bu erkek milleti vallahi pek bi acaip.. hangi maçta kim kaç tane gol atmış. kim kime kafa çakmış, kimin eli kimin şortunu tutmuş falan tarihiyle beraber pek bi anımsıyorlar da, iş evlilik yıl dönümüne, doğum gününe, sevgililer gününe falan gelince nedense çok da unutkan oluyorlar.
hayır şimdi cidden hafızanız bukadar kuvvetliyse neden unutkan ayağına yatıyorsunuz ki?
valla ne yazık ki ben bu tez karşısında, "kaza" diyemiyorum.
henüz football manager oynayan birisiyle karşılaşmamış, dolayısıyla english conference , italian serie c/2 gibi liglerde oynayan en az 6-7 takımı kadrolarıyla bilen, rushden & diamonds, leyton orient, recreativo, ternana dediğiniz zaman heyecanlanabilen ve lazio takımının 1999 senesindeki fiyoterapistini ismiyle hatırlayan insanlarla tanışıklığı olmamış bir bayan için son derece şaşırılabilecek bir olay.halbuki maç hatırlamakta ne var. ben mesela juventus'un cm 2001-2002'deki doktorunun arjantinli ve yaşlı bir adam olduğunu bile hatırlıyorum.
ben bile korkuyorum bazen bu hafızadan.
edit: evet, dün ne yediğimi hatırlamakta zorlanmış olabilirim ama hatırladım sonuçta. ayrıca mesela yılbaşını ve sevgililer gününü hiç unutmadım şimdiye kadar.
kızların sinir olmasına sebebiyet veren bir eylemdir.ulan bide benle ilk tanışığın ,ilk öpüştüğümüz ,ilk kez.... hatırla diye sitem yağdırır...
(bkz: hatunların çıldırma nedenleri)
çok komik bir şekilde bir pırlanta reklamında karşılaştığım cümlecik...
reklam şirketleri acaba bizim sözlüğü falan okuyup da mı script hazırlıyor?
eğer öyleyse ilk giri bana ait olduğu için benim pay almam gerekir mi? yahut, wondrous mu acaba bundan karlı çıkacak?
kadınların da sevgilileriyle birlikte yaptıkları şeyleri günü, saati ve hatta üzerinde hangi kıyafet olduğu gibi ayrıntılarla hatırlamasına eşdeğer durumdur.
erkekler üzerine yaftaladığımız bir başka durum daha.. eğer bir kitabın ilk basım tarihini son baskısının ne kadar sattığını bilseydi o zaman dünyanın en ulu şahane erkeği olacaktı.. futbol bütün dünyada en çok takip edilen bir spordur, bunu unutmamak gerekir.. ve her insan dişi ya da er farketmez sevdiği şeylere daha çok zaman ayırır.. ilk öptüğün tarih, son baktığın tarih bunlar bir ilişkiye ne kadar önem verdiğimizi belirtmez.. sevgililer günü mü, boş ver canım onu..
unutulmaz maçlar için olmazsa olmaz bir erkek beyni eylemidir bu.gayet doğal bir tepkidir.
düşünün ki 26 mayıs 1999 manchester united bayern münih maçı ya da euro 2000 yarı finalindeki hollanda-italya maçı.bayern munich'in göt oluşunu;italya'nın 30.dakikadan sonra uzatmalar dâhil 10 kişi bitirdiği ve 0-0 skorla biten gelmiş geçmiş en güzel maçı gören bu gözler,hafıza kaybı geçirse insanoğlu yine de "şşşşş" der,hatırlatır.onların da kendi hafızaları vardır;çok geçmez her önemli maç arefesinde mutlaka hatırlatır "lan sen 8 sene evvel şu maçı seyrettin,şimdi bu sana zevk verecek mi?" diye.
gayet doğal bir olaydır.çünkü çoğu erkeğin tutkusu futboldur ve doğal olarak bu sporla sürekli ilgilenirler tıpkı çoğu kadının makyaj mazemelerine ayırdıkları zaman gibi bir şeydir.
fakat böyle bir hafızası olan bir erkeğin özel günleri, ilk opüşmesini, sevgililer gününü sürekli unuttuğu genellemesi yanlış ve haksızdır.
- hatırlar mısın 1993 te recep'in sol kanattan yaptığı ortaya kemal manyak bir vole vurmuştuda top sol çataldan dönmüştü.
