ergenekon 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. derin devletin türkiye'deki adı.
    (headfucker, 28.06.2004 18:23)


  2. (bkz. gladio)
    (headfucker, 28.06.2004 18:24)
  3. (bkz: ergene kon)
    (chixculub, 31.12.2004 04:08)
  4. (bkz: ergenekon destanı)
    (assassin, 24.04.2005 16:22)
  5. yakup kadri*'nin bir kitabı
    (cyd, 09.02.2006 09:25)
  6. can dündar ve celal kazdağlı'nın birlikte yazdıkları devlet içindeki devleti anlatan belgesel niteliğindeki kitaplardan biridir.
    (mardek, 12.07.2006 22:11)
  7. (bkz: ergenekon operasyonu)
    (isildur, 22.01.2008 19:22)
  8. (bkz: ergenekon terör örgütü)
    (depresif, 21.03.2008 15:41)
  9. (bkz: ergenekon operasyonu/@2283284)
    (strateji, 22.03.2008 20:46)
  10. http://www.sabah.com.tr/...
    (mezbahadankaçankeçi, 23.03.2008 13:59)
  11. türklüğü ve akp muhaliflerini karalama hareketine verilen isim.
    (lost knight, 23.03.2008 14:09)
  12. (bkz: engerekon)
    (voiceofloneliness, 25.03.2008 16:41)
  13. mix.gen.tr nin wow sunucusunun ismi. evet bu cümle bir zincirleme isim tamlamasıdır.
    (annem bana git ekmek al dedi, 27.05.2008 19:39)
  14. sağcıların özellikle mhp,bbp gibi partilerin mottosuyken. bir operasyona isim olup. sol'un ulusalcı fraksiyonuyla özdeşleşmeye başlayan eski türk destanı. bu bağlamla gündemde olan malüm (bkz: ergenekon oprasyonu) operasyonda daha çok solcuların tutuklanması da ayrı bir absürdlük örneğidir.
    (manidoo, 01.07.2008 19:21 ~ 23:04)
  15. kendi pisliklerini ergenekon üzerinden sola bulaştırmaya çalışanlara gelsin:

    liberal-muhafazakâr ittifak el ele vermiş türkiye tarihini yeniden yazıyor.

    bu yeniden yazma sürecinde, türk sağı, demokrasinin, sivilleşmenin, hak ve özgürlüklerinin, anti-militarizmin ve hatta anti-faşizmin taşıyıcı öznesi olarak sunulurken, solun payına düşen halktan kopuk, cuntacı, derin devletle bağlantılı, jakoben, otoriter ve militarist gibi sıfatlarla birlikte anılmak oluyor.

    sağ, bu ülkede en baştan beri kendisini mağdur ve mağdurların temsilcisi gibi gösterme stratejisini benimsemiş, bütün oyunu bunun üzerine kurmuştur.

    bu stratejinin başvurduğu söyleme göre, otoriter-vesayetçi, laik-jakoben cumhuriyet rejimi, mütedeyyin insanların dinlerini özgürce yaşamalarına engel olmuş, müslümanları baskı altına almıştır. bu da yetmezmiş gibi, 27 mayıs’ta ve 28 şubat’ta iki kez darbe yaparak, mütedeyyin insanların oylarıyla ve demokratik bir seçimle iktidara gelen partileri iktidardan uzaklaştırmıştır.

    siyaset bilimi literatüründeki teorik karşılığı şerif mardin’in merkez-çevre paradigması olan bu söylem, kendisini merkeze karşı çevredekilerin, dışlanmışların, ezilmişlerin ve mağdurların temsilcisi olarak göstermeyi gerçekliğe hilafına rağmen başarmıştır.

    gerçeğin hilafınadır bu başarı; çünkü dp’nin kurucuları, chp’nin toprak reformuna karşı çıkan toprak ağaları ile finansal sermayenin temsilcileridir, adalet partisi, sanayi burjuvazisinin temsilcisidir, anap özal şahsında küresel kapitalizmin türkiye mümessili olan bir partidir ve akp de bu geleneğin günümüzdeki mirasçısıdır.

    gerçeğin hilafınadır bu başarı; çünkü türkiye’de kendisini çevrenin temsilcisiymiş gibi gösteren merkez sağ, geçmişten bugüne emperyalist merkezin taşeronluğunu görevini layıklıyla yerine getirmiştir.

