şahıslarla siyasi geçmişleriyle ilgili değil bu yazı çekin eksiden güdüsel elinizi,yada çekmeyin ehhh, el öpme üzerinden değerlendirmek gerekli bu konuyu.türkiye'nin genel karakteristiği, abd ab imf dünya bankası gibi merciler karşısında takındığı tutum açısından yadırganmayabilir bu durumlar, yadırganmamıştırda zaten. saygı duymadan sevdiğimizin yada vazgeçemediğimizin tuhaf birer örneğidir bunlar. ajitasyonun tanımında da yoktur zaten saygı kelimesi!!,ii bilirler kendileri
ama olmaz olmamalı yaşadığım ülkenin en önemli mevkisine el öpen biri geçmemeli, 50 kusur yaşındasın taşaklarının kılları ağarmış, hala el öpüyosun, neyin eli bu kardeşim,şöle ciddi konuda kahve ağzıyla konuşturtmayın insanı..(yazar kendisine sesleniyor)aferin
amcanın elini öpmekten farklı bişi bu, amcana duyduğun saygıdan da. bi bağlılık gösterisi, hiyerarşik bir el öpüş bu, ki cumhurbaşkanı olucak adamda öpmesin amcasının elini ortalıkta, zaten kurtulamıyoruz şu ezik ülke durumundan bide yayınlanmasın yarın bi gün avrupa basınında tekerlekli sandalyedeki birinin elini öpen kambur cumhurbaşkanı fotoğrafı
lider olmanın tanımına aykırı, bireysel insiyatif alamamanın imgesel gösterimi, geçmiş veya gelecek bir hiyerarşi varlığının acı karesiydi.
(bkz:
erbakanın elini öpen şahsın cumhurbaşkanı olması)
(bkz:
necibullahın elini öpen şahsın başbakan olması)
(bkz:
ikisi birada)