2004 te rock the nations ta orphaned land in coverladığı erkin koray şarkısı. feslivalde orphaned land bu şarkıyı çalınca yukarıdan feslivali sigaralarıyla izleyen yöresel amcalarımız ve de abilerimiz * bile coşmuştu gayet *
desek, aslında meramı da anlatmış oluruz. ha 77, ha 07, hala kafalara 1 mayıslarda coplar iniyor, değişen bir şey yok, saldırı hala devam ediyor, diyecek tek bir şey var, hala -ve- sabırla: estarabim, estarabim.
kırk yıllık dost edasıyla sohbet ettiğim cana yakın dördüncü nesil yazar bünye. ayrıca çok da yardımsever. kan vermekten tutun da müzik arşivini paylaşmasına kadar. tanımaya değer bir insan.
gece gece yazdığı f.tayfur şarkılarıyla beni içmeden sarhoş eden yazardır. yok içki de içmiyorum ki o fena. içseydik bari rahatlardık. sayende vurduk sigaranın gözüne gözüne bu saatte. alacağın olsun.
sanatsever yazar. seçtiği nickten de anlaşılacağı üzere müzikle pek bir sıkı fıkı. öyle sadece dinleyici anlamında da değil. istediğiniz, merak ettiğiniz herhangi bir parça hakkında size ayrıntılı bilgi sunabilecek düzeyde.
tek müzikle kalsa iyiydi. sinemaya da el attı mübarek.
beklenen ankara ikinci geleneksel batak zirvesinde şahsıma meydan okumuş yazardır kendisi. birinci zirvede 2 galibiyeti bulunmaktaydı. önümüzdeki maçlara bakacağız.
28-29 haziran'dan * sonra hayatında yeni bir sayfa açılacak olan (gazetedeki burcu söylüyor ben demiyorum ha), şahsım gibi sınavın etkilerine ama doğrudan ama dolaylı yollardan maruz kalan yazardır. az kaldı nesildaşım az daha sıkalım *
itü sözlük sayesinde tanıştığım, kendisini yeni yeni tanımaya başladığım, iki meleğimden* biri olmaya aday olan er kişi.
hiç tanımadığı bir hastanın başında, bir adet simit bedeli gibi fahiş bir fiyatla refakatçi kalmayı teklif ederek beni dumura uğratmıştır
sezen aksu hakkında ayrı düştüğümüz bir konuda mesaj attığım, açıkcası atarken de "umarım bu iş bir polemiğe dönüşmez" dediğim yazar. polemiği bırak, konu sezen'den çoktan saptı, güzel bir sohbete dönüştü. deyim yerindeyse "tartışmayı" bilen insanlardan var hala. ve bu iş zaten tartışmadan çoktan çıktı.
nereden nereye...
sezen'den girdik, oradan mevlana, mevlana'dan azerbaycan, oradan da bakü...
telaffuzu, kürtçe'de 'ben sana söylerim' şeklinde bir anlam da barındırır. tabii burdaki kullanım daha çok "hacı ortam müsait değil; şimdi amerikan konsolosu burda, adam darılır felan, iyisi mi bilahare anlatayım' gibisinden bir 'estarabim'dir. dolayısıyla neşredildiği üzre diyebiliriz ki, eski türkçe'de 'gelip geçen'le kürtçe'deki fonetik mahiyet, devletin bölünmez bütünlüğüne kastedemez. hadi bugün gene iyiyiz, yarını estarabim.