|
|
- ankara'da bir semt. keçiören'e bağlıdır yanılmıyorsam.
bir de gülhane askeri tıp akademisi'ne ev sahipliği yapar.
ha bir de gece 10'dan sonra açık tekel bayii bulmak konusunda ankara'nın en zor semtidir.
- fethiye kemal mumcu anadolu lisesi buradadır
- ankara da ikamet ettiğim dönemde bir süre yaşadığım semt.keçiören ilçesine bağlıdır ,güzel bir semttir kendi içinde esertepe ,kasalar, incirli gibi mahallelere ayrılır ,semtte kalanların çoğu kızılcahamam lıdır yada bana denk gelenler kızılcahamamlıydı.261 , 263 , 284 numaralı belediye otobüsleri ile kızılay dan semte ulaşılabilir.
bu arada esertepe mahallesinden ankara manzarası seyredilmesi tavsiye edilir.
- 70 kiloluk ortalama bir insan başına düşen park sayısı 5.2, şelale ve fıskiye sayısı ise 2.3 olan muhafazakarımsı sessiz sakin sıkıcı ama yaşanası keçiören semti.
- aşağı eğlence bölümü kaşar ve motorların aranma bölgesine dönüşmüş, buna ek olarak doğal olarak çevrenin abazan gençleri de buraya dolmuştur. onun dışında aşağı eğlence-kasalar arasındaki yolun tek şerit olması nedeniyle akşamları yollar yolunmuş saçlarla dolmaktadır.
- çocukluğumun hiç de azımsanmayacak 6 senesini geçirdiğim ankara ilçesidir. yaşadığımız yer, koskocaman bir araziye yayılmış gata'nın sınırları içerisindeki lojmanlardı. hala oturduğumuz apartmanı ve çevresini rüyamda görürürüm. ilçenin yapısı gereği, o zamanlar fazla sosyalleşme mekanı, ne bileyim ailece gidilecek bir yer olmadığı için (ki istanbulun göbeğinden gelen bir aile olarak biz öyle görmezdik) bütün anılarım, hayatım lojman sınırlarından dışarıya taşmadı, taşamadı. arada sırada, kızılaya veya sakaryaya gezmeye götürürdü annem. nizamiye kapısından çıktıktan sonra dünya başka gözükürdü gözüme.. basınevleri durağından otobüse biner, kızılay gibi, o zamanlar bana çok güzel gelen, taksimi hatırlatan bir yerleşime giderdik. akşam olunca, özellikle yılbaşı arefesinde (hiç bir yılbaşını karsız yaşamadık) ışıl ışıl sakaryadan, kapkaranlık etlik'e geri dönmek hüzün verirdi. taşındıktan sonra ilk öğrendiğimiz yer aşağı eğlenceydi. ilk zamanlar çok gülerdik "isme bak aşağı eğlence diye yer olur mu" deyip gülümserdik, ta ki sol fa sol'ü öğreninceye kadar. aşağı eğlence, kırtasiye malzemesi, çanta, defter alma yeriydi. bir de müzik kasetleri ile tokacılar olurdu. biraz büyüdükten sonra aşağı eğlenceye kendi başıma gitmeye başladım.
basınevlerinde, üst nizamiyenin hemen çıkışındaki sokakta pazar kurulurdu. annem hep istanbul pazarlarından farkı olduğunu söylerdi. ilk defa acur görmüştük pazarda. babam dev bidonlara turşu kurmaya başlamıştı.
benimse hiç arkadaşım yoktu ve lojmanlardaki herkes gruplar halinde dolaşıyordu ve akranım değillerdi. derken depresyona girdiğim iyice anlaşılınca annem beni şimdi nerede olduğunu hatırlamadığım bir yerdeki atatürk kültür merkezinde (piramit gibi bi binaydı sanırsam) halk oyunlarına yazdırmıştı. hala hatırlarım o günleri...(neathien, 05.12.2007 21:06 ~ 25.12.2007 13:31)
- son yıllarda giresun caddesi civarında bir çok markanın mağazasının açıldığı,en azından canlılık içeren,orta direk ankara semti.bir de buram buram yosun kokan,yemyeşil ve köpüklü sulara sahip dev akvaryumu vardır.
|