europa   

adana çık aradan

  1. zeus'un bir boğa kılığına girerek kaçırdığı güzel hatun. avrupa kıtası adını bu şahıstan alır.

    jüpiter'in dört galileo uydusundan biri. tamamı buzla kaplıdır.

    (bkz: galileo uyduları)
    (drenchrome, 09.01.2005 16:20)


  2. çok acayip ve etkileyici bir intihar sahnesi içeren lars von trier filmi. dogma akımının buram buram hissedildiği eser.
    (famenoth, 04.01.2006 02:43)
  3. santananın smoothla birlikte yaptığı en iyi iş.yeni nesiller bu eserden bi haber keşke yaptığı son 3 abümden birine bu nadide eseri tekrar koysaydı.
    (absolution, 22.09.2007 20:49)
  4. bir kıral kızıdır europa.babasının sarayında huzur içinde yaşayan.bir gece iki kadın görür rüyasında biri asia'dır:"onu ben doğurdum benim kollarımda büyüdü!" diğeri ise yabancı bir kadındır:"bana gel hayatım,tanrıların tanrısı zeus seni bekliyor.seni ona götüreceğim..." ama europa'yı kaçırmak isterken bile öyle sıcak öyle anaçtır ki europa kadına içten içe büyük bir sevgi duymuştur.
    ertesi gün kalktığında rüyanın ne kadar gerçekçi olduğunu düşünür ve tedirgin olur hada sonra günlük işlerine koyulur ve yardımcılarıyla beraber deniz manzaralı yaylalarda çiçek toplamaya gider.zeus (her zaman ki gibi) güzel bakireyi görmüş beğenmiştir ve ona sahip olmadan içi rahat etmeyecektir.sürülerin ve çobanların tanrısı olan oğlu hermes'e europanın olduğu yere bir boğa sürüsü göndermesini söyler.kendisi de göz alıcı bir boğa kılığına girer güzel kızı kandırmak için.her şey zeus'un istediği gibi olur sürü europa ve yardımcılarının yanına doğru gider daha sonra en heybetli olanı görünür ki u zeus'tur hemen ilgiyi üzerine çeker salına salına gelir kızların yanına europa dayanamaz o güzel postuna dokunur boğanın uysallığı onu cezbeder boğa kızın önünde eğilir ve europa boğanın sırtına çıkar.boğa koşmaya başlar birden denizde bulur kendini europa boğanın hızından sarsılan kız boynuna sarılır eteklerini toplar suya değmesin diye.çaresizce yakarır kıyıdan uzaklaştıkça ve yardımcılarının feryat sesleri de cılızlaşır sonrasında yok olur.bir karaya varırlar en sonunda europa çaresiz ağlamakta boğaya lanet okumaktadır daha sonra zeus insan silüetine bürünür ve kıza bu kıtanın kralı olduğunu eğer onunla birlikte olursa kraliçe olacağını aksi taktirde bi bok olamayacağını söyler bakire kabul etmek zorunda kalır ve zeus(her zamanki gibi)amacına ulaşır.ilişkinin sersemliğini attıktan sonra zavallı europa ortalıkta ne kral sandığı zeus vardır ne de başka birisi tekrar lanet okumaya başlar ve feryatları duyulur zavallı europanın işte o an da rüyasında gördüğü tanrıça athene ortaya çıkar ve der:"feryatların ve lanet okuyuşların boşa güzel europa seni kaçıran boğa tanrıların tanrısı zeustur ve artık sen de onun zevcesisin."o günden sonra da o kara parçasının adı europa olarak kalır.
    (ağır hasarlı, 08.10.2007 19:59)
  5. 92 de lars von trier tarafından çekilmiş bir film; sanırım kamera tekniklerinin nasıl kullanılabileceği ve renk kontrastının nelere muktedir olabileceği konusunda sinema bölümü öğrencileri bundan daha iysini bulamazlar-stalker ile birlikte-. çoğunluğu siyah-beyaz olan filmde ışıkların ve gölgelerin etkisi zentropa'ya ait trenin sonu gelmez koridorlarıyla birleşince ve buna savaşın yıktığı almanya'nın kasveti eklenince hipnoz halinde izlememek oldukça zor doğrusu. ana karakter leopold kessler'in kilisenin bahçesinde yürürken yapılan üstten çekim, hartmann ailesiyle yenilen yemek sırasında kameranın sürekli olarak döndürülmesi ve upuzun bir tren koridorunun bir yerinde duran leopold'un gözünden sonu olmayan bir koridorun gösterimi.

    renk ve kameranın yanında ses etkisi de vardır ki filmin başında max von sydow'un tok sesinden;
    "you will now listen to my voice.
    my voice will help you and guide you still deeper into europa.
    every time you hear my voice, with every word and every number, you will enter a stil deeper layer, open, relaxed and receptive.
    i shall now count from one to ten.
    on the count of ten, you will be in europa." monologunu duymak mümkündür ve emredici ses film boyunca kessler'in bilinçaltına hükmeder.

    savaştan yeni çıkmış bir ülke ve herkesin biran evvel uzaklaşmak istediği, yıkıntıya ve felakete daha fazla tanık\sanık (almanlar için) olmak istemediği bir ülke aynı zamanda. böyle bir ülkede salt pasifist bir amaçla görev yapmak için amerika'dan gelen bir alman'ın yaşadığı dönüşümün anlatımıdır. "şefkat bekleyen almanya'ya" gereken ilgiyi göstermek için gelmiştir, ancak geldiği yerdeki savaş fiili olarak bitse de toplum katmanlarında halen vargücüyle sürmektedir. idealizmin devlet makinası karşısında yok oluşunun, yerleşik sisteme çelme takmanın hiç de kolay olmadığının filmidir. trenin büyüklüğünün temsil ettiği nazist devlet makinası ve onun halen işler halde olmasıdır.

    bence son yirmi-otuz yılın en çapıcı, en avant-garde filmidir lars von trier'in zentropha'sı, tekniğiyle ve konusuyla.
    (joussaince, 09.03.2008 15:27)
  6. renault'un bir zamanlar türkiye'de kakaladığı popüler çeşitlerinden

    (bkz: renault 19 europa)
    (karasazo, 09.03.2008 16:09)
  7. http://www.myspace.com/... adresinden dinlenebilecek, yer yer radiohead havası estiren, serin esintili, kara düşüncelere gark edebileceği gibi ruhunuzu da dindirebilme ihtimali olan suburban kids with biblical names şarkısı.
    (wykka, 24.05.2008 12:21)
  8. jüpiter'in bir uydusu. yaklaşık dünya büyüklüğündedir. bunun dışında yüzeyinin nerdeyse tamamı 5 km derinliğinde buzla kaplıdır. bu buz katmanı kutuplarda incelir, bazı yerlerde de tamamen biter*. daha önemlisi, bu buz topunun aşağısında en az 50 km'lik bir su katmanının olduğu düşünülmektedir.
    (ntcik, 18.07.2008 18:40 ~ 18:40)
  9. ultima online serverları arasında türkiyeden en iyi bağlantı alınan server.ayrıca piyasası ve hareketliliğiyle atlantic'ten sonra en gözde sunuculardan.
    (all your base are belong to us, 01.10.2008 19:44)