|
|
- küçük prensesim ben büyüyünce sana vermek istiyorum şeklindeki şirin mektubunda ısrarla istediği şeyin gerçekleşmesi için açılan bir kampanya bu. onu mutlu etmek istemez misiniz? ben kendi adıma inanın her şeyden çok istiyorum bunu. bana yardım edin....
evet... kimilerinin kralı... kimilerinin kontu... yeni bi lakap aranıyor... kimseyle ya da hiç bi şeyle özdeşlememiş... üstüne yapışmamış... eprimemiş... eskimemiş... anıldığında akıllara sadece onu getirecek bi unvan... haydi... size güveniyorum...
hoşuma giden lakabı bulan yazara ödül var ayrıca. nick altına bi giri yazıcam. ve istediği bi yazarla bi hafta boyunca taşak geçicem. tabi ki format dahilinde. bekliyorum....
- (bkz: kraliçe ve kontes)
- (bkz: başak ve de yavşak)
- nasıl insanlarsınız lan siz? masum, küçük bi kızın dileğini yerine getirmeycek kadar haysiyet ve şereften yoksun musunuz? başarıya sike sike ulaşması gereken bi kampanya bu. sizle ya da sizsiz... önerilerinizi bekliyorum. eğer gelmezse içinizden birine, yani buraya herhangi bi öneriyle gelmemiş oğlan-erkek bi yazara straplez giydirerek salıncağa oturtup, küçük kayser'i de taşın üstüne yerleştirek, anüsünün ona sallana sallana gelmesini sağlayacağım. ve böylece hak ettiğim unvan kendiliğinden gelecek. rica ediyorum beni kızdırmayın.
- hani "bir numara büyük al seneye de giyersin" denir ya işte o hesap; küçük bir kızın büyüyünce de beğenebileceği bir ad olmalı.
pembeye bayılır da kızlar küçükken, büyüyünce aşağılamaya başlar onu. daha siyah daha laciverte kayarlar. yani aradığımız ad biraz mor gibi. pembeyle lacivertin arası.
hem ilk duyuşta cuk diye anlaşılan bir kelime anlamı hem de içinde saklanan gizli bir anlamı olmalı. girdap gibi falan.
çünkü küçük kız büyüyünce gizem isteyecektir.
biraz parlak biraz rugan olmalı, her yaşta cezbeder hemcinslerimi.
aynı zamanda bir yanı karanlık, bir yanı loş.
müziği neşeli, sözleri hüzünlü şarkılar gibi gelmeli kulağa.
küçükken sadece müziğe ve neşeye odaklanan zihin büyüyünce sözlerdeki anlamın peşine düşecektir. ve melankolisiz olmaz.
biraz da uyusun da büyüsün katılmalı içine destek manasında.
hafif, büyülü, rüzgarsı...
"gece masalcısı"
her daim dikkat çeker bu ad.
not: küçük kızın beğenmesi kâfi (kriter)
ve beğenecektir de
- "gece masalcısı" gibi totally gay ya da "ezberbozan" gibi doesnt make any sense lakapların asla başarıya ulaşamayacağı bi kampanya bu. gizli eşcinsel radyo dj'lerine ya da mahalle çetelerinin apaçilerine isim aranmıyor burada. ciddi olalım arkadaşlar biraz. kayser sozer'den soz ediyoruz. kont gibi baron gibi kral gibi, böyle kulağa hem hoş hem de vurucu gelen, ama aynı zamanda da hiç bi şeyle özdeşleşmemiş, yıpranmamış, sadece kayser'e ait olacak, onunla anılacak bi unvan aranıyor. azıcık kafanız çalışsın ya. yoksa sadece kayser olacak. ki o da güzel yani.
- ilgimi çeken bir ilan.
kendisinin* de birçok girisinde belirttiği üzere, sözlüğü 3 kere dağılma noktasından kurtarıp, meydan savaşları ile aynı etkide ayar wars da denilen savaşlardan hep galibiyetle çıktığı için feldmareşal ünvanını herr kayser sozer'e uygun görüyor, kabulunu kendi takdirine bırakıyorum.
- (bkz: sik kafalı japon askeri)
(bkz: metallica konser bileti)
(bkz: henry tudor)
- an itibarıyla unvan bulunduğundan sona eren kampanyadır. kendim buldum. her şeyi kendim becerdiğim gibi. meğer yanı başımdaymış da görmemişim. ey halkım, bundan böyle bana kayser demediğiniz zamanlarda "yabgu" deyin. sadece "yabgu." halkın en büyüğü, yücesi.
(bkz: yabgu)
- (bkz: foolish casanova)
- apranax
(bkz: @524376)
- (bkz: göt siken ibina yamyam)
(bkz: ne var, herkes küfrediyor)
(bkz: ilkokul çocuğu psikolojisi)
- geç kaldığıma üzüldüğüm anket. dandirik bir lakap bulup işin içinden çıkılacağına bana danışılsa akıl almaz merchandising kabiliyetimle konta fantastik bir imaj oluşturur, onu adeta baştan yaratırdım
baştan belirteyim; bulunan "yagbu" ünvanı oldukça baştan sağma ve itici. terminolojik bakımdan barbar hun hükümdarlarını andırdığı için kontun gizli kibarlığına aykırı. iletişimden uzak.
yagbu; atının hayalarına bol çemenli pastırmasını bağlayıp ulan batur kırsalında deli sikmişçesine dolaşan ve ciritten başka spor bilmeyen bir moğol madencisini tanımlamak için kullanılabilirdi. bu haliyle en fazla kahvede batak atıp kendisini gönüllerin şampiyonu ilan eden katolik mahalle berberine takılan "big daddy" lakabı kadar başarılı olmuş. gerçi onun kadar bile başarılı değil ya, neyse... tanrım kafam çok karışık! neden bu ünvan seçildi bilmiyorum.
halbuki "drag queen" gibi yaratıcı bir lakap bulunabilirdi.
bir disko kraliçesi kadar kıvrak, içten içe duygusal, insanları eğlendiren, yeri geldiğinde dokunan, tehtidkar, kekremsi ve cürretkar bir yazarı tanımlamak için "drag queen" den daha iyi bir lakap bulunabilir miydi?
"drag queen" tam anlamıyla böğürtlen tadında, insanın içini hoş eden, "ben senin suçlar bakışlarını geveze susuşlarını özledim" ayarında bir ünvan. keşke acele edilmeden önce bana danışılsaydı...
|