aslında eskide kalan her şeyin insana güzel gelmesi şeklinde söylenmesi daha doğru olacaktır.bu gününde istediklerini bulamayan, geleceği hakkında da pek ümitli olmayan, mutsuzluğun doruklarına ulaşmış ve bundan şikayet eden; fakat mutlu olmak için pek de çaba sarfetmeyen, bu nedenle de geçmişteki mutlulukarını özlemle seyre dalan insanoğlunun duyduğu hislerdir..
genellemeyi yıkan bir durum için (bkz:
eski sevgili)
+bak koçum
-buyur ağbi
+buralar
eskiden dutluktu, buralara kurt inerdi
-ee aabi sonra ne oldu?
+ne mi oldu! dutlar gitti.. kurtlar kaldı
**
insanoğlunun işine gelenleri hatırlayıp işine gelmeyenleri bilinçaltına gömmesi sonucunda inanmaya başladığı düşünce. aslı astarı yoktur. şimdiki zamanın sıkıcılığından kaçmak isteyenlerin ve gelecekten korkan kişilerin sığınmak istediği bir yalandır. küçük bir yalandır belki ama o kadar yaygındır ki artık atasözü olabilecek kıvama gelmiştir.
güzelin hatırlanması , kötünün unutulması
bunalıma giren insanların temel düşüncesi olabilir.. yada bunalıma girme sebebi.. lakin öyle değildir. mutlaka unuttuğunuz şeyler vardır.
insanın sahip olduğu şeylerin önemini kaybettikten sonra anlamasının bir sonucu sayılabilecek durum
beynin kötü anılardan arınarak iyilerini barındırması sonucu geçmişte yaşanan kötülükleri anımsamak yerine iyileri anımsayıp özlem duymak.
aslında eskidende herşeyin bugünkü gibi boktan olduğu fakat eski hadiselerin çoktan yaşanmış bitmiş olması sebebiyle güzelmiş izlenimi bırakması durumu
geçmişi çok özlemenin yan etkilenrinden biri, o zamanlar olan herşeyin güzel olduğu zannedilir kötü günler unutulur..
eskiden olan her şeyin güzelmişgibi gelmesinden kaynaklanan durum.önemli olan eskiyi ve yeniyi objektif değerlendirebilmek ve yaşanan anın kıymetini bilmektir.değil mi sorarım
düzenin git gide bozulması, büyüdükçe sorumluluğun artmasıyla herşeyin boklaşması sonucu ortaya çıkan durum. ama gelecekte bu zamanı arayacağımızdan, zaman sürekli aktığından herşeyin güzel geçmesi elimizdedir.
(bkz:
öğüt)
ne kadar acı çektirse de geçmişte kalanlar kendini hep aratır, bu da "her şey"in, olan bitenlerin hep olumsuz yönde ilerlemesinden kaynaklanmakta. yani dünya daha iyiye gitseydi niye özleyeyim eskiyi?
(bkz:
çevre felaketi)
(bkz:
eski sevgili)
tersini kimsenin asla ispatlayamayacağı durum.
seçici algı nın insan hafızasındaki yerini belli eden durum.
yozlaşma ve değer yitimlerinin günümüzdeki kadar olmadığı için haliyle altına imza atılabilecek bir söylevdir.
esasında geleneksel, muhafazakar insanların sarf ettiği cümledir. evrenin o ilk, bozulmamış haline dönme isteği ile eskiye karşı bir zaafı vardır geleneksel insanın. yeni olan her şey kutsallıktan bir adım daha uzaklaşmıştır. işte bu yüzden de dindar insanlar çeşitli rituellerle -örneğin bir inşaata başlarken kan akıtmak, bir yere girerken o yeri kutsayan cümleler söylemek vs.- yaşamlarının bir bölümünü bu kaostan kurtarmaya çalışırlar.
insanoğlunun doğasında olan bir davranıştır. nedense insana geçmişteki bir olay çok güzel gelir ama geçmişte o olayın güzelliğini farketmemiştir aynen şimdi o olayı yaşasa da farkedemeyeceği gibi. bunu gören bilmemneoğlu insanoğluna:" e be insanoğlu sen nası bişeysin" diye sorarsa hiç de haksız olmaz.