1. ölmemek, esir düşmek, pkklılarla aynı karede yer almak, onlarla silahlarla çevrili bir ortamda el sıkışmak -sıkmıyorum deyip ölmeleri icap ediyordu böyle bir durumda-... saymakla bitmiyormuş yahu suçları. ama en önemli sebeplerinden bir tanesi de ölmeyip bakanıyla, milletiyle türk insanlarını yasa boğmaları olsa gerek.
  2. kişilerin tutuklanması için bir suç işlemesi veya suç işlemesi ihtimali olması gerekiyor. (yanlış biliyorsam düzeltilirse sevinirim.) dolayısıyla askerlerin tutuklanması demek onların işledikleri veya muhtemel işledikleri suç olduğunu anlamına geliyor. ve esir alınan, esirlik koşulları altında bulunan insanların ne gibi suç işlediklerini veya -tekrar edelim- işlemiş olabileceklerini anlayamadığımdan doğru olarak nitelendiremeyeceğim olaydır. tabi haddimi aşıyorum, bu koynuyu çok daha iyi bilecek ve yorumlayabilecek sözlük yazarları mevcuttur elbet, onlar doğru diyorsa bizlere susmak düşer.
  3. esir alınan sekiz türk askeri hakkındaki tartışmaları tamamen bitirecek olan yargı sürecinin başlayacağının işaretidir. herkesin kafası karışıktı, tüm soru işaretleri eminim yargı sürecinin sonunda kaybolacak, ak ile kara ortaya çıkacaktır.
  4. kore savaşına giden ve savaş bitince geri gelen askerlerini savaş esiri oldukları gerekçesi ilw geri veren ve kurşuna dizilmelerine göz yuman türkiyem manzaralarının bir benzeridir.
  5. anlaşılması için genelkurmayın açıklamasının iyi incelenmesi gereken olaydır. ne demiş genelkurmay 22 ekimde

    pkk terör örgütü mensuplarınca 21 ekim 2007 günü hakkari/dağlıca'daki bir birliğimize karşı girişilen silahlı saldırıyla başlayan çatışmalar, geçen süre boyunca aralıklarla devam etmektedir.

    çatışmalarda saat 13.00 itibariyle etkisiz hale getirilen terörist sayısı 34'e ulaşmıştır.

    birliğe silahlı saldırının başlamasından bir süre sonra kendileriyle irtibat kesilen8 personelimizle, yapılan tüm aramalara rağmen halen irtibat kurulamamıştır.

    gelişmeler hakkında kamuoyuna bilgi verilmeye devam edilecektir.

    saygı ile duyurulur.


    dikkat ettiyseniz kaçırılan askerler, kaybolan askerler denilmiyor irtibat kesilen askerler deniliyor. genelkurmay'ın litaratürüne hakim değilim ama irtibat kelimesi özellikle seçildiyse yapılan tutuklama en başından beri geçerliymiş gibi gözüküyor.
  6. medya algısı ve hakikat arasındaki lakayt ilişkiyi ortaya seren hadise.

    8 asker önce teröristlerin eline düştü ve hükümet aleyhine bir yıpratma başlatıldı. hükümet, elimizden bir şey gelmez, deyince, basiretsizlikle suçlandı. kuzey ırak'a hemen girmeliyiz denildi. savaş tamtamları çalmaya başladı.

    ardından askerlerle ilgili youtube videoları çıktı piyasaya. silah zoruyla söylettiriliyor denildi. konuşmaların üzerine dublaj yapılmış denildi. yetmedi, zaten kürtler denildi.

    şimdi de sorgu için tutuklu yargılanacaklar. dtp gençlik kollarına üyeymişler gibi haberler çıkıyor. doğru ya da yanlış, zaman gösterecek. ancak medya denilen organın günlük tansiyonlar üretmekten başak bir işe yaramadığını ve ortalığı sürekli velveleye veren dedikoducu teyzelerden öteye gitmediğini görüyoruz.

    bu askerlerle ilgili hakikat ortaya çıkacak mı bilmem. ancak yıllar sonra akl-ı selim bir insan gazete arşivlerini incelediğinde çok gülecek... ya da ağlayacak, bilemiyorum.
  7. değişik senaryolara kapı açan olaydır.
    tutuklama kararı, haklı ya da haksızı savunmak değildir mesele.
    herkesin gözünden kaçırdığı çok önemli noktalar var.
    öncelikle biz bu askerlerin esir alındığı çatışmada neler yaşandığını hiç bildik mi, öğrendik mi ?
    tek bildiğimiz bu kadar asker şehit düştü 8 asker esir alındı . bu kadar.
    orada neler oldu neler yaşandı kimse anlatmıyor kimse bilmiyor.
    bizler bu devlete asker veriyoruz ama onların akibetiyle ilgili en ufak bir bilgimiz yok.
    bu askerler nasıl pusuya düştü çatışmada neler oldu . nedir ne değildir tamamen belirsiz.
    sonra öğreniyoruz ki , 8 asker teslim olmuş.
    bu askerler için devlet en ufak bir müdahelede bulunmuyor.
    dtp grubu gidip askerleri alıyor. hiç bir zorlukla karşılaşmadan.
    sonra askerler sorgulanıyor.
    askerler olayı anlatıyor.
    "bize yardım gelmedi" diyorlar.
    "mecburduk" diyorlar.
    sonra bu askerler dtp üyesi deniyor.
    nasıl organize olmuşlarsa aynı anda çatışmadan kurtulup hepsi teslim oluyorlar.
    20 yaşında çocukları belki de hayatlarında hiç görmedikleri ateşin içine atıyoruz ondan sonra da neden teslim oldular diyoruz.
    sonra da aklıma şemdinli olayları geliyor.
    biz bütün bu olanlarda komplo yoktur diyoruz ...
    sadece savaşan veya vatan haini olan askerler gibi sığ bir terim üzerinden fikir yürütüyoruz.
    peh...
  8. vay şerefsizler, bu günleride mi görecektik? ne yapıyor bunlar allahasen? oha falan oldum, dumurlardan dumurlara sürüklenmekteyim. kendileri asker, bakmayın siz askerin tanımı, ne yapmak üzere eğitildiği, vs. vs. boş. alt tarafı işlerini yapmamışlar, ne var bunda?

    dün dr. a gittim, sittir dit, hasta bakmıyorum, ben virüslerden ve bakterilerden yana oldum dedi. yaşasın düşünce ve ifade özgürlüğü, adam dr. muş, dr. un tanımıda boş tabi.

    sabah yeğeni okula götürdüm, öğretmen al geri götür dedi. okul dediğin ebeveynlerin, çocuklardan kurtulup başlarını dinlemek, hayatın keyfini almak için uydurulmuş bir saçmalık dedi. üstelik birey çocukta olsa erişkinde kendi kendini eğitmeli, ben buna inanıyorum dedi. hem okul çocukların hayalgücünü ve dimağlarını hapsediyor. prangalar vuruyor dedi. gurur duyuyorum inançlarını ve düşüncelerini bu kadar açık seçik açıklayan profesyonel görevlilerimizi görünce. aferin öğretmene.

    şimdi tutar bu şerefsizler, dr. la , öğretmene de soruşturma açarlar? açarlarsa açsınlar, ben hemen açarım bir başlık, anlatırım durumun garabetini dilim döndüğünce.
  9. beni, "kafalarına çuval geçirilmeden önce, tek kurşun atmayan askerlerimize de ceza verilmiş miydi?" diye düşündüren olay..