|
|
- bu eylemi gerçekleştirmiş biri olarak.kişide bu ilişkiden kaynaklı düşüncelerin acı yolunda hız yaptığının kanıtıdır.ayrıca hediyenin türüne görede değişmente bu eylem.bundada baş etmen gururdur v açayım;
kişi sevgiliyi eskitmemişken doğum günü kutlar.arkadaşlar gelir.sevgili gelir öpüşülür doğum günü kutlanır hediyeler verilir danslar edilir.sonra herkez evine gider.hediye paketleri incelenmeye başlanır.sonra sevgilinin paketinde bir gariplik gözlemlenir.sanki kocaman bir kartonu defter ciltiyle kaplamış ne olabilir ki ?o anki merakle hemen açar bakarsınız.diğerlerine bakmadan.pek pahalı olmasada harika yaratıcılıkla yapılmış bir hediye bekler sizi o defter ciltinin altında. siyah bir kartona servgiliyle çekilen resimler yapıştırılmış altada ufak ufak sizin onun hayatında neler ifade ettiğinizi yazmış.insan şöyle bir bakınca ''canım benim yaa'' demekten kendini alamaz.öylede oldu.
sonra kişi sevgiliyi eskitmeden o'nun doğum gününe gider .giderkende yanına ufak bir can alır.kalbi atan gözleri gören bir can.minik bir fare.bembeyaz bişey.annesi ''hayır'' der diye korkmuştum ama anneside çok sevdi bu mereti.adını su-cuk koyduk.küçük su parçası vâbında.
ardından bir takım olaylar oldu.dağıldı inciler.birbirimize arkadaş kalalım zırvasını bile yapamadan görüşmeyi kestik. baya etkilenmiş olacağımki o kartonu açıp baktığında bazı şeyleri hatırlayıp hırçınlaşıyordum evde.anlık sinir birikiminden olsa gerek ya da bi anlık -içmeden- sarhoşlukta olabilir. kaldırdım attım çöpe.o an pek düşünmedim ileride ne olur diye.sonra günler haftaları haftalar ayları kovaladı.tatil geldi.tatille beraberde başıma ilginç bir olay geldi.
sabahın kör vaktinde msn'de oturum açtım.eski sevgilinin konuşma penceresini görünce baya afallamış olacağımki 2-3 saniye tırt oldum.cevap veremedim dışardan gelen uyarılara.baktım ''selam '' ''naber?'' ''iyiyim senden naber? '' derken bi ara konuşacak konu kalmadı.sevgilin var mı ? diye soracak sandım ama aklıma gelen başıma gelmedi.tuttu '' ''hediyem hala sende mi ?'' dedi. işte o an ne kadar mantıksız hareket ettiğimi anladım.lan saftirik lan ermır.sana sormazlar mı hediyem nerde diye? bak sen attın çöpe ama sucuk hala yaşıyor? kızda sucuğu doğrasa hoş olur mu ? tarzı cümleler beynimde kalın bir sesle konuşmaya başladı benle.önce yalan söyleyeyim diye düşündüm.sonra getir göster derse top olurum diye doğruyu söyleme kararı aldım.''çöpe attım'' dedim. bu sözümden sonra söyleyeceklerini bilseydim ''annem çöpe atmış'' yalanını daha uygun görürdüm. 1-2 dakkalık duraklamadan sonra '' ciddi misin?'' dedi. mecbur evet dedim.
sonrası ''sana inanamıyorum''lar ,''bende sucuğu öldürsem hoş olur mu''lar allah ne verdiyse saydı tek kelime edemedim.haklıda kız.sen kalk gaza gel at çöpe resimleri kartonları bir'de anlayış bekle. galiba bir 5 dakka boyunca laf attı bana.tek kelime etmedim.en sonunada ''orda mısın ?'' diye ekledi. burdayımda teşke olmasaydım.vazgeçmeyecektim. ilişkinin bitmesinin sebeplerini sıraladım.''biz arkadaş bile kalamazken neden hediyen odamda kalsın ki'' dedim. ''çok sığsın'' dedi.haklıydı.ama bunlar son çırpınışlardı.tâki sucuğun yavrularını görene kadar.eşşoleşşeğe gidip karı bulmuş bizim eski.meğer bu sebepten sormuş sabahın köründe .feci derecede utandım. ''kusura bakma çok utandım'' diyerek sonlandırdım konuşmayı.bişey demedi.ne diyecek benim gibi sığ herife.(jimmy, 18.07.2008 10:54 ~ 10:55)
- eski sevgilinin hediyesini kavga-döğüş, bağıra-çağıra, ana-avrat sövüp, yüzüne fırlatmaktan daha ağır iştir.
