|
|
- tecrübe sahibi, yaşça eski, ancak zorlukları atlatabilecek ölçüde güçlü insanlar için kullanılır.
- bu nesilden insanlar uzun yaşarlar, hasta oldukları görülmez, her zaman güçlüdürler (kadın-erkek farketmez).
hemen gerçek hayattan örnekler:
örnek 1:
mekan: karadeniz'de bir dağın başı.
kahramanlar: gezgin bir grup odtülü genç, 80e yakın bir nine, kocası.
gözlem: kadın tarlada çay vb. topluyor. kocası ise (80den fazla) keyfî olarak evindeki atölyede masa-sandalye gibi mobilyalar yapıyor eşe dosta.
örnek 2:
mekan: eskişehir'de bir müstakil ev.
kahraman: 70'ini geçmiş, yalnız yaşayan bir kadın.
gözlem: sobası için 20 kg'lık torbaları bir çırpıda, başının hizasına kaldırabiliyor. zaten daha gençken, izbandut gibi oğlunun gücünden korktuğu tek insandı. temizlik yaparken, oğlunun 20-30 kg'lık halterini tek eliyle kaldırır, altını siler, yerine koyardı. (bkz: yıllar geçtikçe abartılan olaylar)(chete, 08.02.2005 12:10)
- nispeten uzun yaşayan kişilerden hastalıkları kolay atlatabilene "eski toprak", zor atlatana ya da atlatamayana "yaşlandı artık" denir
(mavio, 08.02.2005 12:17)
- (bkz: humuslu toprak)
- (bkz: eski kulağı kesikler)
(camel, 05.11.2005 10:29 ~ 10:30)
- sibel can'ın akşam sefası albümünün iyi şarkılarından, yeni bir lale devri bombası olacak gibi görünüyor, makam kürdi, yani lale devriyle aynı da, usul bu sefer düyek olmuş, leziz olmuş
sözleri de şöyle:
boşa ah etme a bülbül
ne aşik kaldi ne de gül
göç etmiş eski sevdalar
şimdi mevsim en son eylül
çok eskiden adı varmiş
başka bir tadı varmiş
adam gibiymiş sevmeler
ne düzenbaz sevişmeler
ne vedasiz gitmeler
yokmuş böyle bahaneler
vedalaşip son eylülde
dökülmüşler yaprak yaprak
o siyah beyaz aşklarin
adi şimdi eski toprak
- insanın içini eriten sibel can parçalarından biri, en yenisi.
- ayrıca çok güzel ve duygulu bir fatih kısaparmak şarkısı.
eski bir dost
hastanede yatıyormuş salim dedi
hemen koştum ziyarete
cok ağrıyor kolum dedi
dedi ve sustu
eski toprak tükenmişti
bitti benim yolum dedi
gözlerimiz nemlenmişti
gayrı yakın ölüm dedi
onu en son yalnız gördüm
ağlıyordu mendil verdim
arzun varmı diye sordum
oğlum dedi oğlum dedi
emrin varmı diye sordum
oğlum dedi
dedi ve sustu
birkaç kitap bir de sazım
işte bütün malım dedi
nerden düştüm pençesine
bu hastalık zalım dedi
evladımı aldı gitti
hayırsızmış gülüm dedi
ölüm birşey değil ama
bu hasretlik zalım dedi
onu en son yalnız gördüm
ağlıyordu mendil verdim
arzun varmı diye sordum
oğlum dedi oğlum dedi
emrin varmı diye sordum
oğlum dedi
dedi ve sustu(dna, 07.07.2007 01:13 ~ 01:59)
- (bkz: eski tüfek)
(budur, 12.09.2007 11:19)
|