    ancak gelinen noktada liberal muhafazakâr ittifak, bununla yetinecek bir durumda değildir ve bu nedenle de tarih yazımını osmanlı’nın yıkılış döneminden başlatılması gerekmektedir.

    liberal muhafazakâr ittifak, karşı-devrimci bir güç olarak, tarih yazımını bünyesinde ilerici bir nüve gördüğü 1908 devriminden başlatmak durumundadır.

    ittihat ve terakki’nin ıı. abdülhamit’i devirip meşrutiyeti ilan ettirmesini bir türlü içine sindiremeyen muhafazakârlar, ittihat ve terakki’yi masonların ve yahudilerin etkili olduğu bir örgüt olarak sunar ve “ulu hakan” abdülhamit’i tahttan indirip osmanlı imparatorluğu’nun çöküşüne sebep olmakla suçlarken, liberallerin suçlamaları ittihat terakki’nin jakobenizmi, otoriterliği ve militarizminde ekseninde şekillenmektedir.

    iki taraf da kendi kafalarındaki ittihat ve terakki imgesi üzerinden bir tarih kurgulamakta, bu imge üzerinde ortaklaşmakta ve ittihat ve terakki’nin burjuva devrimci karakterini göz ardı edip ittihat ve terakki’yi kolaylıkla mahkûm edebilmektedir.

    ancak bu da yeterli değildir.

    liberal muhafazakâr tarih yazımında kemalist cumhuriyet ittihatçıların doğal mirasçısı ve türkiye solu da hem ittihatçıların hem kemalistlerin devamcısı, takipçisi olarak kodlanmaktadır.

    dolayısıyla, ittihat ve terakki’den chp’ye, chp’den thko ve thkp-c’ye uzanan bir çizgisel tarih şeması şekillendirilmiş olmaktadır.

    ittihat ve terakki’den 68’e uzanan çizgi, elitist, jakoben ve militaristtir.

    kodlama bu şekilde gerçekleşince birileri de hayâsızlığı ele alıp hrant dink’in katillerinin denizlerin ve mahirlerin mirasçıları olduğunu yazabilmektedir. türkiye solunu kitlelerle buluşturan anti-emperyalist damar, ulusalcılık adı altında kolaylıkla mahkûm edilebilmekte denizler ve mahirler cuntacı olmakla suçlanabilmektedir.

    hem de kim tarafından?

    soros parasıyla solculuk oynayanlar tarafından.

    böylesi bir tarih yazımı, solun bir bölümünün akıl yitimi ile neticelenebilmekte ve düşünsel mesaisini sol ve emek düşmanlığına hasretmiş nazlı ılıcak’la ya da abdurrahman dilipak ve ihsan dağı’yla beraber darbeye karşı yetmiş milyon adım atılabilmektedir.

    inönü alpat’ın dediği gibi, o eylemle sol, cellâtlarıyla birlikte yürümüş, üstelik bundan yüksünmemiştir.

    liberal-muhafazakâr ittifak, solun tarihini bu şekilde yazmak ve solu bir akıl yitimine uğratmakla kalmamakta; türk sağının katliam geleneğini de kolaylıkla ne olduğu bilinmeyen gizli bir örgütlenmeyi fail ilan ederek, kolaylıkla devre dışı bırakabilmektedir.

    buna göre, ne maraş’ta ne de sivas’ta islamcıların, faşistlerin, sağcıların bir rolü bulunmaktadır. her şey ergenekon isimli bir örgütün belirleyiciliğinde vuku bulmakta ve masum türk sağı bu olaylarda bir piyon olarak kullanılmaktadır.

    zaman gazetesinin 2 temmuz vesilesiyle yaptığı haberlere bakmak bile yeterlidir türk sağının mağduriyetini ve masumiyetini anlamak için.

    buna göre, katliamın hemen öncesinde aydınlık çevresi sivas’ta yoğun bir faaliyet göstermiştir ve aziz nesin de zaten aydınlık gazetesinde yazmaktadır.

    demek ki dönemin rp’li belediyesinin katliamdaki rolü üzerine kafa yormamıza, demek ki ibda-c’nin cihat çağrıları üzerine kafa yormamıza, demek ki “taraf olmayan bertaraf olur” sözü üzerine kafa yormamıza gerek bulunmamaktadır.

