evinin hanımı olmayan başaran klasik eski tip türk kadını
(okang, 22.09.2004 11:10)
öncesi için (bkz.
ev kızı)
zorla evcilleştirilmiş kadın
(lethe, 12.11.2004 00:07 ~ 00:17)
içişlerinden sorumlu devlet bakanı
serbest meslek sahibi erkeklerin eşinin mesleği
belki de en zor mesleği yapan, emeklerinin karşılığını da ev halkının mutluluğu olarak alan annelerimiz..tüm evin işini halletmenin zorluğunu,bir gün evde kalsak anlayabiliriz belki,ama yine de televizyonun karşısından kalkıp ona yardım etmek zor gelir bize.zor iştir ev hanımlığı..
"ev hanımı nedir? evine bakan hamın bir insandır."
**
bazı insanlarca hafife alınan tabirdir. gayet aklı başında tercihtir kimine göre.
ev hanımı ailesine önem veren kadındır bana göre.
kutsal meslek.
düzenli bir aile hayatı yaşamanızı sağlayacak en güzel tercihtir bayanlar için ev hanımlığı. eşiniz eve geldiğinde güler yüz bekler yemek bekler,çocuk kendisini annesinin büyütmesini, en iyi ihtimalle babannesinin yada annannesinin değil.
türkçeye özgü bir terimdir. şöyleki ancak evli ve evinde ise hanım olabilir bir türk dişisi. yoksa ya ev kızıdır yada iş kadını, hanım olmayi başaramamıştır...
(bkz:
iş hanımı)
maaşı asla ödenmeyen bir mesleğe sahip kadın demektir. evet, ev hanımlığı bir meslektir. eğer her akşam sıcak bir yemek yiyebiliyorsanız, çamaşırlarınız düzenli olarak yıkanıyorsa, işe giderken ütülü bir gömlek ve iki teki aynı renk bir çift çorap bulabiliyorsanız evinizde bu meslek grubundan bir kadın devamlı çalıştığı içindir. ev kadınlığını bir iş olarak görmeyen ve küçümseyen insanlar maalesef vardır. onlar çocukların kendi kendine büyüdüğünü, biber dolmasının kendi kendine dolduğunu, elektrikli süpürgenin kendi iradesiyle evin içinde orayı burayı vakumlayarak gezdiğini de zannederler. kendileri para kazanıp ev kadını kazanmadığı için onu küçük görürler. oysa evin kadınının yaptığı bütün işleri ücretini ödeyerek bazı insanlara yaptırmaya çalışsalar, ortaya çıkacak toplam ücretin karşısında o kazandıkları paranın ne kadar küçük, komik rakamlar olarak kalacağını bilmezler. ayrıca ev hanımı değil "ev kadını", güya kibarlık yapacaklar.. kadın olmaktan güzel şey var mı ya!
ev hanımı olmakta marifet gerektirir .herkes ev hanımı olamaz .tıpkı herkesin fahişe ruhlu olmadığı yada olamayacağı gibi .ev hanımı olacak hatun kişi ilkokul en geç ortaokuldan sonra okula gönderilmez. eve kapatılır.evde annesi tarafından ev ekonomisi mezunlarına taş çıkartacak kadar iyi ev ekonomisti olur .en ucuz halk pazarı nerde ?neyi nerden daha ucuza alırsın bunları öğrenir.bütün ev işlerinde ustalaşır .erken yaşta mantı açmayı ,baklava yapmayı ,serçe parmak kalınlığında zeytinyağlı dolmalar yapmayı öğrenir .erkekler konusunda ise tek bildiği erkeklerin içeceğine hap atıp kendisine tecavüz edebileceğidir. erkekte kendininkinden farklı bişey olduğunu bilir ama evlendiği geceye kadar asla görmez. evlenir çarşı pazar görür, çocuk doğurur, erkeğin kalbine giden yolun midesinden geçtiğini düşünür. envayi çeşit yemek yapar. kocasıyla gece karanlıkta sevişir yıllarca vajinismus olduğundan habersiz yaşar durur .
(derin, 05.03.2007 19:49)
geri kalmış ailelerde, eğitilmemiş kadınlarda zorla oldurulurmuş gibi yansıtılmaya çalışan arkadaşların, eğitimli olduğu halde kendisini ailesine adamak isteyen fedakar anneleri gözardı etmemesini gerektiren bir kavramdır ev hanımlığı. en zor mesleklerden birisi olduğu kesindir. kadın bütün gün çalışır didinir kocamı çocuklarımı akşam bu evi sıcak bir yuva haline sokup karşılıyım diye. bir de nankör, önüne geleni beğenmeyen çoluklar çocuklar kocalar vardır ki, bunlar da (allah korusun) anne-ev hanımı kaybedildiğinde onun değerini, kafalarını duvarlara vurarak pişmanlıktan ağladıklarında anlayacaklardır. ev hanımlığı dalga geçilecek bir şey değildir. bir tek de ülkemizde yoktur. ingilizcede de "housewife" olarak bir kelime karşılığı vardır. demek ki orada da böyle bir kavram vardır. hatta "desperate housewives" diye, hiç de tanımlandığı gibi yeteneksiz ya da işe yaramayan kadınların ev hanımı olmadığını gösteren popüler bir de dizi vardır, bilirsinizdir. bu yüzden ev hanımlığının bir bölgeye ya da bir zümreye has olması mümkün değildir. ev hanımlığı, fedakar ve aile kavramına çok önem veren bir çok kadının seçtiği kutsal meslektir.
