1. sadeleştirme ve akıl mantık sınırları içinde kalma yoluyla halledilebilecek sorun.
    diyelim ki bir erkeğe evde kakao kalmadığını, akşam gelirken almasını istediğinizi anlatmak istiyorsunuz. kuracağınız cümle şu şekilde olmalıdır: evde kakao kalmamış, akşam gelirken markete uğrayıp alırsan sevinirim. nerede ne yapacağını net ve kısa bi şekilde anlatmış oldunuz, pratik hedeflerinizi bu karşılayacaktır. kakaoyla ne yapacağınızı, kakaoya duyduğunuz aşkı, periyoddayken canınızın feci tatlı çektiğini, onun zaten evle hiç ilgilenmediğini, aslında böyle şeyleri kendisinin farketmesi gerektiğini ama mutfağa hiç girmediğini, sizin isteklerinizi hiç düşünmediğini, en sevdiğiniz tatlının adını bilmediğini eklerseniz dikkati dağılır ve eve aradaki period lafından yaptığı dahiyane çıkarımla orkidalarak gelir.
    bi derdiniz varsa da içinize atın kardeşim. dinlermiş gibi yapabileceği geniş bi zamanda anlatırsınız.
  2. hem teknoloji, yemek yapmak, dünya işleri, eğlence, maddiyat anlaşılması gereken konularsa, hem de psikoloji, anlayış, toplum kuralları, duygular, insanlar da anlaşılması gereken konulardır. bu başlıkta olduğu gibi bir de simetriği olan kadınlara bir şeyler anlatmak, anlamak, biz erkekleri anlamak vs şeklinde yaklaşımlar vardır ve alayı sığlıktan at gözlülükten kaynaklanmaktadır. isteyince herkes herkesi anlar aslında. isteyince de herkes herkese istediğini anlatır.

    bir kadın bir erkeği ve aynen de erkek kadını anlamıyor ve derdini anlatamıyorsa o onun yarım insan oluşundan kaynaklanmaktadır. her haltı "ben erkeğim, bunu anlamam, şununla, ilgilenmem, şununla da ilgilenirsem ismim ibneye çıkar" (ve yine simetriği olarak kadınları düşünün) diye yorumlarsa insanlar o zaman işte böyle bir anlayışsızlık, iletişimsizlik ortaya çıkar. sonra aradan gerçekten düşünen bir kadın/erkek çıkarsa ona da insanlar cinsi bozuk lezbo/ibne gözüyle bakar. toplum yozlaşır.

    insanlara bir şey anlatmak söz konusuyken cinsiyetlere saplanmak insanı sığlaştırır. düşünmeyen bir toplum yaratır. sonra da işte amerikan komedi filmlerindeki gibi 30küsür yaşındaki aptal sarışın evlenmek istiyor pozları ya da 30küsür yaşındaki yumuşaklaşmış, yavşak olmuş yalnız erkek rolleri gerçek olur. topluma girer. boktan boktan toplum çözümlemeleri yapar insanlar. "bu şehirde kalabalıklardaki yalnızlığın karanlık gecesi..." temelli sorunlu insanlar sarar etrafı. ülkesiyle, sevdikleriyle, sevgilisiyle, iyi ve güzel olan şeylerle ilgileneceğine oturur bir barda büyük şehrin yalnızlığını düşünür. sevgiliyi bir bedenden ve bir anlık, adını aşk zannettikleri ama asla aşkın yanından bile geçmeyen, sadece "elde etme ve maddi manevi tatmin olma tutkusu" içeren bir duygunun kalesi zannederler. değiştirilebilecek bir şey zannederler.