    ne de olsa siyasal islam değildir katliamın tertipçisi, ne de olsa türk sağı aslında çevrenin temsilcisi olarak demokrasinin lokomotifidir, ne de olsa anti-komünizmden, sol düşmanlığından beslenmemektedir türk sağı!

    liberal muhafazakâr ittifak türkiye tarihini yeniden yazar ve solu mahkûm edip sağı kahraman ilan ederken, “darbe karşıtı” sol hiç olmazsa 2 temmuz 1993’ü aklına getirebilmiş, keşke ateşte semah durmuş o güzel çocuklarının kimler tarafından katledildiğini aklına getirebilmiş olsaydı, belki o zaman teo-liberallerle, yani kendi cellâtlarıyla aynı yolları arşınlayabilmiş olmasından azıcık utanç duyabilirdi.

    http://www.sendika.org/...
    (kronstadtlı ölü denizci, 05.07.2008 16:56 ~ 19:13)
  16. ergenekon eğer adını ergenekon destanı ndan almış ise cevabını bildiğim ama yine de soramadan edemediğim bir soru var :

    kim göktürkler oluyor ve kimler düşman tarafınca hile ile yenilgiye uğrayanlar?? kim kime düşman aynı topraklarda ve aynı soydan??

    ergenekon, göktürklerin türeyişini ve üreyişini anlatan bir destandır. kimdir göktürkler? göktürkler inanç ve düşünce yapılarına göre göktanrı (tanrı veya tengri) tarafından devlet kurma görevinin kendilerine verildiğine inanır ve bu doğrultuda hareket ederlerdi. bu yüzden kendilerini göktürk olarak tanımlamışlardır.

    2007 yılında başlayıp 2008 yazında hızlanarak devam eden ergenekon hadisesi "eğer" ergenekon destanına refere ediyor ise o zaman en iyisi destanı bilmektir bence..

    efsanenin sadeleşmiş özet hali: türk illerinde türk oku ötmeyen, türk kolu yetmeyen, türk'e boyun eğmeyen bir yer yoktu. bu durum yabancı kavimleri kıskandırıyordu. yabancı kavimler birleştiler, türkler'in üzerine yürüdüler. bunun üzerine türkler çadırlarını, sürülerini bir araya topladılar; çevresine hendek kazıp beklediler. düşman gelince vuruşma da başladı. on gün savaştılar. sonuçta türkler üstün geldi.

    bu yenilgileri üzerine düşman kavimlerin hanları, beğleri av yerinde toplanıp konuştular. dediler ki: "türklere hile yapmazsak halimiz yaman olur"

    tan ağaranda, baskına uğramış gibi, ağırlıklarını bırakıp kaçtılar. türkler, "bunların gücü tükendi, kaçıyorlar" deyip artlarına düştüler. düşman, türkler'i görünce birden döndü. vuruşma başladı. türkler yenildi. düşman, türkleri öldüre öldüre çadırlarına geldi. çadırlarını, mallarını öyle bir yağmaladılar ki tek kara kıl çadır bile kalmadı. büyüklerin hepsini kılıçtan geçirdiler, küçükleri tutsak ettiler.

    o çağda türkler'in başında il kağan vardı. il kağan'ın da birçok oğlu vardı. ancak, bu savaşta biri dışında tüm çocukları öldü. kayı (kayan) adlı bu oğlunu o yıl evlendirmişti. il kagan'ın bir de tokuz oguz (dokuz oğuz) adlı bir yeğeni vardı; o da sağ kalmıştı. kayı ile tokuz oguz tutsak olmuşlardı. on gün sonra ikisi de karılarını aldılar, atlarına atlayarak kaçtılar. türk yurduna döndüler. burada düşmandan kaçıp gelen develer, atlar, öküzler, koyunlar buldular. oturup düşündüler: "dörtbir yan düşman dolu. dağların içinde kişi yolu düşmez bir yer izleyip yurt tutalım, oturalım." sürülerini alıp dağa doğru göç ettiler.

    geldikleri yoldan başka yolu olmayan bir yere vardılar. bu tek yol da öylesine sarp bir yoldu ki deve olsun, at olsun güçlükle yürürdü; ayağını yanlış yere bassa, yuvarlanıp paramparça olurdu.