bazı ülkelerde meslek kabul görüp devletten sosyal yardım adında maaş alan gruba dahil edilmişliğide vardır.
kocası ve de çocuğu olan kadına verilecek sıfattır. bunun bekar olanlarına da ev kızı denir. her kadın bir yerlerde bişeydir ama aslında hep biraz ev hanımıdır. bunun sadece bizim kültürümüzde böyle olduğunu düşünmek yanıştır. despirite housewife'sta gördüğümüz gibi birçok kültürde kadınlara bakış açısı kocaya itaat, çocukların bakımını üslenmek, diğer ev hanımlarıyla çekişmeler,dedikodular şeklindedir.ister erkekler tarafından verilmiş olsun ister kadının direk balıklama olaya dalmasıyla ev hanımı olunsun hayattan zevk alamak için böle sınıflandırmaların içine girip kalıplaşmış önceden ne olacağı planlanmış bir hayatı yaşamak hanımların eve hapsolmuşluğudur.
bütün gün dairede oturup lak lak yapan kadınlardan ( çoğu devlet dairesinde durum budur maalesef) daha az saygı gören ama daha çok çalışan kadınlardır. evinin temizliği için temizlikçi parası, çocuğu için kreş masrafı olmayan bu kadınlar bir de kocadan gelecek üç beş harçlıkla evlerini daha güzel yapmaya çalışırlar ki saygı duyulasıdır, elleri öpülesidir.
cv'sinde uzmanlaşılan yemekler, iyi derecede kullanabildiği ev aletleri, çocuk bakma tecrübesi, üyesi olduğu veya yönettiği altın/döviz günleri gibi özelleşmiş bölümler bulunan değerli insan.
benim sevgili anneciğim
(jeenk, 23.03.2009 23:27)
evde yaşar. dışardaki alemle pek bi bağı yoktur. çünkü buna vakti yoktur. sabah ev halkına kahvaltı hazırlama görevi ardından bulaşık, varsa çamaşır, derken öğlen yemeği ve yine bulaşık sonrasında ütü, akşam yemeği hazırlanması, derken bir bakmış ki bu hanım gün bitmiş. ellerinde kollarında derman kalmamış. zor velhasıl bu meslek, hemde karşılığı yok. varsa da yemek sonraları bir eline sağlık,teşekkürden ibaret tüm günlerine değer görülen
evlenip çalışmamayı yani evde çalışmayı tercih etmiş ya da buna zorlanmış kadın. genelde kendisini kocasına ve çocuğuna adamış, hatta bununla övünenlerine rastlanır.
kimliği;
adı: yok
soyadı: eşininkinden
dili: yok
görevi: yemek, bulaşık, çamaşır, ütü, çocuk bakımı,..
ana görevi: en az üç çocuk doğurmak. (bkz:
en az üç çocuk yapın)
amacı: eşine laf getirmemek, çocuklarına analık yapmak, eşini her daim mutlu etmek.
avuntusu: kocasının kendisine tapması, her sabah onu işe aynı gülümsemeyle uğurlaması ve çocuklarıyla beraber mutlu bir aile tablosu çizmesi.
sosyal faaliyetleri: eşinin mesai saatleri dışında evde olmak şartıyla komşular arasında mekik dokumak.
modaya yakınlığı: mevsimlik sebze-meyve takibi, ev ihtiyaçlarının uygun taksit ve kreasyonlarla temini.
beklentisi: daha fazla çocuğunun rahat edebileceği geniş bir eve taşınmak.
hayal kırıklığı: evlenmek, sistemde etkisiz eleman olmak, zaman zaman kadın olmak.
pekala güzele çevrilebilir bir meslek.
kısa bir süre önce işini bırakmış bir ev hanımı olarak, bir çok meşgale bulabiliyorum kendime ki zaten genel de bir işle meşgul oluyorsunuz. çocuklarınız evdeyse, onları uyandırmakla başlıyor gününüz. temizliği, bulaşağı, ütüsü, yemeği. eğer bunları zevkle yapıyorsanız, gerçekten güzel bir meslek ev hanımlığı.
aileniz için bir şeyler yapıyorsunuz çünkü. belki çocuklarınızın en sevdiği tatlıları yapıyorsunuz, ya da evde yalnızken eşiniz için güzel güzel yemekler hazırlıyorsunuz.
boş vaktiniz olduğunda, komşularınızla bir araya gelip çay, kahve içebiliyrsunuz. en önemlisi dedikodu yapabiliyorsunuz.
ya da, kızınızın başından kalkmadığı itüsözlüğe siz de üye olup, yazabiliyorsunuz. canınız hiç bir şey çekmiyorsa, pinekleyebiliyorsunuz.
bence, eğer ihtiyaç yoksa, kadınlar bi süre ev hanımlığı yaplamı, belki biraz çalıştıktan sonra. ama eşi, çocukları evdekyen bu duyguyu da tatmalı. gerçekten değer.
mahmut'u işe yolladıktan sonra hanımı olmayan evlere gider.