orta okulun son senesiydi sanırım, bu kitap bir şekilde geçmişti elimize. tüm sınıf üç gün içinde elden ele okumuştu. gözler fal taşı gibi hepimizde, şok üzerine şok yaşıyoruz. ulan fransız denyoları o yaşta çocuğun okuyacağı kitap mıdır o? tamam
sartre falan okuttunuz bunalıma sürüklediniz de bu kadarı fazla. biz daha el ele tutuşmamışız, markizim sadeciğim neler yazmış, nasıl dayanalım. gerçi hocalarında suçu yoktu ya, bizim meraklarımızın belki de suç. erkekler bile hayretler içinde okumuştu ama. seneler sonra tekrar göz attığımda çok farklı şeyler gördüm tabi o yaşta algılayamayacağım.
bir diğer benzer şoku küçük yaşta tattığımız esere gelince:
(bkz:
gizli günce)
(bkz:
aleksandr puşkin)
çok travmatikti be sözlük.