erkeklrin kadınlardan sadece istemekle kaldıkları şeyler..
ey türk kadını
birinci vazifen bulaşık, çamaşır yıkamak ve kocana sahip çıkmaktır.
mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur.
kocan en kıymetli hazinendir.
seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek kaynanan,
kaynatan ve görümcelerin olabilir. birgün evliliğini kurtarmak
mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için bulaşık ve çamaşırı
düşünmeyeceksin.
bu durum elektriğin ve suyun kesildiği anda ortaya çıkabilir.
evliliğine tecavüz etmek isteyen kaynanan kaynatan ve
görümcelerin hayatta emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili
olabilirler.
kılıbık kocan zor bir ihtimal de olsa başka kadınlara göz dikmiş
olabilir.
aileniz fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
ey asil türk kadını ! işte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen
yuvanı kurtarmaktır.
anasının kuzusu olan kocanı adam etmek senin elindedir.
ihtiyaç duyduğun merdane dolabın sol üst köşesinde saklıdır.
versin ama veren hatun olmasın ile başlayan istekler topluluğu.
bu istekler evlilik öncesi ve evlilik sonrası olmak üzere ikiye ayrılır. e birazcık da adamına göre farklılık gösterir. ancak temelde aynı düşünce vardır hep, o da kadının erkeğin koluna takıp dolaştırmaktan gurur duyacağı kıvamda bir kadın olasını istemesidir. erkek kadının kendi için yaratılmış bi varlık olduğunu düşünür (hayattaki her şeyin kendileri için olduğunu düşündükleri gibi).
dünyanın var oluşundan beri varolagelen temel polemiklerden.bir dişi olarak yanıtlamak çok zor.ama bir erkek olsaydım saçlarımı şevkatle okşamasını isterdim sadece.
kredi kartını adam gibi kullansın, her taksitli ürüne beleş diye atlamasın( sakız çiğnemeyen bir kadına sakız 10 taksit deyin kutu kutu alır) ve dırdır yapmasın
bakımlı olsun,otursun pek sosyal olmasın,seksi olsun(olmayı da bilsin),iyi baksın çocuklara;kendini paralasın, sabah kalksın gözleme açsın,gecenin 3ünde adam arkadaşlarıyla demlenirkene "çiküfte" deyince koşarak "çiküfte" yoğurmaya başlasın,fazla konuşmasın,çok aptal olmasın ama dikbaşlı ya da,haşa güçlü olmasın,her zaman hafif muhtaç olsun,saf olsun,dünyada başka erkeklerin de var olduğunu aklına getirmeyecek kadar salak olsun,evi çekip çevirsin,akşam hep evde olsun...
niye bu kadar acımasızslık. cidden anlayamıyorum. bayanların saçını uzatmasını tercih edersiniz, kurutması yıllar alsın her banyo çıkışında, şampuan, saç kremi, toka, tarak gibi destekleyici ürünlere onlarca para versin, buluşmaya yetişemeyeceğim diye kurutmadığı her seferde 2 kutu antibiyotik tüketip hem bağırsakların dengesini bozsun hem de umumi yerlerde tuvalete girme zorunluluğu varsa çoğunlukla mantar kapsın, kendi pisliğinden değil vücutta o bölgede yaşayan baskın ve iyi huylu bakterilerin antibiyotikle katliamı sonucu kötü huylu baskın türlere hazır ev olmasından dolayı. bacakları, kol altları, bikini bölgesi, bıyığı, sakalı, kolu, göbeği, poposu, göğüsleri kılsız olsun istersiniz. bazı insanlar şanslıdır sayılan bölgelerin bazılarında hiç denecek kadar az yada güçsüz kılları vardır. bu kadar şanslı olmayanların ise tam bir kılsızlık durumu için ayda 120 ytl den başlayan paralar vermesi gerekir. bu paraya sahip değilse kendi işini kendi görmeye çalışır. bu tür durumlarda yalnız kalabileceği bir odaya ihtiyacı varıdr; yani yurtta yaşıyorsa oda arkadaş(lar)ını odadan uzaklaştırabileceği bir anı bekler. evde baba, abi gibi erkek bireylerin olmadığı zamanları kollar. ağda bazen çok ısınır ilk yapıştırdığı yeri yakar. şanslıysa bu çok hassas bir bölge değildir. her koşulda çoğu bu durumla karşılaşan kişi yakış şeklini söylemekten kaçınır, hatta bir bölümü yandığını bile saklar. başka bir çözüm epilasyon aletidir. kılları tek tek söktüğü için işkenceyi uzatır, hep steril tutulması lazımdır ki vücutta farklı enfeksiyon riskleri oluşmasın kılsızlaştırılan bölge sivilce tarlasına dönmesin. lazer deseniz cidden büyük bir yatırımdır. elektirkli epilasyon da öyle. jilet, tüy dökücü krem kılların coşup her