kemal gürüz'den boşalan yök başkanlığı makamının yeni varisi.
eski boğaziçi üniversitesi hocasıdır.
edit..
neredesin soğuk kış'ın notu: teziç istanbul hukuk fakültesi'nde yaklaşık 40 yıl çalıştıktan sonra rektörlüğün olumsuz uygulamaları nedeniyle
gsü'ye geçmiş, sonra da yök başkanı olmuştur..
her şeyden önce anayasa profesörüdür, hukuk adamıdır. dalında adı ilk anılacak kişilerdendir. ortaöğretimini gsl'de, lisansını istanbul üni. hukuk fakültesinde tamamlamıştır. lisans üstü eğitimini fransa'da yapmış, misafir öğretim üyesi olarak uzun yıllar paris üniversitelerinde ders vermiştir. fahri doktora ve liyakat nişanı almıştır bu yerlerden. gsl müdürlüğü, gsü rektörlüğü, cumhurbaşkanı ve tbmm danışmanlığı gibi görevler üstlenmiştir şu anda da yök başkanlığını yürütmektedir.
dik duruşunu sportmenliğine borçludur. milli voleybol takımında kaptanlık yapmıştır.
bunların ötesinde retorik üstadıdır, aydındır. bütün tecrübesini yansıtır konuşmasına. yüksek özgüvenle birikimini konuşturur. herhangi bir münazara ortamında tüm çevresindekilere hakimiyet kurmayı bilir. yeri gelir ezici ve yukardan bakan otorite olur, yeri gelir babacan tavırla kol geren, tolerans gösteren güven odağına dönüşür. meritokrasi örneği yükseliş öyküsüdür teziç'in hikayesi. antik yunan veya roma'da o yukardan discours çeken yaşlı bilgelerin siluetini görürüm e.t.'nin duruşunda. hani o filmlerde imparatorun, devletlünün arkasında kalıp görünmeden öğüt veren, fikri alınan akıl hocası misali. yeri gelir manipülatör de olur kendi doğrusunu oturtabilmek için. siyah diye bildiğinizin beyaz olduğuna inandırır sizi yarım saatte.
hüsn-i tahlille sonlandıralım; kendi bildiğini okuyan dediğim dedik karakteri her şeyin en iyisini başkaları adına yapabileceğine inandığındandır. karşısındakine fikrini sorma gereği duymuyorsa ya da sadece nezaketen soruyorsa işte bu zihniyetin ürünüdür.
(spyder, 18.03.2004 00:44 ~ 10.12.2005 14:23)
kemal gürüzden sonra görevi devralarak ondan eksiği olmadığını hatta fazlaları bile olduğunu çok geçmeden ispatlayan kişi.
82 anayasası için ''61 anayasasına deli gömleği giydirmişler''demiştir,doğrudur..
süleyman demirel döneminde cumhurbaşkanlığı hukuk danışmanlığı da yapmış zat
mekteb-i sultani'den ne kadar kaliteli adamlar çıkacağını herkese göstermiş, şu son dönemde de başbakanımızla girdiği polemikler sebebiyle adından çokça söz ettiren yök başkanı.
yobaz ve sinsi kesime karşı cumhuriyetin ve ilkelerinin yıkılmaz kalesi.
doğru dürüst adamdır, dumbledore'dur mahmut hoca'dır.
"kopya çekmeyin demiyorum, sıraların içinde bırakmayın gelenlere ayıp oluyor" - gsl müdürüyken, haftasonu mekan olarak liselerin kullanıldığı bir dış sınav sonrası
zamanında fransa'dan aldığı
legion d honneur commandeur nişanını fransa cumhurbaşkanı
jacques chirac'a yazdığı bir mektupla iade etme kararı alan yök başkanı.
kendilerini tebrik ediyorum.
yazmış olduğu anayasa hukuku kitabı nedeniyle, hemen her gün gıyabında kendisine teşekkür ettiğim şahıs. bir hukuk kitabını, üstelik anayasa hukuku gibi kuramsal yönü ihmal edilemeyecek bir alana ait kitabı roman akıcılığı ile yazabilmek, maharet isteyen bir iş olsa gerek.
"(cumhurbaşkanlıgı seçimi için) tbmm üçte ikinin altındaki bir sayıyla oylama yaparsa anayasaya aykırı olur" diye buyurmuş kişi.
adam anayasa profu ama
karar yeter sayısı ile
toplantı yeter sayısı arasındaki farkı henüz öğrenememiş anlaşılan.