+ lan onu bırakta dün akşam ne yedik biz ya?
- ne bilim lan. yaşlanmaya başladık heralde. hafızam eskisi gibi değil artık.
+ benimde öyle ya.
- nese boşver. kemal bide 94 te aynı voleyi trabzon maçında vurmuştuda yine gol olmamıitı. ama o maçı 4-3 almıştık.
+ çok sağlam maçtı ama o. takım 23 te 12 kaleyi bulan şut ortalamasıyla oynamıştı. trabzon da çok iyi oynamıştı.
- evet ama maçın hakemi 43 dakikada umut' a kırmızı kart göstermemiş olsaydı çok farklı kazanırdık biz o maçı.
+ öyle tabi. ya bu arada bizim bugünkü sınav saat kaçtaydı?
- hiç hatırlamıyorum vallahi. unutkanlık işte.
kıskandığım eylem.
efendim ben de antrenmanlar hariç takımımın her maçını izler kadrosundaki adamları soyuna sopuna kadar bilir önemli pozisyonları hatrımda tutmaya çalışırım. ama bir süre sonra hatta kısa bir süre sonra unutuluyor bunlar. yani biz kadınlar için böyle en azından. ne bileyim erkek beyni farklı mı çalışıyor bu konuda saatlerce düşünsem geçen seneki galatasaray-psv maçında iliçin attığı golü gözümde canlandıramam.ya da bu sene galatasaray-helsinborg maçındaki nondanın attığı her hangi bi golü. olmuyo yani. ama farkettim ki benim de te çocukluğumdan beri unutamadığım goller var haginin gollerini unutamıyorum mesela bi de ümitin ilk yarı kasımpaşaya attığı rövaşata. sonra farkettim ki erkekler için her pozisyon en az o kadar önemli. hatta maçlardaki değil pes teki winning elevendaki... başka bi sebebi varsa da bilemiyorum. çok mağdurum sözlük felaket imreniyorum.
gayet takdire şayan bir durumdur. haa tabi er kişi bu olayı çok da abartmasa iyidir. ama düşünsenize galatasaray'ın avrupa'yı dize getirdiği maçlar ile ilgili her şeyi takır takır sayan bir adamı... ben düşünüyorum gayet şahane!
ilgi alanları ile alakalı bir durumdur. futbolda taraftarlık duygusu, ya da taraf olma kişiden kişiye göre değişir. kimi insan takımının oynadığı maçın skorunu pazartesi gazeteden öğrenir, kimisi ise maçtan 3-5 gün önce (maçın önemine göre artık) kampa girer. takımdaşlarıyla maçın kritiğini yapar, kim sakat, kim cezalı, takım sahaya nasıl çıkmalı, nasıl oynamalı üzerine kafa patlatır. takımı maçı kaybeder üzüntüden hastalanıp yataklara düşer. elbette ki bu türden olan taraftarların veya futbolu manyaklık derecesinde seven insanların o maçı yıllar sonra neredeyse dakikası dakikasına hatırlamaları doğaldır.
bu anlattıklarımız büyük bir yüzdeyle erkekler için geçerli olan durumdur. bayanlarda bu durum pek görülmez veya şöyle söyleyelim ben hiç görmedim. ilgi alanlarıyla alakalı bir durumdur demiştik. bayanların da erkekler kadar olayları tüm enstantaneleriyle hatırlama gibi meziyetleri vardır. misal bir davette erkek milleti için insanların o gece ne giydikleri önemli olmazken, bayanlar için davet günler öncesinden hummalı çalışmalarla başlar. bir hazırlık, bir hazırlık o biçim. ayrıca davet bittikten sonra ertesi gün veya bir hafta boyunca geyiklerinin döndüğüne şahit olmuşluğum vardır.
-ayyy! nalan ne rüküştü o gece, ne biçim elbiseydi o?
+ evet ya ayakkabılarıyla hiç uyum sağlamamış.
-ya neclayla melahat'e ne demeli pişti olmuşlar ayol.
+ayyy! evet nasıl da birbirlerinden kaçıyorlardı, yanyana durmamak için.
gibi nice enstantane. allahını seven söylesin bunun bir futbol maçını detayıyla hatırlamaktan ne farkı var.