|
|
- bir murat köseoğlu parçasıdır. sözleri şöyledir:
gözyaşın olsam gözlerinde
ağlayıp da siler miydin
bir garip olsam düşmüş yere
yine de ezer geçer miydin
esirin olsam ellerinde
yaban ellere satar mıydın beni
gülücük olsam dudaklarında
yine de silip atar mıydın beni
sen ışık olsan ben pervane
alev olur yakar mıydın
hem deli olsam hem divane
bucak bucak kaçar mıydın?
- güven erkin erkal'ın komik bir deri pantolonla kabarık uzun saçlarıyla bulunduğu, ayşenur yazıcı'nın çingene falcı rolünde olduğu, şarkıyla pek alakası olmayan bir klibi de vardır.
- fazla kimse bilmez, hatta cd- kaset dükkanlarında bile bulunması zordur, hele ki ortalama büyüklükte bir kentte yaşıyorsanız.
ilk dinlediğimde 14 yaşındaydım, şarkıya nasıl aşık olunur?
soft rock tabir edilen tarzdır bu parçaşı, çok bilgiye sahip değilimdir hakkında, ama 'esirin olsam' adlı parçaya ev sahipliği yapan albümün adı "pera' daki yaşlı dilenci" dir.
istanbula ilk gidişimde ilk görmek istediğim yeri pera yapmıştır kendisi. albüme ismini veren 'pera' daki yaşlı dilenci' parçası da harikuladedir.
eh tabii küçükken özellikle, çok ayrı oluyor böyle murat köseoğlu gibi kimselerin yeri..
aşkın ne olduğunu bilmeyen bünyeye "demek aşk böyle birşeymiş, köle yapıyormuş insanı da bu durumdan utandırmıyormuş" öğretisini aşılar bu kimseler.
duyguları akarsu yapan, önce sakin sakin akıtan, sonra yavaşça yükselten, sonra yüksekliğin getirdiği düşme duygusunu içe atan ve şelalemizin-yüreğimize- büyük bir patlama, serinleme, acı ve hiddetle döküldüğü şarkıdır.
bazen ağlarsınız bile..
iyi ki vardır murat köseoğlu ve iyi ki bize sunmuştur bu şaheseri.
müteşekkirim
|