geçtiğimiz haftasonu
istanbul'daki yazarlarla aralarındaki farkı net olarak ortaya koymuş bulunan yazar tayfası. ne yazık ki, istanbul'a konuk olarak gelmiş eskişehirliler olarak hiç umduğumuz gibi bir ilgi-alaka göremedik. (istisnalar için bkz:
@3586464 ve
@3586549)
biz buradaki bir zirvede bir konuk yazarımız olduğunda, hepimiz onunla elimizden geldiğince ilgileniriz. bir ihtiyacı varsa karşılarız, canı sıkılıyorsa eğlendiririz, açsa doyururuz, bir yere gidecekse eşlik ederiz. ve baş köşeye oturturuz, herkesle diyalog halinde kalmasını sağlarız. biz türk evlatlarıyız, en büyük özelliklerimizden biri de misafirperverliktir. büyüklerimizden böyle gördük. nitekim bu misafirperverliğimizi de en son 3 gün önce,
eskişehir kapanış zirvesinde gayet güzel bir şekilde sergiledik. umarım şehirdışından gelen tüm misafirlerimiz memnun kalmışlardır, elimizdeki imkanlarla onları mümkün olduğunca güzel ağırlamaya özen gösterdik.
istanbul'da ise, önceden bir şekilde tanıdığımız yazarlar dışında hiç kimseden öyle bir ilgi-alaka göremedik.
disko kralı zirvesi için trenle istanbul'a gelmiş 8 kişilik misafir grubu olarak,
disko kralı öncesi toplaşıp içelim zirvesi dahilinde
itü sözlük'ün official zirve mekanı olan
nevi'ye girdiğimizde öyle herkesin bizi alkışlamasını, sis ve lazer şovları falan beklemiyorduk elbette. ama sıcak bir merhaba'yı, insanların teker teker ayağa kalkıp tokalaşmasını kesinlikle bekliyorduk. hiç öyle bir şey olmadı; insanlar biz hiç gelmemişiz gibi, yokmuşuz gibi öylece oturup küçük gruplar halinde muhabbet etmeye devam ettiler. tek bir allah'ın kulu da kalkıp "kim acaba bunlar, dur bir gideyim de tanışayım" demedi. sonra servislere binme zamanı yaklaştığında, herkes ayağa kalkıp hızla mekanı terk etti. bir dönüp bize bakmadılar bile.
şimdi bu rezaletten dolayı kime kızmak gerektiğini inanın bilmiyorum. sadece şunu söylemek istiyorum;
nevi'deki o karizmatik abilerden, derin göğüs dekolteleriyle arz-ı endam edip parlak rujlarıyla süsledikleri dudaklarının arasından çıkan kahkahalarıyla mekana renk katan ablalardan, ağızlarından salyalar akıtarak o ablalarla muhabbete girmeye çalışan yeniyetmelerden bir ricam var. eylül ya da ekim ayında yapılacak
2009 eskişehir açılış zirvesine gelin. ortamımızı görün. eskişehir hatunlarını görün. o hatunların takıldığı gerçek erkekleri görün. nevi'de hiç siklemediğiniz insanların size göstereceği sıcaklığı görün. sonrası size kalmış...
edit: çok dolmadım. sadece birinin bunları söylemesi gerekiyordu.
edit 2: dekolteli bağyanlar ile onlara sulanan yeniyetmeler kısmı komple ironiydi, bulunduğu mekana şehirdışından ayaklarının tozuyla gelmiş misafirlere adetten bir "merhaba" demeye üşenen yazarların düştüğü durumu gösteriyordu. daha detaylı açıklama yapmam istenirse yaparım, fakat ne demek istediğimin yeterince insan tarafından anlaşıldığını düşünüyorum. anlamayan az sayıda insan ise zaten uzun bir açıklamadan sonra da anlamayabilir, o yüzden şimdilik lafı daha fazla uzatmaya gerek duymuyorum.