bildiğimiz camel'in japon saldırısından* önceki hali. sarı paketinin üzerindeki binbir geyiğe izin veren devesiyle, paketi açtıktan sonra çevresine doladığımız kırmızı şeridiyle ve en önemlisi o tok tadıyla efsaneydi.
özlem duymadığım gereksiz kişilik. şimdiki hali çok daha güzeldir. önceden içinde zerre kadar öz barındırmayan hayatını kankalarına mesaj atamayacak kadar doldurmuş, kozasından çıkmış, bir yerlere konmadan sevgi kelebeği olarak devam etmektedir yoluna. değişimin verdiği heyecanla kendisini bile unutmuş, "nasılım acaba?" sorusunun silmiş, yerine "o nasıl acaba?" sorusunu literatürüne kazandırmıştır. kendisini bu değişime hazırlayan arkadaşlarını**** asla unutmamış, selamlaşmalarını biraz ertelemiştir. üstüne üstlük utanmadan, mazur görülmeyi dilemektedir.
ne yeni camel'de ne de başka tütün mamülünde bulunmayan vazgeçilemez, nefis bir içime sahip oluşuyla özlenilen nesnedir. sevenleri tarafından ara sıra anılmaktadır. kayıptır, yazık olmuştur.
kesinlikle daha iyiydi. şekil şemalden değil, içerikten bahsediyorum. daha dolu dolu, daha doyurucu, bunun yanısıra daha mütevazi idi. şimdi öyle değil. daha götü kalkık duruyor. şanlı tarihine hiç yakışmayan bir duruşu var. sevenlerini çok üzüyor. ya da bana öyle geliyor. bilemiyorum yani. tanıyanı var, tanımayanı var. ben çok muhatap olmadığım için bilemem. çok iyi tanımıyorum. hayatımda kaç defa gördüm ki?
çok görmedim. niye? çünkü çok pahalı. kısa bond gibi sigara yok. en iyisi o. işçi dostu.
(camel bu giriyi okurken götü hoplamadıysa ben de bir şey bilmiyorum)
1998 yılına kadar içinde virginia - usa ve türk tütünü harmanı barındıran, içimiyle, paketindeki grafiklerle, tarzıyla birçok kişiyi kendisine aşık ettikten sonra japonlar'a teslim olarak içindeki türk tütününü terkeden şimdilerde ise sadece anılarda kalmış sigara.
eskisi efsane gibi konuşulur, yenisi daha bi elle tutulur, gözle görülür, dadına bakılır halde, eskisini hiç bilmiyorum. yenisinin de herkes dadına bakamıyormuş ayrıca şey yani pahalı canım kriz var.