seferinde daha da şevkle çıkmasına neden olur. tüy sarartıcı kremler kılları temizlemez, saç boyası gibi çalışır, sadece kapatıcı rolü üstlenir, kapatıcıyla badanalanmış bir sivilce nasıl ki orda var olmaya devam ediyorsa kıllarda varlıklarını sürdürür. tüyleri güçsüzleştiren kremler. tamamiyle deriden emilim yoluyla kullanılan kimyasal yöntemlerdir. başarı çok uzun soluklu bir hedeftir. alınan kimyasal madde karaciğeri yorup sorun çıkarmaz, vücut alerjik etki göstermezse bu yöntemle 2-3 yılda istenilen sonuca ulaşılır. (tabi bu arada tavlanmaya çalışılan er kişi mazinin derinliklerinde yeni kızlarımızla kanat çırpıyordur.) elleri çocuk ellerine benzememeli, kilo sorunu olmamalıdır. manikürdür, ojedir uğraşır durur. bir sürdüğü oje rengi ertesi günkü kıyafete uymaz yine uğraşır. çikolatayı sever; ama asla çılgınca çikolata yiyemez gönül rahatlığıyla. kilosunun alıp başını yürümemesi lazımdır, yoksa hipopotam muamelesi görür, aşağılanır, hoşlandığı erkekler arkadaşlarından hoşlanır, biriyle flört etmesi için normal çabanın yüzlerce kat üstünde çaba harcaması gerekir, bir kıyafet mağzasına girdiğinde onlara alınabilecek kıyafetler değil müzede sergilenen eşyalar gibi bakar, çünkü içine giremez. kendi bedenine göre kıyafetler olan mağazalara gider kendini 50 yaşında görür aynanın karşısında; çünkü zayıftır yaşadığı ülke kızları onun dışında genç bir bayan yoktur ki o ülkede gençlere büyük beden kıyafet diksinler. yazlardan nefret eder kızlar. paranın kılsızlaşmaya harcandığı, yemek yeme zevkinin en aza indirildiği, süt gibi bir tenle ortalarda dolaşınca kendini gergin hissettiği zamanlardır bu sıcak günler. aslında askılı bluzlar, diz üstü etekler mümkün olduğunca hafif ve terletmeyen giysiler giyilmek istenir; ama çoğunlukla saklanacak bir şeyler vardır vücutta.
not: aslında devam edecek birçok daha kızgınlık var sırada. hem erkeklerin beklentileri, hem toplumun bakışı, hem de bayanların yaklaşımına dair. bunları yazmak için daha sağlam bir gün seçmeli yazar kişi. yoksa kıllı sivilceli şekilsiz hipopotam bedeni ile pek mesut olmadığını hatırlayabilir her an. özellikle kısa saçlı, göbekli, göğsü kıllı, kirli sakallı amcalarla çıkan uzun bakımlı saçları, sütun gibi bacakları, sütlü kahve tenleri, saklanacak yağ öbekleri olmayan bedenleri, vücutlarıyla orantılı göğüsleri olan taş gibi kızları gördükçe.
not 2: bu yazı kolu kıllı kızlar başlığıyla alevlenen gıcıklığımla başlamıştır. altında da nickim yerine "erkil isteklerle şekillenen dünyadan nefret eden anarşist ergen" yazılmasını istemişimdir. ergen miyim? cildiyeci abimize göre evet, hala sivilcelerim ergenlik kisvesi altına saklanmaya çalışıyor. acaba kilolarımı da aynı yolla yutturabilir miyim?
kendine not: bundan sonra yazmak için kenarda kalan konular: küfretmeyen kız istemeleri, kariyerde kendilerinden önde olmayan kız istemeleri, yaptıkları herşeyi yapabilen kız istememeleri, dırdır etmeyen kız istemeleri (bunu istemeleri değil dile getirme yöntemleri), kaçan kız istemeleri, kovalayan bir kız görünce listeden silmeleri, yurtta kalan kızlardan çöpçatanlık istemeleri (sanki kız yurtta değil genelevde yaşıyormuş gibi düdükleme isteği ve fantezilerin alevlenmesi), bağlanmayan kız istemeleri, kızın seni seviyorum demesini istememesi, geçmişle ilgili hataları olmayan kız istemeleri, geçmişle ilgili sorun çıkarmayan kız istemeleri...
güzel olsun , akıllı olsun ,hanımefendi olsun, zayıf olsun ama etine de dolgun olsun(olur mu ya demeyin var böyle garip talepleri), kıskanç olmasın, fazla konuşmasın, çok iyi yemek yapsın, hep güler yüzlü olsun, hiç başı ağrımasın,yorgun olmasın, bakire olsun ama aynı zaman da tecrübeli olsun( o nasıl oluyo demeyin oluyo heralde bir şekilde) ,anlayışlı olsun , futbolu sevsin gerekirse maç yorumları yapsın , bütün arkadaşlarıyla iyi geçinsin , play statıon oynasın hatta tutkunu olsun , aşk filmlerini sevmesin mümkünse aksiyon filmleri tercih etsin, her zaman tedbirli olsun ve bunların hepsi bir kadın da aynı anda varolsun... (bkz: tabi tabi) (bkz: çok ararsın)