(galliani, 05.04.2007 18:49 ~ 29.02.2008 17:05)
çok değerli bir hukukçu olmasına ve
yök gibi demokrasi dışı bir kurumu dahi insani bir boyuta getirebilmesine rağmen, son yaptığı cumhurbaşkanlığı seçimi açıklamasında kişisel görüşlerini karıştırarak şahsımda büyük bir şaşkınlık yaratmış kişidir.
bir profesörü eleştirmek benim haddim değildir, lakin cumhurbaşkanlığı seçimi için gereken sayının 367 olmadığını bilmek için huk101 dersi almak bile yeterlidir.
ahmet necdet sezer atatürk'ten sonra gelen cumhurbaşkanları içerisinde neyse erdoğan teziç de gelmiş geçmiş yök başkanları içerisinde odur.
tayyip erdoğan ve benzerlerinin cumhurbaşkanı adayı olmalarına verdiği tepkiyle ne kadar büyük bir cumhuriyet ve devrim sevdalısı olduğunu ortaya koymuştur.
kendisi bütün galatasaray üniversitelilerin gurur kaynağıdır.
bugün itibari ile suikast girişiminde bulunulan ve saldırganın kaçtığı yök başkanı.
"bugün parlamento'daki siyasî çoğunluk sadece siyasî iktidarı değil devlet iktidarını da ele geçirmek istiyor" gibi bir cümle kurmuş tıp profesörü. yok lan, ne tıbbı, anayasa profuydu. yok yaaa, tıp profu olmalı, anayasa profu böyle bir cümle kurmaz. kafam karıştı, mühendis olmasın;
toplum mühendisi falan
adam "bugün parlamento'daki siyasî çoğunluk sadece siyasî iktidarı değil devlet iktidarını da ele geçirmek istiyor" diyor itüsözlukte tık yok, adam
yurt dışı diploma denklik yönetmeliği yayınlıyor itüsözlükte tık yok. ne var burada,
anal seks yapan türbanlı var. hücum edin bakalım bu başlığa. ne de olsa 12 eylül rejiminin
tost yeyip test çözen nesiliyiz. yeriz, içeriz ve sevişiriz.
şu an itibariyle basın açıklaması yapmaktadır:"kılık-kıyafet yönetmeliğinde değişiklik hukuken mümkün değil"..
(bkz:
helal be)
(bkz:
arkandayız)
not: ayrıca bazı kendini zeki(!) zanndeden gazeteci arkadaşların sorularıyla koskoca hukuk profesörünü köşeye sıkıştırabileceğini zannetmeleri de tatmin edilmemiş ve edilemeyecek olan bitmek tükenmek bilmeyen isteklerinden kaynaklanmaktadır.
(bkz:
http://213.243.28.21/...)
"yükseköğretim kurumlarında uygulanmakta olan türban yasağı, yüksek mahkemelerin ve avrupa insan hakları mahkemesi'nin (aihm) kararlarıyla oluşan bir hukuki durumdur. bu hukuki durum ortaya çıkarken, türk yüksek mahkemelerinin türkiye cumhuriyeti anayasası ile atatürk ilke ve devrimleriyle oluşturduğu laiklik tanımı ve yorumu, aihm tarafından avrupa norm ve değerleriyle de uyumlu bulunmuştur. bu nedenle rektörler komitesi anayasada kılık kıyafet serbestliğini öngörecek bir düzenleme yapılmasının hukuken mümkün olamayacağını hatırlatmak sorumluluğunu duymaktadır."
sözleriyle dalga mı geçiyor yoksa bir anayasa profu olarak hiç mi anayasa ve hukuk bilgisi yok anlamış değilim. yapılan yeni anayasa tüm eski kanunların ve anayasaların ve de yargı kararlarının üzerindedir, eğer üniversitede türban avrupa insan hakları sözleşmesine aykırı olsaydı dediği bir nebze doğru olabilirdi. ama ortada böyle bir durum yok. başka bir rektör de "üniversitede türban serbest bırakılırsa aihm'ye gideriz" demişti. neye göre gideceksin, nasıl gideceksin? aihm'ye gitmenin öncelikli koşulu kişisel mağduriyettir, türbanlı öğrenci göz zevkimi bozuyor demekten başka kişisel bir mağduriyet olamaz onların için ve bu da aihm'yi hiç enterese etmez.
teziç aihm'nin türban kararına ilahi emir olarak bakıyor ama aynı mahkemenin verdiği güneydoğu, düşünce ve ifade özgürlüğü, işkence kararlarını, kıbrıs kararlarını görmezden geliyor.
