somut olarak resimler bırakılsada soyut olarak anlatılmaz bir acı bırakılan durumdur. gözlerimde yaslar, kalbimde dayanılmaz bir acı, yasamdan zevk almadıgımı hissettirmesi, onu özlemek...
yaşanıldıgına sevinilen, bittigine üzülünen anılar.
eski sevgiliye ait, elinizde kalanlardan yakıp atmadığınız herşey...
(bkz:
anılarından vazgeçmek)
(bkz:
sil baştan)
fi tarihinde elinde bir şişe parfümle yanıma gelip nasıl bulduğumu sorduğunda "tamam, güzel koku ama kalıcı değil ki bu tatlım" diyerek burun kıvırdığım parfümünün, başını omuzuma dayadığı en son andan beri sekiz ay geçmesine rağmen sindiği gömleğimden hala çıkmaması, çıkamaması...
bir kaç gözyaşı, biraz hüzün, biraz özlem.
kalpte sürekli yanan çizikler, ruhta dikenli teller bırakır.. ve gider.. dikenli telleri yarıp da geçmeyi başaramayacak, sevgisiyle çizikleri saramayacak biri çıkmazsa şayet, ömür boyu görünmez bir hapis bırakır...
sunay akın anlatır en güzel arta kalanı..
bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktiğı
çukuru
guveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar
beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki gobeğimde durur
onun yokluğundan
bana kalan
çukur
(bkz:
çukur)
önceden fotoğraflar,mektuplar kalırmış. şimdi hiç birinden eser yok.fotoğraflar dijitalleşti, mektuplar e-posta oldu. geriye anılar bile kalmadı. yakında sevgi bile sanal olup sevgiliden eser kalmayacak.
bir müddet gözünüzün önünden hiç gitmeyenlerdir.
kokusunun sindiği yastık, yorgan, nevresim takımı, aynanın önünde bulunan taraktaki saç telleri, birlikte çekilmiş bir kaç resim, yatak odasındaki aynanın önündeki ruj, allık, rimel, fondoten, giymediği bir kaç eşya, bir kaç toka, en sevdiği terlikler, en sevdiği müzik cd'leri ve en sevdiği filmler...
sizin için ne kadar önemli olduğuyla doğru orantılıdır. çok çok çok önemliyse, kalanlar da o kadar çok olur. ama kendinizi unutacak kadar ve kendinizden çok seviyorsanız onu, sizi de alıp gider. bir bok kalmaz geriye.
şu şekilde listelenebilir: (sözlük konseptine uysun diye duygusal bir anın içine işte böyle edilir zannımca)
- bir kaç damla gözyaşı
- bir iki yazılmış karalanmış kağıt parçası
- belki bir iki hediye (ayılı, kalpli, yaldızlı falan)
- bir daha aranmayacak bir telefon numarası
- bir iki hatıra
- birlikte izlenmiş bir kaç film
- birlikte alınmış bir kaç şeyin faturaları (vergi iadesi doldurulurken o senenin tüm muhasebesi de yapılır)
- birlikte harcanmış zamanın çabuk geçivermişliğine yanan bir insan
birkaç güzel hatıra. bazen de koskocaman bir boşluk.
yalnızlık değilse de "sensizlik" en acısıdır.
sağlıklı ilişkilerde, iyi bir dosttur.
ha, sağlıklı ilişki diye bir şey var mıdır bilemem.
permatikteki kıvırcık kıllar.
duvarlara sindi kokun ,
klozette durur hala bokun ,
gelde göğüs kıllarıma dokun..
gözlerin önünden film şeridi geçiren bir kaç parça
(bkz:
i died for you)
(bkz:
rabbit in your headlights)
(bkz:
far away)
pek çok resim pek çok anı ömür boyu bitmeyecek bir yangın,özlem,hasret ve uzakta olduğu için ancak birkaç senede bir ziyaret edilebilen bir mezar...
(te5ir, 12.02.2007 22:37)
29 adet başlık
(ara:eski sevgili)
a)
özlem
b)
nefret
c)
koku
d)
pişmanlık
e)
hiçbiri
kesinlikle e şıkkı
içkiden telef olmuş bir beyin ve bünye.
mide ağrıları/yanmaları.
kaybedilen kilolar.
uykusuz geceler.
dibevurum.
(mephisto, 12.02.2007 23:00 ~ 13.02.2007 16:59)
aptalca melankolik ruh halleri, paranoyik düşünceler ( şu an kimle ne yapıyor vs ) ve bir süre sonra ise şahsın kendi aptallığına yanması
(pj7, 12.02.2007 23:08 ~ 23:08)