293. kısa dönem olarak askerliğimi yaptığım, çok sevdiğim ilhan irem'in de askerliğini burada yaptığını öğrendiğimde sevinç duyduğum, dört tarafı dağlarla çevrili olduğundan zindan gibi bir yer olduğu düşünülüp geçmişte arzı zindan (zamanla erzincan'a dönüşmüş) denilen, 3ncü ordunun bulunduğu, erzuruma yakın olduğu halde daha ılıman bir iklime sahip olan, üzümü, peyniri ve fasulyesi meşhur, 24 plakalı il ...
diğer şehirlere göre çok küçük ama kendi kendine yeten, şirinmi şirin, rahat kolay ferah.ne çok sıcak ne çok soğuk.yazın ortasında hiç beklenmedik zamanlarda yağmur yağması şehrin hararetini alır ve her tarafı toprak kokusuyla dolar.insanın içini açar.
bi dört yolu vardır meşhur.eski hükümet bahçesi ve vali recep yazıcı oğlu caddesi(eski adı hükümet caddesi) gemi şeklinde kocaman bi iş hanı vardır.erzincana gidilirde eski adı vaskirt yeni adı ışıkpınar'a gidilmezmi.su sesleri arasında, boğaziçinde veya pembe köşkte ızgara tavuk yemeden olmaz.
mis gibi erzincan tulum peyniri vardır.izmir tulumu bunun yanında hiç kalır.erzincan beyaz peynirinide unutmamak lazım.dumanlı siyah üzümü(bu arada böyle istanbulda falan normal siyah üzümleri bile erzincan üzümü diye kakalıyorlar dikkat etmek lazım),kayısısı,şirin leblebisi,yaprak döneri,. hepsi müthiştir.acayip hoş biyerdir,memleketimdir herşeyimdir.
erzincan'da bir kuş var
kanadında gümüş yok.
gitti yârim gelmedi gayrı bunda bir iş yok.
oy, dağlar, dağlar, dağlar...
aldı ellerine kanlı başını
karın ortasında erzincan ağlar...
o ağlamasın da kimler ağlasın...
kar yağar lapa lapa
tipidir gelir geçer...
yan yana sırtüstü yatan ölüler
akşam olur tandıramaz
ateşini yandıramaz...
ses edip geceye beyaz taşından
kışlanın saati çaldı ikiyi.
ne çabuk, lahzada bitti yaşamak.
kimisi altı aylık,
kiminin sakalı ak,
kimi on üç, on dört yaşında;
kimi yola gidecek,
kimisi mektup bekler
yan yana sırtüstü yatan ölüler...
yayıkta yağ vardı, dövülemedi,
ak peynir torbaya koyulamadı,
hasret gitti ölüler
dünyaya doyulamadı...
uyanıp kaçamadılar,
kuş olup uçamadılar,
açıldı kuyular kimse inemez.
erzincan beygiri rahvandır amma
ölüler ata binemez
yan yana sırtüstü yatan ölüler..
kış aylarında dört tarafını çevreleyen dağlar sebebiyle adam boyu kara rağmen beklenen kadar soğuk olmayan, düşen ilk kar tanesiyle beraber uçuş seferlerinin iptali ile saç baş yoldurtan, bahar aylarında yeni açmış çiçek gibi insanı karşılayan, dünyanın hiç bir yeri bu kadar sessiz olamazı söyletmeyi başarmış doğuda sevilesi bir il.
kısa süreli iş ziyaretlerinde kalmak için ideal yer öğretmenevidir. yemek için ermerkez diye adlandırılan alışveriş merkezinin üst katı tercih edilebilir. piknik için doğru yer ekşisu civarıdır. yaklaşık bir saat uzaklıktaki şelalelere bahar aylarında gidilmesi hoştur. yeraltı çarşısında bakır eşyalar bulmak mümkündür.
çocukluğumu boynu bükük bırakıp, bir daha geri dönmemecesine terkettiğim şehir. her şey orada kaldı, sevdiklerim, sevinçlerim, hayallerim, her şeyimi gömdüm topraklarına. ruhum kaldı, belki de bedenimdi sadece o uğursuz otobüsle binlerce kilometre uzaklara gelen. kim bilir...
güzel, hoş bir şehir olduğu söylenen memleketimdir. hiç gidemedim. hatta dedem bile sadece bir kez gitmiş, pek kimseler kalmadı şimdi. milliyetçiliği ile bilinen topraklardır bir de.
dünyanın en büyük portresine ev sahipliği yapan şehirdir. şehrin dışındaki askeri alandaki tepelerden birine yapılan atatürk portresi ve imzası 1982'de darbe yönetimi tarafından yaptırılmış. topam 7500 metrekarelik bir alanda ve 1 ay gibi kısa bir sürede tamamlanmış. yapımında her gün 100 asker olmak üzere toplam 3000 asker çalışmış.
ağustostan ocak ayının ortasına kadar 5.5 ayımı burada geçirdim. dört bir yanınızı çevreleyen dağlar kimi zaman kendinizi gerçekten de bir zindanda hissettiriyor
yazın kavurucu bir sıcağı olmasına rağmen gölge olan yerler çok serin oluyor sonbaharda 25 dereceyi bulan sıcaklık farkları yaşanıyor. -buna alışmak zordu-
sonbaharda etraftaki dağların tepelerinde karı görmeye başlarsınız yavaş yavaş aşağılara ve sonunda şehre iner. -1 ay içinde istanbulda 26 sene boyunca gördüğümden fazla kar gördüm-
istanbuldan tanıdık olan tek şey madoydu erzincanda. yapacak pek bişey yok
ermerkez alışveriş merkezinde bilardo, sinema ve yemek için ayla ablanın yeri, çarşıda kebap yemek için kebabistan, ekşisudaki mesire alanı, çay için barış manço parkı...
hayatımda gördüğüm en kötü şehir.toprağı çorak ve bereketsiz,şehir merkezi oldukça sıkıcı bir şehir.eğer işiniz yoksa kesinlikle gidilip görülesi bir yer değil haberiniz ola.