- (bkz: gözden ırak olan gönülden de ırak olur)
- hiç yapmayacağım sey.. eger mesele, eski sevgiliyi hatırlamaksa; sevmediğin biriyse boşver hiç bir şekilde hatırlamazsın zaten... sevdiğin bi kızsa eğer bırak yanında nefes alsın hediyeyle birlikte
- bazı hediyeler vardır ki insan kendini atar onu çöpe atamaz.(bkz: tek taş pırlanta)*
- kimi zaman atmaya kıyılmaz, bir başkasına verilir. ne mantıksa!
- söz konusu hediye canlı bir şey ise * * * *, bu düpedüz vicdansızlıktır.
(atropos, 18.07.2008 11:35 ~ 11:37)
- eski sevgiliyle zamanında bulutlar üstünde yaşanan hatıralara saygısızlıktır.
(ntcik, 18.07.2008 11:36)
- üzüntü veren geçmişi unutmak gerekir, ayrılınan sevgilinin hediyelerini atmakta bu yüzden gerekli bi harekettir. hele ki terk edildiyseniz...ona verilen ya da alınan şeyleri de geri almamak gerekir, geçici bir süreliğine verdiğin şeyler bile olsa...çünkü onlara dokunmuştur, onun izleri vardır ...onu hatırlatabilecek herşeyi yok etmek gerekir. telefon numarasını, mail adresini silmen gerekir...onu hatırlatan herşey sana zarar verecektir, eğer gerçekten sevdiysen...varlığı yanındayken seni ne kadar mutlu ettiyse, yokluğu da o kadar incitecektir.sen ona sahip olamadıktan sonra sana onu hatırlatan herşeyi silmen, atman vb. onu hatırlamanı biraz da olsa engelleyecektir.vefaszılık değildir bu...sevdiğinden ayrılmanın doğurduğu sonuçlara katlanamamaktır ...
- yaparken yanınızda başka biri varsa "oğlum ne atıyon lan ver ben kullanırım" diyebilir. kafasına kafasına vurun hediyeyle.
- olurda bu eylemi gerçekleştirirseniz sakın sevgilinize söylemeyin.olurda sorarsa çöpe atıldığını lakin bu eylemi başkasının gerçekleştirdiğini söyleyin.hediyenin çeşitine göre bozuldu kırıldı yırtıldı yalanlarıda iş görür.aksi taktirde bayansa ağlayabiliyormuş.
(jimmy, 18.07.2008 17:19 ~ 17:19)
- unutturacaksa at denir eylemi gerçekleştiren kişiye. ama o da bilirki öyle onunla ilişkili eşyaları atmakla bitmiyor mevzu. beyin kıvrımlarında yok etmek gerek.
- (bkz: eternal sunshine of the spotless mind)
- herşeyden evvel, ayıptır. hediye bir iyi niyet göstergesidir ve hagi koşul altında olursa olsun atmak medeni bir insanın yapacağı birşey değildir.
- canınızın yanma derecesıne göre gelişen eylemdir.
- mantıken artık uyuz olunan sevgiliden intikam alırcasına kullanmak, sonuna kadar verdiği paradan, emekten yararlanmak daha lezzetlidir.
-aaa naber nazan? bak tanıştırayım bu murat
nazan-biz zaten tanışıyoru
murat-...zayıflamışsın
nazan-aldığın kondisyon bisikleti saolsun, hergün bindim tepesine tepesine
murat-...
- verilen hediyeleri atmak, fotoğrafları yırtmak veya yakmak yaşamışlığı olan her şeyi yok etmek! gün gelip ardınıza baktığınızda hiçbir şey bulamamak, yalnız kalmak, yaşanmış hiçbir şeye rast gelememek.. insan bundan daha büyük bir eziyet edebilir mi kendisine? anılar, hatıralar bunları haketmez yaşanmışlıklar; kendinize saygınızdan, yaşananlara saygınızdan, yaşadığınız kişiye saygınızdan.. eski olan her şey kıymetlidir zamana karşı direnebildiği için.
|