maçın ilk yarısında açık bir şekilde almanya'nın üstünlüğü vardı. hollanda almanya'nın sıkı alan savunmasını bir türlü çözemedi ve çok top kaybederek oyun kuramaz hale geldi. almanya ise ileriye çok organize gelememesine rağmen zaman zaman etkili oldu. özellikle kanatlardan gelen ve yine kanatlardan kullandıkları serbest vuruşlar ve kornerlerle pozisyon bulan almanya'nın golü de yine bu şekilde geldi. ilk yarıya göre daha göze hoş gelen futbolun oynandığı ikinci yarıya, özellikle
marc overmars'ın girmesiyle daha hareketli giren hollanda, almanya'nın da yorulmaya başlamasını fırsat bilerek daha etkili olmaya başladı. almanya ise ister istemez savunmaya çekilerek kontratak fırsatı yakalamaya çalıştı, hatta ikinci yarının ortalarından sonra yaptıkları oyuncu değişiklikleri ve hollanda'nın daha çok ileri çıkması sayesinde birkaç fırsat da yakalasalar, pek iyi değerlendiremediler. risk alarak baskısını iyice artıran ve 81. dakikada sağ kanatta kaptığı bir topta, açmakta zorlandığı almanya defansını dengesiz yakalayan hollanda, yapılan ortaya zor pozisyonda vuran yıldızı
ruud van nistelrooy ile golü buldu. daha sonra hollanda'nın ikinci gol için yüklendiği maçta her iki taraf da çok net olmamakla beraber gol şansları yakaladı ancak başarılı olamadı... sonuç olarak hakkı beraberlik olan bir maçtı, ve öyle de oldu...
son not olarak
fenerbahçe'nin oyuncusu
pierre van hooijdonk hollanda'da son 15-20 dakika forma giydi. pek etkili olamayan oyuncu iki kez de çok uzaktan da olsa frikiklerden yararlanamadı. ancak yine de kafa toplarındaki etkinliği ile en azından rakip defansın dengesini bozan ve hollanda'nın ceza alanında çoğalmasını sağlayan hooijdonk, oynadığı süre içinde
ruud van nistelrooy'un yükünü biraz hafifletti ve onun başındaki kalabalığı bir derece dağıtmış oldu...