erbaa'nın yöresel dili
erbaa'ya erek-sütunlara direk,
sırığa da cerek-denilir bizde
kızanlara citil-yataklara mitil,
çokbilmişe çepil-denilir bizde.
av itine tazu-araziye yazu,
büyük dişe azu-denilir bizde.
taş dibeğe- soku-ceketlere saku,
lavantaya koku-denilir bizde.
mısır ekmeğine çızlak-bol giysiye foltak,
doğru söze essah-denilir bizde.
kısalara güdük-korkaklara hödük,
piç armuda çördük-denilir bizde.
boğazlara ümük-içi boşa küfük,
civcivlere cücük -denilir bizde
başörtüsüne bürük-azıcığa ecük,
alkışlara cepük-denilir bizde.
tatsızlara sasuk-tuzsuzlara sarsuk,
yolsuzlara sapuk-denilir.
hindilere culuk-hızlıya da çabuk,
isteye de ahacuk- denilir bizde.
karaktere huy'u-kaba adama ayu,
sayılara sayu-denilir bizde.
kevgirlere ilistir-havlulara peşkir,
kötülere ilezir-denilir bizde.
güc, kuvvete takat-sedirlere makat,
iç organa sakatat- denilir bizde.
ince boya kalem- tatlı söze kelam,
lahanaya kelem- denilir bizde.
patatese gostil-kızılcığa zoğal
basamağa badal- denilir bizde.
horozlara foruz-parlayana gamüş,
mandaya da kömüş- denilir bizde.
boz ayrana gatık-satılmışa satık,
iflaslara batık- denilir bizde.
kovalara sitil-banyolara yunak,
cayanlara dönek- denilir bizde
koşanlara seğirt- cesurlara yiğit,
çekirdeğe çigit- denilir bizde.
saç ekmeğine fetil- gözlemeye işkefe,
terazi kabına kefe- denilir bizde.
muşmula'ya töngel- elbiseye urba,
küçük çuvala torba- denilir bizde.
güldürene komik- çirkinlere gaşmer,
göz etmeye işmar-denilir bizde.
geçen yıla bıldır- ilk sütlere avuz,
yaramaza yavuz- denilir bizde.
sözümüzün seyri, uzaman etme hayri,
baş ağrıttın gayri, denilir bizde
hayri doğan - emekli öğretmen