|
|
- çoğunlukla deniz gezmiş, mahir çayan, sinan cemgil, ve ibrahim kaypakkayayla hayatında mutlaka bir kere olsun yollarının kesiştiğini iddia eden ve omuz omuza mücadele ettiklerini söyleyen; ama ne yazık ki bu mücadeleyi günümüze taşıyamamış, şu an kodamanlaşmış ve memleketin en önemli köşelerini tutmuş, kızılayda gazete satmaya kalakan gençlere ''komünizm mi kaldı'' diyip ankara siyasalda zamanında 1000lerce kişiyle eylem yaptıklarını anlatarak tatmin olan bir zamanların gençleri şimdinin yaşlı delikanlıları. bir de artık bunların yeni nesilleri türedi solcu, devrimci olamyı sadece üniversitede yapılan bir iş gibi algılayan kimi veliahtları da var bu amcaların...
- (bkz: bir anti aging olarak solculuk)
- eski solcuların kafalarını yediklerini düşünüyorum....hayatlarını bile adadıkları devrimi yapamadılar...ideolojileri dünyada çöktü....inançları yıkıldı.. duvarlar misali...e şimdi ellisinde, çoğu..yapamadıkları devrimi kendi özel hayatlarında yapmaya başladılar...çoğu ilk karısını boşayarak yapıyor bu devrimi....kendilerini çok da zeki görürler..ama ileriyi öngöremeyen zekalar işte....yazık.....hala rakı sofralarında tek konuştukları da budur.....akşam söyler sabah unuturlar çoğu şeyleri de.....çok yazık...
(derya, 15.02.2008 12:29 ~ 16.02.2008 02:16)
- -istanbul üniversitesi ana kapısının sağ tarafında, beyazıt meydanı'nın karşı istikametinde bulunan, korsan denetimi yaygınlaşmadan önce etrafını korsan kitap tezgahlarının sardığı fotokopicilerin ikamet yeri kulübelerde,
-vefa'ya doğru giderken vezneciler'de karşılaştığınız fotokopi dükkanlarında,
-beyazıt tramvay durağının karşısında bulunan eski ders, üniversiteye hazırlık test kitapları satan çarşılarda,
-girişinde eskinin küllük, şimdinin çınaraltı kahvesi; çıkışında kapalı çarşı bulunan sahaflar çarşısı'nda kendine iş imkanı bulabilmiş olan, oldukça entelektüel birikim sahibi, sohbetine doyum olmaz abi * lerden herhangi biri.
o abiler de olmasa, fotokopi kuyrukları çok sıkıcı olurdu.
- (bkz: eski çamlar bardak oldu)
edit: bu girimin en sevilmeyenlerimde olmasını, sözlükte hala solcuların olduğuna bağlamak istiyorum. yalnız, eski solcuların nasıl bir evrim geçirdiğini en son anlatanlardan biri olan son ders in görülmesini tavsiye ederim. dünün bazı eski solcuları, bugünün kapitalistleridirler. bu filmde bunun nasıl ve neden böyle olduğu da işlenmektedir. ayrıca, bu dönüşüme uğrayan insanları yargılama hakkı da görmüyorum kendimde, dönemin işkence gerçeğini hatırla sevgili den öğrenmemiş biri olarak. son olarak şunu da eklemek isterim ki, tüm dünyada tüm kavramlar revize olmuştur. sol eski sol değildir, dolayısıyla solcu da eski solcu değildir. o yüzden, eski çamlar bardak olmuştur.
- eski solcu ya da solcu eskisi, günümüzde dönek addedilen kişilerdir. kendini solcu olarak gören ya da sola meyilli olduğunu söyleyen insanlar için utanç tablosudur, bu tablonun baş kahramanlarıdır.
deniz, yusf ve hüseyin idam edilmişken, sinan nurhak'ta vuruşarak ölmüşken, keza mahir ve ibrahim de idealleri uğruna ölüme gitmişken bu insanlar yedikleri üç cop darbesini kahramanlık gibi anlatırlar.
kavram kargaşası yaşamamak lazım, bir dönem solcu olup idealleri uğruna bildiri dağıtan, eylem yapan ve bugün hala solcu olduğunu gururla söyleyen amcalar farklıdır, "komünizm bitti, devir para devri; bırakın solculuğu da okumanıza bakın" diyen şerefsizler farklıdır. ilk gruptakiler yaşadıklarını, gördüklerini bir sonraki nesle aktarır, birikimlerini paylaşır ki bu insanlar eski solcu değil, hala solcudur. diğerleri ise -ki örnek vermekten asla imtina etmem: *- denizler'in mahirler'in ruhuna saygısızlık yapacak kadar küçülmüşlerdir ki, evet, işte onlar eski solcudur; hatta hiç solcu olamamış, o bayrağı taşıyacak onura sahip olamamışlardır.
- "muhtemelen yeni sağcıdır" diye cevaplanabilir. ya da bu kadar karamsar olmak gereksizdir. bilemiyorum.
not: cümle içinde "eski" geçtiği için böyle deme ihtiyacı duydum.
|