devrimden sonra küba ekonomi bakanı olan, birkaç yıl sonra sıkılıp bolivyadaki direniş hareketine katılmak için bu ülkeye giden, burda yakalanıp öldürülen efsane. bolivyada öldürecek kişinin tetiği çekmeye cesareti yetmediği için başka birinin gelip vurduğu, bu askerin de uzun süre beklediğini görünce vurması için onu cesaretlendirici şeyler söyleyen büyük insan.
arjantinlidir. tıp öğretimini tamamladıktan sonra güney amerika kıtasını motosikletle gezmiştir *. arjantinden meksikaya kadar gitmiştir. bu gezilerinin toplandığı iki kitap vardır.
'gerçekçi olalım, imkansızı isteyelim' demiştir ve bolivya'da imkansizi gerçekleştirmek isterken öldürülmüştür. * gerçek adı 'teniente ernesto guevara' ki ailesi küçükken onu 'tete' diye çağırırmış. gerçek isminde 'che' kesinlikle bulunmamaktadır, 'che' lakabı daha sonradan 'nico lopez' tarafından kendisne takılmıştır. asıl mesleği doktorluktur.
(bkz. jean cormier)
(bkz. ölüm nereden nasıl gelirse gelsin)
üniversiteyi bitirdikten sonra bisikletten bozma motoruyla güney amerika'yı gezmiş, maden işçilerinin kötü yaşam koşullarını görünce küba'ya devrime katılmaya gitmiştir. goethe ve schiller hayranıdır. astım hastası olması onu ölüme hazırlayan bir unsur olmuştur. anlatmakla bitmeyecek sonsuz bir adamdır.
kişilikli , onurlu , adalet isteyen vatansever devrimci.
seneler boyu cehaletinin farkına varamamış götü boklu çocuk nidası ile deli danalar gibi koşarak gelen edit: milliyetçi değil vatansever de değil, amerika kıtasını pkk'lılar gibi bölen bir nihilist komünist tohumu, bunu bildikten sonra ne gerek var başka bir şey öğrenmeye ? içimiz rahat, oh ne güzel...
iyi niyetli bir manyak. manyak olmayan insan, sadece idealleri uğruna paşalar gibi yaşadığı ülkesinden ezilen, köpekler gibi çalışıp ölüm sınırında yaşayan insanlara yardım etmek uğruna ölüme gitmez. iradesi kesinlikle çok güçlüdür, granma'da yedi gün aç kalmış, çok ağır astım krizleri geçirmiş, ancak gıkını çıkarmadan mühimmatı taşımıştır çıkartmada. ayrıca çok da mütevazi bir kişiliktir, anılarında ve günlüklerinde asla savaş sırasında yaptığı kahramalık olarak geçen manyaklıklardan bahsetmez. her yaptığı örnek alınmaması gerekir kanımca, zira çok kötü planlarla çok zor şeyleri denemiş, tamamen şansı eseri uzun süre postu deldirmemiş ve devrimi yapmıştır. fidel* gibi daha planlı davranmak her zaman daha iyidir, hem diğer insanlar, hem kişi açısından. bu arada benim de manyak olasım geliyor ara sıra, ama gel gör ki yemiyor...
yaptığı devrimin nedenini ve dayandığı fikri " babasından bir dönümlük arazi kalan birinin o bir dönümlük araziyi almak için buraya gelip de hiçbirşeyi olmayan ve toprağını almak istediği için bu adamı öldürmek isteyen bir köylü tarafından öldürülmeyeceğini bekleyemezsiniz " diyerek özetlemiş aktivist. bu konuda toprak işleyenindir demiş ve tarım reformuyla bunu uygulamış, büyük toprak sahiplerinin* elinden topraklarını alıp köle gibi çalıştırdığı campinesolara vermiştir. devrimden sonraki 5 yıl boyunca ekonomi bakanı olmuş, ama bu konudaki tecrübesizliğinden dolayı birçok hata yapmış, ekonomiyi iyi yönetememiştir. ancak buna rağmen yaptıklarının farkındadır: "devrimler hızlı gerçekleşen ve koşulları değişen radikal toplumsal dönüşümlerdir. ayrıntıları asla ve büyük bir ihtimalle önceden fark edilemez ve bilimsel olarak önceden fark edilemez. devrimler, toplumsal mücadele içindeki insanların bir ürünüdürler ve asla mükemmel değildirler. bizimki de mükemmel değildi. hatalar yapıldı ve bu hataların bazıları çok pahalıya mal oldu." ayrıca anti-emperyalizmini de birleşmiş milletler ticaret ve gelişim konferansında çok açıkça dile getirmiştir: " şu anda insanlığın sorunlaır için yegane çözümün gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş kapitalist ülkeler tarafından sömürülmelerine tamamen son vermek olduğunu anlıyor ve bunu açıkça ifade ediyoruz. " uyguladığı taktiğin* nedenini ise peru'daki devrimle ilgili konuşurken şöyle açıklamıştır: " seçimle birazcık ilerleme sağlarsın; birkaç kongre temsilcisi, bir senatör ve dört belediye elde edersin, büyük bir halk gösterisi silahla dağıtılır, on grevden biri başarılı olur, bir adım ileri gidilir, bir adım geri... halkın enerjisini boşa harcamak niye? " küba'ya veda ederken söylediklerinde ise hayatını ve fikirlerini özetlemiştir neredeyse: "proleter enternasyonalizm bir görev, ama aynı zamanda da devrimci bir ihtiyaç... özverimiz vicdanidir, inşa ettiğimiz özgürlüğün bedelini ödemek için hissemize düşen bir pay. " neticede büyük bir çoğunluğun farkında olduğu, ama sadece birkaç erdemli insanın dile getirdiği sömürü düzenini kısmen yıkmış, kral çıplak demiş bir insandır.