    türkler'in vardıkları ülkede akarsular, kaynaklar, türlü bitkiler, yemişler, avlar vardı. böyle bir yeri görünce, ulu tanrı'ya şükrettiler. kışın hayvanlarının etini yediler, yazın sütünü içtiler. derisini giydiler. bu ülkeye ergenekon dediler.

    zaman geçti, çağlar aktı; kayı ile tokuz oguz'un birçok çocukları oldu. kayı'nın çok çocuğu oldu, tokuz oguz'un daha az oldu. kayı'dan olma çocuklara kayat dediler. tokuz'dan olma çocukların bir bölümüne tokuzlar dediler, bir bölümüne de türülken. yıllar yılı bu iki yiğidin çocukları ergenekon'da kaldılar; çoğaldılar, çoğaldılar, çoğaldılar. aradan dört yüz yıl geçti.

    dört yüz yıl sonra kendileri ve süreleri o denli çoğaldı ki ergenekon'a sığamaz oldular. çare bulmak için kurultay topladılar. dediler ki: "atalarımızdan işittik; ergenekon dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış. bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş. dağların arasını araştırıp yol bulalım. göçüp ergenekon'dan çıkalım. ergenekon dışında kim bize dost olursa biz de onunla dost olalım, kim bize düşman olursa biz de onunla düşman olalım.

    türkler, kurultayın bu kararı üzerine, ergenekon'dan çıkmak için yol aradılar; bulamadılar. o zaman bir demirci dedi ki: "bu dağda bir demir madeni var. yalın kat demire benzer. demirini eritsek, belki dağ bize geçit verir." gidip demir madenini gördüler. dağın geniş yerine bir kat odun, bir kat kömür dizdiler. dağın altını, üstünü, yanını, yönünü odun-kömürle doldurdular. yetmiş deriden yetmiş büyük körük yapıp, yetmiş yere koydular. odun kömürü ateşleyip körüklediler. tengri'nin yardımıyla demir dağ kızdı, eridi, akıverdi. bir yüklü deve çıkacak denli yol oldu.

    sonra gök yeleli bir bozkurt çıktı ortaya; nereden geldiği bilinmeyen. bozkurt geldi, türk'ün önünde dikildi, durdu. herkes anladı ki yolu o gösterecek. bozkurt yürüdü; ardından da türk milleti. ve türkler, bozkurt'un önderliğinde, o kutsal yılın, kutsal ayının, kutsal gününde ergenekon'dan çıktılar.

    türkler o günü, o saati iyi bellediler. bu kutsal gün, türklerin bayramı oldu. her yıl o gün büyük törenler yapılır. bir parça demir ateşte kızdırılır. bu demiri önce türk kaganı kıskaçla tutup örse koyar, çekiçle döver. sonra öteki türk beğleri de aynı işi yaparak bayramı kutlarlar.

    ergenekon'dan çıktıklarında türklerin kağanı, kayı han soyundan gelen börteçine (bozkurt) idi. börteçine bütün illere elçiler gönderdi; türkler'in ergenekon'dan çıktıklarını bildirdi. ta ki, eskisi gibi, bütün iller türkler'in buyruğu altına girdi. "

    ergenekonu yaratan "göktürkler"..göktürkler kim? göktürkler inanç ve düşünce yapılarına göre göktanrı (tanrı veya tengri) tarafından devlet kurma görevinin kendilerine verildiğine inananlar...

    düşman kavimler kim?devlet kurmayı gökte değilde yerde arayanlar...güçlendiler mi %47'den sonra? belki evet belki hayır..ama göktürkler bunlar güçsüzleşti atlayın atlara yakalayın hepsini ve tıkın ahırlara dediler...

    görüldüğü üzere şu an geldiğimiz yer burası yeni versiyon ergenekon destanında...çarpışma anındayız...

    bakalım ortaya çıkacak bozkurt-mhp yi refere etmiyorum kesinlikle sadece destandaki ismi ediyorum- kim olacak? türk halkı neler olduğunu ve nereye gittiğini fark edecek mi? yoksa yeni versiyon ergenekon destanı mı işlenecek tarihe...

