe, 12.11.2004 00:07 ~ 00:17)
- içişlerinden sorumlu devlet bakanı
- serbest meslek sahibi erkeklerin eşinin mesleği
- (bkz: ev adamı)
- sanırım yalnızca türkiyede ilkokul çocuklarına anne babalarının mesleği sorulduğunda bir yanıt olarak insanın karşısına çıkar. o kadar benimsenmiştir ki bu kavram, küçücük çocuklar bunu bir meslek olarak algılarlar. günümüzde sadece okumamış ev kızının bir üst modeli değil, üniversite mezunu hatta yüksek lisansını bile yapmış birçok insanın da içinde bulundurur bu insanlar.
türk filmlerindeki sizin için saçımı süpürge ettim modelindeki insanlar olduğuna inanılır. ama alakası yoktur. onlar sabahın köründe tüm aile üyelerinden önce kalkar sofrayı hazırlar, kahvaltı hazırladıktan sonra tüm aileyi uyandırır onlarla kahvaltı ederler. evdeki herkes işine okuluna gittikten sonra sofrayı toplar, bulaşık yıkarlar. işleri bununla bitmez; allah ne verdiyese, o gün sırada ne varsa çamaşır yıkarlar, ütü yaparlar, evi temizlerler. tüm gün böyle aktivitelerle geçer. akşam oldu çocukları, kocası eve döndü mü de, onları hoş etmek için ellerinden geleni yaparlar.
ama günümüze geldiğimizde bu insanlar da değişmişlerdir. ev halkı farklı saatlerde evden çıktığından sabahın köründe uyanmazlar. saat 10 gibi keyiflerine estiğinde kalkar, bir şeyler atıştırırlar. bu esnada televizyonda sabah sabah seda sayan veya kuşum aydını izlerler. kahvelerini yudumladıktan sonra sırada benimle evlenir misin, gelinim olur musun, ünlüler çiftliği gibi son moda programları izlemek vardır. onlar da bittiğinde zaten saat 4 olmuştur. o saaten sonra yemek de yapılmaz der, derin dondurucudan çıkardıkları hazır yemeklerden birinin çözülmesini beklerken, çamaşır makinesini doldururlar. 15 dakika kadar yemek hazırladıktan sonra ev halkını beklerken, dizilerini izlemeye başlarlar. yemekten sonra da aktiviteler değişmez. tüm kanallarda binlerce dizi arasından canlarına ne eserse onu izlerler.
bir de bazı günler altın gününe giderler ki günümüzde artık altın günü kalmış mıdır, son moda gün ne günüdür bilmiyorum ama, muhtelif olarak "euro günü", "dolar günü" yapmaları da mümkündür. bu günlerde de ev hanımlarımız toparlanıp bol bol dedikodu yaparlar.
- belki de en zor mesleği yapan, emeklerinin karşılığını da ev halkının mutluluğu olarak alan annelerimiz..tüm evin işini halletmenin zorluğunu,bir gün evde kalsak anlayabiliriz belki,ama yine de televizyonun karşısından kalkıp ona yardım etmek zor gelir bize.zor iştir ev hanımlığı..
- "ev hanımı nedir? evine bakan hamın bir insandır." **
- bazı insanlarca hafife alınan tabirdir. gayet aklı başında tercihtir kimine göre.
ev hanımı ailesine önem veren kadındır bana göre.
- bunun bir türk versiyonu vardır ki genelde bahsedilen onlardır. bir de bunların amerikan versiyonları vardır ki onlara desperate houosewives da denir.
- kutsal meslek.
- düzenli bir aile hayatı yaşamanızı sağlayacak en güzel tercihtir bayanlar için ev hanımlığı. eşiniz eve geldiğinde güler yüz bekler yemek bekler,çocuk kendisini annesinin büyütmesini, en iyi ihtimalle babannesinin yada annannesinin değil.
- türkçeye özgü bir terimdir. şöyleki ancak evli ve evinde ise hanım olabilir bir türk dişisi. yoksa ya ev kızıdır yada iş kadını, hanım olmayi başaramamıştır...
(bkz: iş hanımı)
- maaşı asla ödenmeyen bir mesleğe sahip kadın demektir. evet, ev hanımlığı bir meslektir. eğer her akşam sıcak bir yemek yiyebiliyorsanız, çamaşırlarınız düzenli olarak yıkanıyorsa, işe giderken ütülü bir gömlek ve iki teki aynı renk bir çift çorap bulabiliyorsanız evinizde bu meslek grubundan bir kadın devamlı çalıştığı içindir. ev kadınlığını bir iş olarak görmeyen ve küçümseyen insanlar maalesef vardır. onlar çocukların kendi kendine büyüdüğünü, biber dolmasının kendi kendine dolduğunu, elektrikli süpürgenin kendi iradesiyle evin içinde orayı burayı vakumlayarak gezdiğini de zannederler. kendileri para kazanıp ev kadını kazanmadığı için onu küçük görürler. oysa evin kadınının yaptığı bütün işleri ücretini ödeyerek bazı insanlara yaptırmaya çalışsalar, ortaya çıkacak toplam ücretin karşısında o kazandıkları paranın ne kadar küçük, komik rakamlar olarak kalacağını bilmezler. ayrıca ev hanımı değil "ev kadını", güya kibarlık yapacaklar.. kadın olmaktan güzel şey var mı ya!
