1. (bkz: aç kapıyı bezirgan başı)

    şimdi hatırladım da; iki kişi kollarını kaldırır, yukarda birleştirir, aşağıdan da sıçanlar geçerdi. "bir sıçaaan iki sıçaaan üçüncüsü deliğe kaçaan" gibi bir şeydi. deliğe kaçan sıçanın kulağına bi şeyler soruluyordu iki taraf hakkında. sıçan hangisini seçerse onun arkasına geçiyordu. oyun sonunda fazla olan taraf halat yarışında kazanıyordu. üst üste debelenmeler meydana geliyordu. öyle garip bi zaman geçirgeciydi.
    (bkz: hey gidi günler)
  2. misketlerim vardı avuç avuç kemik vardı bi tanesi cancağızım , çok severdim onlarla oynamayı , kardeşim bebekti bir gün kıskançlıktan yalan söyledim ilgiyi üzerime çekmek amaçlı ,misket yuttum dedim bir kavanoz misketimden oldum ,hepsi komşunun ultra sümüklü kısa boyunlu oğluna verildi ne turnuvalarda kazandıklarımın gözünün yaşına bakıldı, ne benim. beş yaşında idim bir adım sonrasını düşünemeyecek kadar mal oluşumla tanıştım böylece. hayatın cilveleri güldüler bana, bir şeyler elde etmeye çalışırken elindekini yitirişler... o gün anladım ilginin ve şöhretin bedeli ağır , hop diye alır adamın elindeki oyuncağı. bakakalırsın giden misketlerin ardından ,serde daha birşey oluşmamış , çocuksun salya sümük ağlarsın ama unutmazsın- hala kinliyim o bodur oğlana-.
  3. yakar top,
    seksek,
    uzun eşek,
    topaç,
    adam asmaca,
    amiral battı,
    rubik küp,
    gizli hedef,
    monopol,
    milyoner,
    kızma birader.
  4. istanbul saklambacı.

    sadece kayseri'ye mi hastır bilmiyorum ama, böyle bir oyun vardı. geniş bir düzlük bulunurdu önce. bir tane top olurdu. topa vurulurdu ileri doğru. sonra ebe olan giderdi ve arka arka gelerek eski yerine koyardı topu. o arada diğerleri saklanırdı ve top yerine geldiği an oyun başlardı. ebe saklananları gördüğünde topa gelip "tin tin tin" demek durumundaydı. sobe'lemek yerine de topa vurmak vardı. ebe gider topu getirirdi yine.

    alman kalesi.

    bunu çoğu insan bilir kanımca. ismi farklıdır belki. bir kişi kaleye geçer, diğerleri (en az 2 kişi en fazla 5 olur, sonrasında cıvığı çıkar) birbirine orta açmak suretiyle gol atmaya çalışır. top yerden vurulmamalıdır. işte ayakla vurunca bir puan düşer kaleciden (ya da çıkar) kafa golü 3 puandır genelde. rövaşata 10 puandır. böyle bir oyundur. genelde de 31'den düşer ya da orada biter. ne hikmetse...