belki ilginizi çeker
  1. · bazı kadınların uzatılan eli tutmaması
  2. · erkeklerle tokatlaşmayan kadın
  3. · erkeklere selam vermeyen kadın
gündem
  1. · beşiktaş
  2. · kedi keserek internette yayınlayan kız
  3. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  4. · ugg
  5. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  6. · prison brake
  7. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  8. · a place for my head
  9. · filmlerdeki aşka özenmek

erkeklerle tokalaşmayan kadın  

 sayfa  / 3
  1. aklı sıra inancının gereğini yerine getirdiğini sanan çağdışı zihniyetin temsilcisi. evet evladım bildin aynı zamanda başörtüsünü siyasal simge olarak da kullanır...
    (börü budun, 26.03.2008 00:51)
  2. sikime kadar yolu var şeklinde tamamlanabilir

    eksi bombardımanı üzerine edit: laik ve çağdaş türkiye cumhuriyeti'nde kadınların kazanılmış tüm haklarını hiçe sayarak onu köleleştirmeye çalışan karanlık zihniyetin sikime kadar yolu var. bunu eksiliyorsanız sizinde yolunuz açık olsun...
    (safsata, 26.03.2008 00:54 ~ 01:05)
  3. bir taraftan anlamadığım bir taraftan anladığım kadındır. ya amına koyayım o erkekleri ben görüyorum tuvaletlerde işeyip işeyip ellerini yıkamıyorlar. benim bile sıkasım gelmiyor ellerini.
    (hplovecraft, 26.03.2008 00:59)
  4. (quasi magistra, 26.03.2008 01:04)
  5. (azwepsa, 26.03.2008 01:06)
  6. gördüğüm kadarıyla bu radikal hareketlerine paralel olarak bir de bıyık bırakanları vardır ki sonuçları gerçekten korkunçtur. (bkz: bıyıklı teyze) her ne kadar yaşlı da olsa kocasından daha bıyıklı bir kadın her koşulda dehşet saçar. tabi bıyık her zaman için türbandan daha etkili bir çözümdür, o ayrı.
    (anidenbelirenanlamsızgüdüler, 26.03.2008 01:10)
  7. kendine göre nedenleri olan kadındır. oturup dinleyip, yazılanları okuyup nedenleri anlaşılabilir. eylemini ahlaki ya da sıhhi nedenlerle gerçekleştirebilir ya da gerçekleştirmeyebilir.

    şimdi gelelim bu kendini çağdaş sanan, çağdaş kelimesinden milyonlarca insanı nefret ettiren ve hemen hemen hiçbir şeyden anlamayan adına kemalist dedikleri bu güruha. yahu siz nesiniz, kimsiniz? kendi hastalıklı düşüncelerinizi-davranışlarınızı insanlara tüfek zoruyla kabul ettiremeyince niye çılgına dönüyorsunuz? bu güne kadar -ilerleme adına yaptıklarınız da dahil olmak üzere- hangi hareketiniz bir baskı unsuru içermedi, hangisi gönüllükle yapıldı?

    siz dendiğinde akla gelen ilk şey askerse bi oturup düşünün ne kadar baskı kurmuşsunuz bu toprakların sahibi insanların üzerinde.