erdoğan hocayı yök başkanı erdoğan teziç olarak değil de anayasa hukuku profesörü hocam olarak tanımıştım evvela. alanında oldukça etkin ve yetkin olan hoca bazı konuarda tavizsiz duruşunu o zamanlardan beri korumaktadır. ama ben nedense daha çok derslerdeki tatlı sohbetlerini hatırlarım. örneğin;
"çocuklar devlet savaş esnasında ya da seferberlik hallerinde tüm taşıtlara el koyma hakkına sahiptir; mesela 2. dünya savaşı yılları benim de beyaz bir bisikletim var nasıl korktum alacaklar diye elimden tabi çocukluk... ama ben de kıpır kıpır bir çocuğum hele gençkeeeen; heee ben gençken sultani de voleybol takımı kaptanıydım gittik irlanda'ya bir maça nasıl heyecanlandık; bu arada aranızda irlanda'ya giden var mı çocuklar? mutlaka gidin, görün... peki madagaskar'a giden var mı? aaa kesin gidin ben bir kaç sene önce gittim bir kongre için siz de görmelisiniz şahane bir ülke... heh ne diyordum ben? nereden gelmiş idik buraya?
derken ve biz sarmalı geriye doğru sararken zaman akaaar giderdi.
(eloli, 20.09.2007 21:28)
gs lisesi eski müdürü.
muhtemelen son yök başkanıdır.
bu arada siyasetçilerde görülen koltuk sevdası kendisinde başgöstermiştir.
elindeki yök makamı kaybolup gitmesin diye rektörleri toplayıp türban üzerinden anayasa değişikliğine saldırmaktadır.
ancak bu gün itibariyle ortaya çıkmıştır ki. erdoğan bey bundan 15 sene önce kendisi anayasanın değişmesini teklif etmiş öylede bir teklif sunmuş ki anlatılmaz yaşanır.
allta lütfen bakınız
http://www.internethaber.com/...
bürokratik elitçi geleneğin yıkılmaması için savaşırken söylediklerinin aslında doğru bildiği şeyler olmamasıyla sevindiren insan. ben de bir anayasa profesörü nasıl bu kadar saçmalayabilir diyordum ki gerçek fikirlerini özgür bir akademisyenken söylediklerinden öğrenince ferahladım.
zamanında tüsiad için hazırladığı güzelim taslaktan sen 10 küsür senede memur zihniyetiyle "mevcut anayasa iyidir hoştur"a gel. ilginç.
15 yıl önce patronlar kulübü tüsiad için hazırladığı anayasa taslağında şu an savunduğu görüşlerin tam zıttını gördüğümüz ve hayrete düştüğümüz yök başkanı. anayasa'da yer alan milletvekili yemininden atatürk isminin çıkarılmasını teklif eden teziç, akp'nin hazırlattığı anayasa taslağından bile daha iddialı, tartışmaya çok daha açık bir taslağın hazırlayıcıları arasında. akp milletvekili hukukçu prof. dr. zafer üskül atatürk ilke ve inkılaplarının anayasa'dan çıkarılması gerektiğini savunduğunda ortalığı toz dumana katanlar, 1992 yılında prof.dr. erdoğan teziç benzer bir teklifle geldiğinde (atatürk milliyetçiliğinin anayasa'dan çıkarılması) seslerini çıkardılar mı acaba? zamanında "devletin resmi ideolojisi olmamalı" tezini ortaya atanlar, nasıl oldu da resmi ideolojinin ve bürokratik vesayet anlayışının bir numaralı temsilcisi haline geliverdiler?
kurucu meclis tartışmalarına 15 yıl önce teziç şöyle bir cevap vermiş:
"anayasa değişiklikleri yapmaya yetkili bir organın yeni bir anayasa yapma konusunda da yetkili olduğu hususunda kuşku yoktur."
"kısacası, bugünkü tbmm bir "kurucu meclis" sıfatıyla seçilmiş olmadığı halde , yeni bir anayasa yapmaya yetkili bir "asli kurucu organ" yetkisi kullanabilir. zaten bunun aksini düşünmek, anayasa yapıcılığı yetkisini yalnız kurucu meclislere ya da ihtilal sonrasının olağanüstü iktidarlarına tanımak olur ki; bu tarihsel gerçeklerle uzlaşmadığı gibi, şiddet yolunu önermek anlamına dahi gelir. oysa, pek çok ülkede yeni anayasalar, normal zamanlarda ve olağan yasama meclisleri tarafından hazırlanabilmiştir."
(küller, 24.09.2007 02:05 ~ 10.12.2007 19:48)
görev süresi yarın sona erecek olan, süper başarılı,
kemal gürüz'ü unutturan,
bilim insanı,
anayasa hukukçusu kişi.
"..zamanında
yök yeniden yapılandı, hatta gereksiz bulunulduğu için kaldırılması bile gündeme geldi,
dünyanın en iyi üniversitesi sıralamalarına
anadolu'dan bile onlarca
üniversite girdi,
tehlike daha çok farkedildi,
türban ve
baş örtüsü arasındaki fark ortaya konuldu ve tam
367 tane daha fark eklendi,
muasır medeniyet seviyesinin bayağı bir üstüne çıkıldı..."
(anka, 07.12.2007 09:30 ~ 09:30)