    ergenekon'dan öyle ya da böyle çıkılıcak..umarım çıkılan yol doğru yol olur...ve sağduyu kazanır..demokrasi demek istemiyorum çünkü o kavramın içine edileli çookk oluyor..

    ve bazıları kendi ülkesini ve kendi topraklarını ve bu ülkeyi kurtaranı seviyor diye düşman kavim oluyor...

    kendi topraklarında düşman ilan edilmek demek "göktürk" olmamak demek olsa gerek!! sadece türk olmak yetmiyor!!
    (life for rent, 06.07.2008 12:28 ~ 12:42)
  17. henuz haklarında hiçbir resmi suclama bulunmamasına ragmen, bir yıldan fazla suredir tutuklu bulunan ve gozaltına alınıp serbest bırakılan yüze yakın akp muhalifinin akp yanlısı medya tarafından devleti yıkmak için olusturdugu iddia edilen gizli örgütün yine aynı medya organlarınca koyulmus ismi..

    ayrıca bir destan...
    (velaredno, 08.07.2008 23:31)
  18. başlangıçta kıdemsizler tutuklanınca er-genekon diye isimlendirilen ama iş orgenerallere gelince or-genekon olarak adlandırılan komik görünümlü hikaye... sen tutuklanınca sen-genekon ve ben tutuklanınca da ben-genekon olma ihtimali yüksek sosyal aktivite.
    ergen olmayana konamayan bir kuş türüdür. ergene kon, ergen olmayana konma gibi bişi.
    (homongolos, 10.07.2008 01:24 ~ 13:00)
  19. agatadan sonra illuminati,toten şövalyeler, gül ve haç kardeşliği benzeri gizli tarikatlar ilede özdeşleştirilebilecek iddianamesi enim diyen hiçbir baayiğit hakim tarafından kolay kolay okunamıyacak olan soruşturma.
    (hobitimben, 16.07.2008 10:16)
  20. abdulkadir aygan,cem ersever ve saz arkadaşlarının tekrar ön planda olmasını sağlayacak olan oluşum.
    (imamen, 16.07.2008 11:15)
  21. "artık sonuçlansın.. herşey belli olsun yahu idda edip duruyorlar...kim nedir neyin nesidir bilmek istiyoruz artık" dedirten olay..."eğer gerçekse.." veya "iddalara göre..." diye başlayan cümlelerden bıktık...dedirtiyor
    (korkusuz ördek, 29.07.2008 02:53)
  22. koparılan bu kadar fırtınanın gökgürültüsüsnün ardından sonuç olarak yağmur değil çişenti bile gelmeyecektir. bu türkiyede dincilerle faşistlerin(bunlarda soldan dönme bol) oluşturduğu bu katır tepişmesinin diğer demokrat barışçı çağdaş insanlarıyla geri kalan iyiniyetli saf halkı ezilen tay rolüne düşüren, nazi döneminin uzun bıçaklar gecesini gestapolarını andıran, stalin rusyasının büyük temizlik denen yargı ve infaz süreçlerini çağrıştıran trajikomik bir dönem olacaktır. delil toplamlarda yapılan hatalarıyla medyanın taraf tutarak militan yaklaşımıyla dağın fare doğurmasına yol açacak. yargılananların cezalandırılmasından çok topluma göz dağı ve korkutma amacının artık belli olduğu yıldırdığı bir dönem olacak. nelere yol açacağını görmek çok daha uzun yıllar alabilir.
    (senrey, 29.07.2008 08:28)
  23. suda at değiştirmek isteyenlerin kulağının çekilmesidir.
    denge faktöründe başkalaşıma gitmek isteyenlerin daha önceden yaptıklarının ifşa edilmesidir.
    "hi yankee" denilesidir.
    (karasazo, 29.07.2008 18:05)
  24. bazı yetkili merciilerin milleti ve kendilerine karşıtt görüşleri sindirme politikalarının vücut bulmuş halidir. bu sayede mevcut partilerinin kapatılmasına karşı karşıt görüşüleri dağıtıp ortamı karıştırmak mümkün olacaktır.
    (tribal, 29.07.2008 19:29 ~ 19:32)
  25. ülkede şimdiye kadar meydana gelen faili meçhul olayları yaptığı iddia edilen oluşumun adı
    (decco, 12.08.2008 11:26)
 sayfa  / 2