    "21. yy anadolu uygarlıklarında çağdaş kelimesinin hakaret anlamına geldiğini biliyor muydunuz?" 23 nisan 2231 - national geographic channel
    (fen liselim, 26.03.2008 01:32)
  8. eğer tokalaşırsa karşı tarafın onu s.kmeyi düşüneceğini sanan sıkmabaştır.
    (servet çetin in sümüğü, 26.03.2008 01:56)
  9. şafi mezhebinden olma ihtimali yüksektir.
    (banker bilo, 26.03.2008 02:17)
  10. "bir kadın benimle tokalaşmıyorsa ancak bana sapık gözüyle baktığı içindir" zeka seviyesinden öteye geçemeyen algısızların anlayamayacağı kadındır. dini inancını yerine getiriyordur.
    (fen liselim, 26.03.2008 02:23)
  11. kendi seçimidir. gelenekleri, aile yapısı, sosyal çevresi veya bilinçli olarak erkekleri iğrenç bulması filan gibi nedenlerden kaynaklanan bir seçim olabilir. kendince inancının bir parçası olarak erkeklerle tokalaşmıyor olabilir. çağımızda kadın ve erkek aynı ortamlarda, çoğu zaman aynı işlerde çalışıyorlar. bu durumda erkekle tokalaşmamayı seçen kadın toplum içinde konumunu da seçiyordur aynı zamanda.
    (hayvanat bahçesinde kuş olsam, 26.03.2008 02:50)
  12. islam'ın emrini yerine getiren kadın olabilir. şafi mezhebinin kurucusu imam şafi kadın ve erkek arasındaki fiziksel temasın (elini tutmak, omuz omuza mücadele, vs.) erkeğin abdestini bozan bir unsur olduğunu söyler. diğer bir mezheb kurucusu imam ebu hanife ise bu durumun abdesti bozmadığını belirtir. şafiler imam şafi'ye, hanefiler imam ebu hanife'ye uyar. ancak bir şafi yerine göre imam ebu hanife'nin fetvasını tercih edebilir ya da bir hanefi imam şafi'nin fetvasını tercih edebilir. tabii bu tercih keyfi bir tercih değil, kalbiyle başbaşa kalıp "bu daha güzeldir" şeklinde yaptığı tercihtir. farkındaysanız "kalbiyle" diyorum. çünkü din zaten kalbi bir mefhum bilindiği üzere. akılla açıklanan az ya da çok yönü olsa da işin son noktası kalptir: inanmak ya da inanmamak, tercih. konuya döneyim. benim bir hanefi olarak imam şafi'yi tercih ettiğim bir mevzudur, bu (inanç anlamında söylüyorum, yaşamak anlamında değil). yine tabii bütün bu söylediklerim müslüman olanlar için geçerli bir açıklamadır. müslüman olanlar için sadece bir açıklamadır, literatür bilgisidir, yönlendirme değildir (kendimin uymadığı bir emirdir, allah affetsin, bu halde kimseyi yönlendirmem de beklenmez sanırım). peki geleyim müslüman olmayanlara; "çok da umurumdaydı" deyip geçebilirler. "saçmalık" deyip geçebilirler. "yazık, üzüldüm, koyun gibi bir şey bunlar" deyip geçebilirler. "ben tokalaşmamasını saygısızlık olarak yormuştum, meğer inancı gereğiymiş" deyip geçebilirler. ya da geçmeyip böyle bir emir neden varmış diye açıp ilmihal devirebilirler, sonunda ya bu "saçmalığı" ortaya koyarlar ya da bu "inanca" eşlik ederler, ama kesinlikle ve kesinlikle saygı duyarlar çünkü o konuda kafa yormuşlardır, araştırmışlardır, bunlar bir hiç için değildir. peki müslüman olup da "ben tanımam şafi'yi de hanefi'yi de, kabul de etmem böyle saçmalığı" diyen bir insana ise "kalp" derim, inanç kalpdedir, "müslümanım desen de kalbine emin olup olmadığını sorabilirsin" derim. ve son olarak "imam şafi'yi de bilirim ebu hanife'yi de fakat ben ikisinden de iyi bilirim bu işleri" diyen insan için ise sözüm yoktur. muhtemelen kendisi kütüphaneler dolusu okumuştur, hatta sadece imam şafi hakkında avrupalıların yazdığı yüzbin kitabı da okumuştur. bu üstad kendi fetvalarını yazar, ardından da milyonları sürükleyip gider zaten, gider ama nereye gider. allah bilir.
    (ageylan, 26.03.2008 03:33)
  13. kendine göre hayata dair doğrular edinmiş, iyi yada kötü bir fikri olan insandır. bir yaşam şekli vardır ve bu yaşam şekline uygun yaşar. eleştirmek yersizdir. saygı duymak gerekir.
    (perception, 26.03.2008 03:48)
  14. tokalaşıp tokalaşmamasından ziyade nedeni mantıklı gelmeyen durumdur.
    yani şimdi bir erkekle tokalaştık diye o günahtan bu günaha mı koştuk ?
    gerçekten olabilir mi böyle birşey ?
    bu halde bir kadınla bir erkek tokalaşması günah ise, iki erkek de tokalaşmasın efendim, onlarınki de günah, o hepten günah. ötekinde bir erkek vardı, burada iki oldular. artık siz düşünün..
    hele iki kadının tokalaşması, bir felaket olsa gerek ?
    vakti zamanında insanlar birbirleriyle tanıştıklarında veya karşılıklı oturup bir konuşmaya başlayacakları zaman ilk karşılaşmalarında simgesel olarak bir eylem düşünmüşler. ne yapmışlar, birbirlerini ilk gördüklerine el sallamamışlar. tokalaşmaya başlamışlar. bunun üzerine bu hareket yayılmış da yayılmış. insanlar bir konuda mutabakata vardıklarında tokalaşmış, tanıştıklarında tokalaşmış, bir görüşme son bulduğunda tokalaşmış.
    tokalaşmak, sabah bir tanıdık görünce 'günaydın' demekten neden farklı olsun ?
    insanları birbirlerinden uzaklaştırıyorlar. kadın- erkek ayrılıyor.fakat bunun sonu yok . madem öyle, zaman bir erkek bir kadınla konuşmasın. birbirlerinin seslerini duyarlar, erkek etkilenir.
    aman diyelim...
    (pitipiti, 26.03.2008 04:03)
  15. bugün elini veren yarın götünü verir mantığıyla hareket eden insansı tip.
    (magarsus, 26.03.2008 07:37)
  16. tokalaşmak isteyen abinin hanımının kimseyle tokalaşmayan namuslu bir hatun olduğunu biliyordur da, mesaj vermek istiyordur. yahut abinin elleri ıslaktır, terlidir ya da kadının elleri soğanlıdır, sabunludur, yağlıdır, mürekkeplidir, fondoten kalıntılıdır vs.
    (heidi, 26.03.2008 08:08 ~ 08:52)
  17. kişisel tercihini yerine getiren kadındır. erkek versiyonu da vardır. kimsenin özel hayatı başkasını alakadar etmemektedir. isteyen scientology tarikatine girsin, isteyen amish olsun, isteyen de ...
    nokta.
    (anka, 26.03.2008 09:55 ~ 11:36)
  18. kendi bileceği iştir.