    yavaş yavaş modellemeler başlar. güvensizlik olur. değer yargılarına saygı kalmadığı gibi üstüne bir de kendi değer yargılarının en çağdaş, en gelişmiş, en üstün değer yargısı olduğunu da düşünür. hatta başkalarına da dayatır. inanmayanı; "ezik insan modeli, kötü, kaka, anlamayan, gerizekalı...." şeklinde yorumlar, duyurur, itham eder. gittikçe batılılaşıp ilerlediğini zannederken (bu noktada bir tarihi gerzekliğe dem vurasım geldi (bkz: 1839) )

    neyse. konudan saptım sanırım. bağlayalım; sonuç olarak erkeklere bir şey anlatmak, herhangi bir insana bir şey anlatmak farklı olmayan bir eylemdir. ama anlatabilene. ha adam gerçekten anlamıyorsa işte yarım insandır. yukarıda saydığım gibi modern yozlaşmışlığın esiri olmuş at gözlüklü ve kendini aydın gelişmiş sayan güdüktür.

    isteyen erkeğe de kadına da bir şey anlatır ve onları anlar.*
  3. kız arkadaşımla yeni tanıştığımız, arkadaş mı sevgili mi olduğumuz belli olmayan "ara uzunluktaki saç" dönemi;

    - seni gideceğin yere kadar bırakayım mı?
    - yoo, gerek yok, sağol!
    - tamam.

    aradan bir kaç ay geçtikten sonra, kendisi bana bu olayı hatırlatır ve o gün aslında kendisiyle gelmemi istediğini belirtir.

    buradan dünyanın tüm kadınlarına sesleniyorum,

    - rahatsız mısınız?

    eğer çöp kutusu doluysa "mutfakta bi koku mu var?" yerine "çöpü atar mısın?" deyin. hava biraz serinledi hareketi yapmak yerine sokulun. dolaysız anlatım her zaman daha makbuldür. her zaman.
  4. anlatılmak istenen şey hiçbir imada bulunulmadan,söz sanatlarına girilmeden,mecazsız bir şekilde anlatılmalıdır.ruhunuzun derinliklerine akabilecek erkekler düşlenerek kurulmamalıdır cümleler.açık ve net olunmalıdır.kafa yordurulmamalıdır.böylece her şey çok daha kolay olur.
  5. yukarıda ara ara vurgulandığı gibi zor görünse de kolaydır.

    kadın akşam dışarı çıkmak ister.

    yanlış örnek:

    - hayatım?
    - hıı...
    - bu gece hava çok güzel değil mi?
    - hıı... (içinden: eee?)
    - uzun süredir kapalı kalmıştım... (anlamlı sessizlik)
    - hıı... (anlamsız sakinlik)
    - diyorum da... uzun süredir bir şeyler yapmadık değil mi?
    - evde oturup film izliyoruz ya daha ne... (televizyona döner)
    - diyorum ki bir değişiklik yapsak bu gece. (hala sadede gelemedi ne kadınmış.)
    - dizi izleyelim mesela, lost'un yeni bölümleri geldi. (çocuksu saflık ve beklenti.)
    - ne dizisi canım! kaçtır dışarı çıkmadık! paso evde pinekliyoruz! bıktım bu rutin yaşamdan! dışarı çıkmak istiyorum, gezmek istiyorum sıkıldım, anlıyor musun sıkıldım!
    - ...
    - işte hep böylesin! ilişkimiz hep rutin gidiyor! aslında ilişkimizi gözden geçirmemizin de vakti geldi! bana vakit ayırmıyorsun, hayatımı yaşamak istiyorum vs vs vs...

    doğru örnek:
    - ahmet! (adının öyle olduğunu farz edelim.)
    - hıı?
    - bu gece dışarı çıkmak istiyorum.
    - ... (düşünme süresi) bak filmler var, ne yapacağız akşam akşam.
    - çok sıkıldım, çıkıcaz işte çıkıcaz, çıkıcaz, çıkıcaz!!
    - (teslim ol kurtul) peki...

    gördüğünüz gibi sevgili hanımlar, isteyince oluyormuş, günde 3 saat esra ceyhan ve mutlu kadın setiyle çalışın ve kusursuz bir ilişkiye yelken açın. ben denedim oldu, ayşe hanıma bağlanalım:

    "harikulade bir eser!" ayşe hanım

    "kışkırtıcı! artık kendimle çok daha barışığım!" necla hanım

    "aşkı yeniden keşfettik, teşekkürler esra hanım. dördüncü yolda." feride hanım

    "bi bok olmadı." huriye hanım