yapılıp yapılmadığı bir yana, tartışmaları dahi mide bulandıran bir hadise.
ermenilerin "bize katliam yapıldı" diye ortalığa düşmeleri aslında pek de yeni olmamakla beraber ekseriyetle son yıllarda türkiye'nin avrupa birliği'ne karşı "bizi al valla sana kucak dansı bile yaparız" zihniyetini benimsemesi ve abd'nin ortadoğu'da başka başka topraklarda üs kurabilme özgürlüğü sonucu türkiye'nin elinin uluslararası arenada iyiden iyiye zayıflamasıyla ayyuka çıktı.
zaman içerisinde bu tartışmanın tarafları konunun tarihçiler tarafından irdelenmesi gerektiği fikrini benimserken nedense "katliam yapıldı" diyen taraf bu hususta fazla hevesli görünmemektedir. yapılan onca panele, düzenlenen onca sempozyuma sırf "güvenlik yetersiz "bahanesiyle katılmayan bu güruh katliam yapıldı ise dahi bunun bir tarafı olmaktan aciz bir tutum sergilemektedirler.
açıkça söyleyeyim: eğer benim atalarım katledilseydi ya hiç sesimi çıkarmaz oturur
*, ya da aslanlar gibi dünyanın her yerinde ve her koşulda bunu söyler ve arkasından dururdum. üstelik linç girişimlerinden de korkmaz, başım dik alnım açık konuşur, gerekirse kelleyi koltuğumun altına alır tüm panellere ve sempozyumlara katılıp tezlerimi savunurdum.
ermeniler katledildi ise dahi bugün bu tezi savunanların köşe bucak kaçması, tezlerinin hiç de inandırıcı olmadığını gösteriyor. ancak ki "ne desek kâr" diyen, lafı atıp uzağa kaçan, "bok at izi kalsın" diyen zihniyete sahip, elinde yeterince delil olmayan birileri böyle yapabilir.
eğer bu katliam yapıldı ise bunların atalarının mezarlarında kemikleri ters dönüyordur. bunlar mı soracak bunun hesabını? peh!