    kadının bir sıkmabaş olduğu açıkça görülmekte. e otomatikmen yobazdır da. tüm bunların doğal bir sonucu olarak da bu kadın sizin kendisini düzmeye kalkacağınızdan huylanacaktır. sonuçta kaçınılmaz olan gerçekleşecek ve o kıymetli eliniz havada kalacaktır. toplumumuzda elinizi havada bırakmayacak ve işitahla sıkabilecek bunca kadın varken siz tutup o eli sıkmabaşın tekine uzatırsanız olacağı budur.

    öte yandan siz biliyorsunuz ki elinizi uzattığınızda bu küçük beyinli sıkmabaş kendisini düzeceğiniz şeklinde bir algıya sahip. peki bunu bile bile siz niye ısrarla elinizi uzatmaya devam ediyorsunuz? yoksa siz gerçekten bişeyler mi ima ediyorsunuz?
    yaaa kadın elini vermemekte haklıymış değil mi?

    belki de bu kadın elini uzatıp kendisinde bulunan yobazlık virüsünü size bulaştırmak istemiyordur.

    ya da bu kadın asosyal kişilik bozukluğu olan bir akıl hastasıdır.

    belki de sebep bunlardan hiçbiri değildir. belki de müslüman bir toplumda yaşayan bu kadının dini bir takım hassasiyetleri vardır. sizi aşağılamak, hakaret etmek aklının ucundan bile geçmemiş elinizin havada kalışına en çok o üzülmüştür.

    ama bu son yazdığım düşük bir ihtimal tabi.
    (emigrant, 26.03.2008 09:55)
  19. en aciz duyguların insanıdır.
    (kubrick, 26.03.2008 10:30)
  20. bir de erkeklere bakmayan kadın vardır. selam vermezler; mazallah cehennemde cayır cayır yanarlar. başları önde yürürler yüzünüze bakmadan zira başları ne kadar eğikse memeleri de o kadar diktir.

    (bkz: aklı fikri cinsellikte olan insan modeli)
    (kubrick, 26.03.2008 10:32)
  21. (kubrick, 26.03.2008 10:37 ~ 10:38)
  22. tamamen kişisel tercihi olan kadındır.
    (kopekbaliginingozundekibugu, 26.03.2008 10:45)
  23. zihin evrimi seceresinde aydınlanma çağının 400 yıl gerisinde olan güruh.
    (kubrick, 26.03.2008 10:46)
  24. erkeklere ve/veya kendine güvenmeyen kadındır.
    (arapbebek, 26.03.2008 11:18)
  25. kendine göre gerekçeleri olan kadındır. sıkmamak istiyor olabilir. namusunun/abdestinin bozulacağını düşünüyordur. her ne kadar bize mantıksız gelmekteyse de saygı duymak lazım, onun görüşüdür.
    ama yine de, yine konuyla hiç alakası olmayan bir fıkra yazmadan edemeyeceğim:
    bektaşinin biri her nasılsa camiye namaza gitmiş, namaz esnasında da zart diye salmış afedersiniz. namazdan sonra hoca gelmiş yanına:
    - senin, demiş, namazın geçersizdir.
    bektaşi de:
    - o niye o?, diye sormuş
    - e osurdun, abdestin bozuldu
    - abdestsiz olmuyor mu namaz?
    - olmaz, abdest namazın temel direğidir
    bunun üzerine bektaşi hocanın suratına şöyle bir bakmış:
    - bre hoca efendi, demiş, bu ne biçim temel direktir ki bir osurukta yıkılır?
    edit: teşbihte hata olmaz, ben de biliyorum abdestsiz namaz olmayacağını merak etmeyin.
    (heathcliff, 26.03.2008 11:20 ~ 11:22)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil