beşiktaşlı taraftarların arko reklamlarından yola çıkarak ürettiği reklam..fakat espri anlayışı kıt insanların anlamadığı espri şöyleki:
sokaktan 100 kişi çevrilip beşiktaş ın renkleri sorulacak olsa bunun 95 nin siyahbeyaz diyeceğinden şüphem yok, beşiktaşlılar bile renklerinin siyahbeyaz olarak kabul eder ve kırmızı pek kullanılmaz mesela "siyahla beyaz akar kanımız gibi", renklerin siyah ve beyaz olan beşiktaşlılar bu ikisinin renk olmamasından yola çıkarak (siyahbeyaz tv, renkli tv) güzel hoş bir espri ortaya atmışlardır..
fakat üretmek pek işlerine gelmeyenler, beşiktaş ın neden kırmızı forma giydiğini sormaktalar, a be güzelim sarı lacivert renklere sahip fenerbahçe nin beyaz forma giymesine ne dersin sahada giyilen forma ne zamandan beri kulübün rengi oldu, ya galatasaray ın giydiği beyaz, siyah formalara ne demeli taraftarların kanları siyahbeyaz akmaya mı başladı yoksa..
şu bir gerçekki birşeyleri üretememek, ortaya birşeyler koyamamak bir eksikliktir, ama daha büyük eksiklik ortaya birşey koyanları alkışlamamaktır..
bu hususa renk ayrımı yapmadan son noktayı rahmetli can yücelkoymuştur. feyz alınmalıdır.
hangi takımı tutuyorsunuz diye sorana, kendi takımımdan başkasını tutmam diye cevap vermiştir, polemiğe mahal vermemiştir.
bilindiği gibi islamiyette iki renk kıyafet giymek erkeğe mekruh kılınmıştır.
neymiş bu renkler sarı ve kırmızı
onun için erkek adama galatasarayda fener de mekruhtur zannımca.
bu saçma sapan önermenin ciddi savunucuları bu sözleri söylediklerinde, rakip takım taraftarları** tarafından genelde "köpekler de siyah beyaz görür" şeklinde bir cevap alırlar. üzülürler. canları sıkılır..
sonuçta siyah ve bayaz da renktir.eğer önerme doğruysa, burdan çıkan sonuç dünyada erkeğin olmadığıdır. ya da bir futbol takımı çıplak sahaya çıkarsa biz onu tutarız.
siyah takım elbise içine beyaz kravat seçemez.
simsiyah gecelerde rakı bardağına vuran bembeyaz yakamozu farkedemez.
hayatında karanlık anıları arkada bırakıp aydınlık bir geleceğe yelken açamaz.
okulda defterin o bembeyaz ilk sayfasının yarısını kurşun kalemle boyayıp gönül verdiği renkleri bir araya toplayamaz.
newyorkta, berlinde caddede gezerken ya da metroda giderken biryerlere kazınmış ya da boyanmış o şekilleri farkedemez.
sarı-kırmızı aristokrasi ya da sarı-lacivert burjuvayı reddedemez o, sadece itaat eder.
o renkli bi hayatı olduğuna inanır. ama sadece inanır, yaşayamaz..