nasıl diyeyim ama ilk harflerine baksana. günümüzde sadece otobüs kalmıştır bu beşliden. şöförleri beni sevmez. ben de onları sevmem. ama birbirimize garip bir saygı duyarız.
otobüsün üstüne renkli harflerle ismini yazan, buca'dan alsancak'taki garaja götürdüğü aracına bizleri alan ve akıl almaz bir yolculuk geçirmemizi sağlayan necati abi (ismini yazıdan öğrenmiştik) bu işletmenin bir neferidir.
bizi tek parça 15 dakikada yerimize ulaştırdığı için kendisine minnettarız. viva necati abi!
yollar boşsa buca-alsancak 15 dakika sürer ki ineceğiniz durağa gelip de ön koltuktaki demiri bıraktığınızda kollarınızın kasılmaktan ağrıdığını farkedersiniz.
bunların şöförleri seçilerek alınıyo bence. nerde sinirli, kavgacı, kaba adam var, nerde insan hayatını hiçe sayan adamlar var hepsi bu otobüslerde.bi kaç kez 3cm farkla sıyırdığı olmuştur beni. izmirin en tehlikeli olayı.
genelde izmir'in havasına aldırış etmeyen otobüslere sahip belediye bağlı kuruluş.bilindiği üzere izmir'in çok sıcak ikliminden dolayı nadir klimalı otobüsleri sadece varoşlara çalıştırır ve bu harekattan oy bekler.unuttukları şey ise bu semtlerdeki insanların otobüse binecek parayı dahi zor bulmaları ve klimalı otobüslerin oldukça kısa mesafelere çalıştırılması.1 km'den 80 km'ye kadar çeşitli uzunluklara sahip olan otobüslerinde klima sorunu öyle bir boyut almıştır ki,yaşlılara artık sadece koltuk olarak yer verilmiyor,vasistaslara ve orta boşluktaki pencerelere yakın yerler ayrılıyor.klima eksikliğinden dolayı gerginleşen izmir halkı (özellikle yaşlılar) otobüste garip hareketlere ve tartışmalara yeltenip,işi iyice zorlaştırıyorlar.
bir başka sorunsal ise otobüs sıklıklarının dengesizliğidir.bir hatta ait üç otobüs aynı anda aynı durakta olabilir hatta arkadan gelen aynı hatlı boş otobüsler kalabalık duraklarda bile bile durmamaktadır.
eshot'a bağlı otobüslerde mp3 player ve walkman cızırtıları korkunç bir hal almıştır.insanlara sabah sabah lastfm kıvamında kimin neyi dinlediğini o kadar gürültülü otobüslerde olmamıza rağmen öğretmiştir.
bu ayrıntılara kolaylıkla çözüm bulubileceğini umduğum kuruluş.
1991 de bünyesine kattığı 80 model otobüslere bile telefonla konuşmanın yasak olduğu ibareleri konulmuş olan kuruluş. halbuki otobüste otomatik kapılar ve sonradan eklenmiş otomatik vitesten başka hiçbir elektronik aksam olmamasına rağmen bu otobüslerin gürültüsünden dolayı zaten konuşulamaz telefonla. hatta hayatta gördüğüm en eski ikaruslar (şoförün sol ön tarafında uzun bir cam bulunanlar) da eshot bünyesindedir.
ayrıca geçen gün tanık olduğum, kolunda atatürk imzası ve türk bayrağı dövmesine sahip bir şoföre de sahip olan kuruluş.
ramazan ayında kullanılmasını tavsiye etmediğim toplu taşıma aracı. şoförleri genel olarak olabildiğince asabi, vurdumduymaz ve çirkeftir. kendilerini yolların ağası zannederek size kafa tutarlar. hele bir de oruç başlarına vurduysa. geçen öyle belli başına vurmuş oruç şoförün birinin, bi yaşlı teyze de ani frenden dolayı (ama arka taraftakiler ön tarafa geldi o derece yani) kafasını yardı kanlar içinde. tamam şoför olmak kolay değil de sanki insan değil karpuz taşıyorlar mübarekler.
an itibariyle en uzun sefer yapan otobüslerde öğrenci 0.67 tam biniş ise 1.35 liradır. eğer kent kartınız yok ise 2 lira verip binmek durumundasınız. ayrıca 90 dakika içinde kentkartlılar için 2. binişler ücretsizdir.
bir arkadaşımın izmir'e yeni geldiğinde e-shot (i-şat diye okuyarak hem de) zannettiği hede. "ne bileyim ben, "elektronik vuruş *"tan geldiğini düşünmüştüm. hani kentkart gösteriyoruz* ya..." dediğini kendi kulaklarımla duydum.
tüm fizik kanunlarına inat hareket edebilen, manevra yapabilen ege üniversitesinin iftihar sebebi, adına bar açılmış, şiirler yazılmış efsane otobüs 525'i bünyesinde barındıran kuruluş.
bilmiyorum daha önceden var mıydı, fakat ben bugün daha yeni farkettim ki eshot otobüslerinin kenkart makinelerinde artık şoförün ismi de yazıyor! hem de aynen şöyle:
şoförünüz osman delisürer
öğrenci: 0,67
kalan: 1,57
ya da
şoförünüz osman delisürer
lütfen kartınızı
tekrar gösteriniz
düşünsenize, artık şoförün adını soyadını biliyoruz. artık kapı açılmadığında şöyle diyeceğiz mesela:
"osman bey kapıyı açabilir misiniz?" ya da "osman amca naptın, arka kapı diyorum!"
şoförle samimiyiz artık, o bizim osmanımız.
ayrıca "şofeer şofer" de demeyeceğiz tabii ki, "osman osman" ya da "haydar haydar" diyeceğiz. hey gidi.
tek problem koskoca osman amcamın isminin yazığı o yumurta benzeri kenkart makinesine kentkartımızı gösterince "bi bip" sesi, bakiyemiz kalmadığında ise kadın sesi duyuyor olmamız. osman amca bipliyor bi nevi. buna da çözüm bulunur ama, inanıyorum ben.
şehir dışından izmire okumaya gelmiş öğrenciler tarafından otobüse verilen addır.nerdesin dersiniz gelen cevap eshottur.otobüs demezler hele otobüsün numarasını hiç söylemezler.
bilet fiyatlarında istanbul'u bile sollamış olan, kentkartınız olmadığı takdirde şoföre 3 tl bayıldığınız( gerçi şimdi elektronik bilet çıkardılar ama o da bayağı pahalı) firma.
son zamanlarda izmir'in dört bir yanında olan yol çalışmaları, eshot otobüslerinin külüstürlüğü ve şoförlerin çılgınlığı üzerine bir arkadaştan geliyor:
iett yi sevmesem de sevmeme neden olan kurumdur, yahu belediyecilikte ulaşım son derece önemli konumdayken izmir otobüslerinin komünist ülkelerdeki külüstür otobüsler gibi olmasına anlam veremiyorum.1 aydır otobüslerine biniyorum, usandım.yazın napıcaz kim bilir.hamam böceği gibi oluruz heralde o otobüslerin içinde.birde sosyal demokrat olacaklar, millete çektirdikleri eziyete bak, aq sanki istanbul başka ülkede izmir başka ülkede.