- ev hanımı olmakta marifet gerektirir .herkes ev hanımı olamaz .tıpkı herkesin fahişe ruhlu olmadığı yada olamayacağı gibi .ev hanımı olacak hatun kişi ilkokul en geç ortaokuldan sonra okula gönderilmez. eve kapatılır.evde annesi tarafından ev ekonomisi mezunlarına taş çıkartacak kadar iyi ev ekonomisti olur .en ucuz halk pazarı nerde ?neyi nerden daha ucuza alırsın bunları öğrenir.bütün ev işlerinde ustalaşır .erken yaşta mantı açmayı ,baklava yapmayı ,serçe parmak kalınlığında zeytinyağlı dolmalar yapmayı öğrenir .erkekler konusunda ise tek bildiği erkeklerin içeceğine hap atıp kendisine tecavüz edebileceğidir. erkekte kendininkinden farklı bişey olduğunu bilir ama evlendiği geceye kadar asla görmez. evlenir çarşı pazar görür, çocuk doğurur, erkeğin kalbine giden yolun midesinden geçtiğini düşünür. envayi çeşit yemek yapar. kocasıyla gece karanlıkta sevişir yıllarca vajinismus olduğundan habersiz yaşar durur .
(derin, 05.03.2007 19:49)
- geri kalmış ailelerde, eğitilmemiş kadınlarda zorla oldurulurmuş gibi yansıtılmaya çalışan arkadaşların, eğitimli olduğu halde kendisini ailesine adamak isteyen fedakar anneleri gözardı etmemesini gerektiren bir kavramdır ev hanımlığı. en zor mesleklerden birisi olduğu kesindir. kadın bütün gün çalışır didinir kocamı çocuklarımı akşam bu evi sıcak bir yuva haline sokup karşılıyım diye. bir de nankör, önüne geleni beğenmeyen çoluklar çocuklar kocalar vardır ki, bunlar da (allah korusun) anne-ev hanımı kaybedildiğinde onun değerini, kafalarını duvarlara vurarak pişmanlıktan ağladıklarında anlayacaklardır. ev hanımlığı dalga geçilecek bir şey değildir. bir tek de ülkemizde yoktur. ingilizcede de "housewife" olarak bir kelime karşılığı vardır. demek ki orada da böyle bir kavram vardır. hatta "desperate housewives" diye, hiç de tanımlandığı gibi yeteneksiz ya da işe yaramayan kadınların ev hanımı olmadığını gösteren popüler bir de dizi vardır, bilirsinizdir. bu yüzden ev hanımlığının bir bölgeye ya da bir zümreye has olması mümkün değildir. ev hanımlığı, fedakar ve aile kavramına çok önem veren bir çok kadının seçtiği kutsal meslektir.
- bazı ülkelerde meslek kabul görüp devletten sosyal yardım adında maaş alan gruba dahil edilmişliğide vardır.
- kocası ve de çocuğu olan kadına verilecek sıfattır. bunun bekar olanlarına da ev kızı denir. her kadın bir yerlerde bişeydir ama aslında hep biraz ev hanımıdır. bunun sadece bizim kültürümüzde böyle olduğunu düşünmek yanıştır. despirite housewife'sta gördüğümüz gibi birçok kültürde kadınlara bakış açısı kocaya itaat, çocukların bakımını üslenmek, diğer ev hanımlarıyla çekişmeler,dedikodular şeklindedir.ister erkekler tarafından verilmiş olsun ister kadının direk balıklama olaya dalmasıyla ev hanımı olunsun hayattan zevk alamak için böle sınıflandırmaların içine girip kalıplaşmış önceden ne olacağı planlanmış bir hayatı yaşamak hanımların eve hapsolmuşluğudur.
- adam, iş çıkışı eve geldiğinde, evin bahçesinin karma karışık olduğunu görmüş. üç çocuk da bahçede çamurlar içinde oynuyormuş. boş yemek kutuları ve içecekler etrafa saçılmış. arabası garaj kapısının önünde, bir kapısı açık şekilde yamuk hâlde parkeder durumdaymış.
evin içine girdiğinde, durum da vahim bir şekle dönüşmüş. girişteki halının kenarı kıvrılmış, havaya kalkmış ve abajur sehpanın üzerine devrilmiş.
oturma odasında ise, yerler oyuncaklar ve çocuk elbiseleri ile kaplıymış. mutfağa girdiğinde, lavabonun sabah kahvaltısı bulaşıklarıyla dolu olduğunu görmüş. ayrıca, kırılmış bir bardağın parçaları masanın altında duruyormuş.
üst kata yöneldiğinde, merdivenlerdeki elbiseleri farketmiş. telâşla karısının başına kötü bir şey gelmiş olabileceğini düşünerek, hızla koşmaya başlamış. yatak odasına girdiğinde, karısının yatakta, uzanmış, kitap okudur hâlde bulmuş. karısı, kocasının geldiğini geldiğini görünce, okuduğu kitaptan başını kaldırmış, hafifçe gülümseyerek gününün nasıl geçtiğini sormuş.
-her zamanki gibi, deyip, şaşkınlıkla sormuş:
-ne oldu burada böyle?
karısı, gülümseyip cevap vermiş:
-hergün eve geldiğinde ‘bütün gün ne yaptın ki?’ demez miydin?
-evet, derdim.
-güzel… işte bugün ben de hergün yaptıklarımı yapmadım.
|