öldürülmesi hikayesi çok acıklı olan insan. yuro koyağındaki çatışmadan sonra yakalandığında hiç direnmemiş, kendisinin kemeriyle ellerini arkadan bağlamak isteyen bolivya askerine "gerek yok, yenildik." demiştir. ayrıca başında duran askerlere sigara ikram etmiş, komutanları olmadığı zamalarda sohbet etmiş, onlara neden devrim yapmak istediğini anlatmıştır. bir kasaba okuluna yaralı bir şekilde hapsedilmiş, kanamasını durdurmak ve ağrılarını dindirmek için aspirin verilmiştir sadece. kendisini öldürmeye gelen çavuş, "beni öldürmeye geldin." demesi karşısında kapıya doğru yönelmiş, che "altı üstü bir adam öldüreceksin" demesi karşısında arkasını dönerek rasgele bir şarjör mermi boşaltabilmiştir che'nin üzerine. tam 10 mermi isabet etmiştir che'ye, ikisi bacağına, ikisi köprücük kemiğine, bir tanesi boynuna, geri kalanlar ise akciğerlerine. che öldükten sonra birçok asker gelip cesedine ateş etmiş, hıncını ancak cesedinden çıkarabilmiştir. bu askerlerin che'yi öldürmek için gönüllü olmaması da gariptir. burdan sonra bir hastaneye götürülen ceset, orada otopsiye alınmış, rapora akciğerlerindeki iç kanamadan dolayı öldüğü yazılmıştır. ayrıca bolivyalı yetkililer kimlik tespiti yapmak ve bir an önce cesetten kurtulmak için ellerini kesip muhafaza etmiş, bir de yüzünün maskesini alıp vahşice cesedin yüzünü parçalamışlardır. hemen sonrasında tamayo ve chang gibi arkadaşlarıyla birlikte yeni yapılmakta olan havaalanı inşaatı kenarındaki bir çukura atılmış, üstü farkedilmeyecek şekilde örtülmüştür. kendisini öldüren bolivya hükümetinin ise o havaalanını daha sonra tarihi alan ilan edip turist çekmeye çalışması ise kapitalizmin ikiyüzlülüğünü göstermektedir açıkça. ölümünden sonra bütün eşyaları fahiş fiyatlara açık artırma şirketleri tarafından satılmıştır. tek alınmayan eşyası ise ayaklarındaki botları kaybolduktan sonra yaptığı birkaç deri parçasıyla bağlanmış olan kumaş parçasından ibaret sandaletleridir. miras olarak sadece rolex saatini halkına bırakmıştır. seneler sonra öldüğü kasabanın halkı tarafından putlaştırılmış, azizlik seviyesine kadar yükseltilmiştir. che'nin öldürülmesine bulaşmış bütün bolivyalı askerler ise bir şekilde ölmüştür. kimisi kaza kurşununa kurban gitmiş, kimisi tek atımlık militer grupların kurbanı olmuştur. bolivya hükümeti uzun bir süre ölüm tarihini 8 ekim 1967 olarak söylemiş ve che'nin çatışmada öldüğünü söylemiş, ancak uzun yıllar sonra itirafçı olan bolivyalı yetkililer 9 ekim'de öldüğünü itiraf etmişlerdir. uzun bir süre ölüm yıldönümünün 8 ekim olarak anılması bu amerikan propagandası yüzündendir.
sanayi bakanı olarak çalışırken sıkça ofisinden sıkılan, işçileri morallendirmek için gönüllü olarak tonlarca şeker kesen insan. en büyük hobisi satranç oynamaktır. pinar del rio'da amerikan saldırısını püskürtürken boş vakitlerinde askerlerle sıkça satranç oynamıştır.