hülya avşara göre evliliklerin mutlu sürdürülebilmesi çiftlerden erkek olanının başkasıyla "zevklenmesi" ile gerçekleşiyormuş. eğer ki durum buysa arada sırada kadın da kocası gibi başkalarıyla "zevklenmeli" ki evlilik tadından yenmez bir hal alsın.
şimdi cinsel onur diye bir şey var. bunun birisi olan -diğeri de erkek onuru- kadın onuru, bir genç kızın kendini hiçbir erkeğe ve bir kadının da evli olduğu erkekten başkasına vermediğine ilişkin genel görüştür. bunun önemi şuna dayanır, bir kadın bir erkekten hemen hemen her şeyi, yani arzuladığı ve gereksindiği her şeyi ister ve bekler. buna karşılık erkek kadından öncelikle ve dolaysızca tek bir şeyi ister. bu yüzden erkeğin kadından o tek bir şeyi ancak her şeyin ve doğacak çocukların sorumluluğunu üstlenmesi karşılığında alabileceği bir düzenleme yapılmıştır. biz buna evlilik diyoruz, amacı daha net anlaşılmıştır heralde.
her neyse, tüm kadın cinsinin refahı bu düzenlemeye dayanır bi yerde. bunu gerçekleştirebilmek için kadınların bir araya gelmesi ve ortak bilinci kanıtlaması zorunludur. yani evlilik dışı her türlü ilişkinin erkek cinsine kesinlikle yasak olmasına dayanan, tüm kadın cinsinin onur ilkesi bu sonuca yöneliktir.
buna uygun olarak evlilik dışı bir ilşkiye girerek, bu eylem zımbırtısının yaygınlaşmasıyla, huzuru tehlikeye girecek olan tüm kadınlara ihanet etmiş bulunan bir genç kız, cinsinden dışlanır ve onursuzlukla damgalanır. uzun lafın kısası hal böyleyken bunu söyleyen kişi hele ki bir kadınsa epey bi tepki alır, almalıdır özellikle de hemcinsleri tarafından.
evlenmeden önce yaklaşık 13213 kişi ile ilişkiye girip vajinasını mariana çukuruna döndürmüş kadının sözüdür. e öyle bi çukurdan zevk almayan kocası arada gidip fare deliğine girsin ki kendisini bırakmasın. tek derdi budur herhalde.
ilişki uzmanı hülya avşar söylemidir. kendisi çok başarılı ilişkiler yaşamıştır. hatta kocası kaya beyin aldatmalarını göz görmedikçe gönül katlanır felsefesiyle yok saydı. oysa hülya avşar ve kocası ilişkilerini çoktan bitirmiş hatta gittikleri tatillerde ayrı odalarda kalıyor oldukları da bilinir bir şeydir. ben buna şaşırmadım. etme bulma dünyasıdır bu dünya. namazdan niyazdan bahseder hülya hanım ama iş kendine dönünce bir kalır.
bence hülya hanım yanılıyor. bir erkek evlenmeden herşeyi yaşamalı. yani kızlarla gönül mü eğlendirmek istiyor, eğlendirsin. gözü dışarda kalmaz evlendiğinde. acaba başka bir kadınla nasıl olurdu diye düşünmez. deneyip görmeli değerlendirmeli. şimdi işi eşittliğe getirecek olanlar var; kızlar da yapsın o zaman. olmaz efendiler. biz türkiye'de yaşıyoruz. bu işler kadın erkek arasında farklılık gösteriyor. kadın aldatmaz demiyorum ama kadınlar erkeklere göre daha fazla sadıklardır ilişkilerine. bu yüzden kadın bazı şeyleri yaşamasada evlilikte çok sorun oluşturmaz ama erkeğin kafasında hep bir soru işareti olacaktır. ya diğer kadınlar?
bir lafa bakarım laf mıdır diye söyleyene bakarım adammıdır diye dedirten hülya avşar yorumudur.herhalde yeni albüm gelecekki abukluklar başladı.madem aldatılmayı o kadar masum görüyordun da kaya dan niye boşandın be kadın.
kendi ilişkilerinde devamlı aldatılan, elindeki erkeği bir türlü tutamayan birisi olan ünlü tespitçimiz hülya avşar'ın son saçmalaması. daha önce de kurban bayramı ile ilgili* saçmalamıştı. o yüzden kendini ciddiye bile almamak lazım. ağzı olan konuşuyor işte.