avrupaya öğrenci değişim programıyla öğrenci yollamak için yapılmış bir program. avrupada başka ülkelere gitmek için not ortalaması, konuşulan diller gibi sınırlama getirilmeksizin her öğrencinin kullanabildiği, lakin itü de " yok ben öğrencimi göndermem, giden geri gelmez " gibi at gözlüğüyle teknoloji ve de yaşamı en az 30 yıl geriden takip eden kişilerin biz öğrencilere kullandırtmadıkları program...
avrupa birliği ülkeleri ve avrupa birliğine aday ülkeler arasında yapılan lisans, yüksek lisans, doktora, öğretim üyesi değişim programı. süresi 1 veya 2 dönemdir. ders denkliği sağlanabildiğinden okulu uzatmadan yurt dışı tecrübesi yapılabilir.
okulu haklı bir biçimde uzatabilmenin yegane yoludur. üniversitenin cinsine göre insana sunulan, gerekleri ve de sonuç itibariyle en kolay ve şahane fırsattır, bu devirde kim kimi tee uzak ülkelere okumaya gönderip, üzerine bir de harçlık vermektedir? bu öğrenci değişim programı henüz günümüz gençlerince pek keşfedilemediğinden, ortalaması sınırın az üstünde insanlar bile bu nimetten faydalanabilmektedir. burada yazılanlar sonucunda her ne kadar leziz, üstüne atlanılası bir fırsat gibi görülsede (ki öyledir kendisi), sonuçta aileden eşten dosttan ayrı kalınacağı, bi de ülkeyi temsil etme güdüsüyle kendi okulundaki derslerde göstermediğin gayreti orada göstermek zorunda kalacağından dolayı, ekstra çalışma dolu ayların kişiyi beklediği gibi seçenekler göz önünde bulundurulmalı, madalyonun diğer yüzüne de bir göz atılmalıdır.
parolası erasmus orgasmus olan öğrenci değişimi olayı, gidilen üniversiteye göre değişen toplu organizasyonlar, partiler, gidilen ülkedeki içki fiyatları bir yerden sonra insanı öğrencilik hissiyatından uzaklaştırır, sadece öylesine yaşayan bir organizma haline getirir sonra da sınav döneminde allah allah nidalarıyla yumurtanın kapıya dayanması moduyla insanı sarsar ama yine de ders geçip geçmemek önemli değildir, önemli olan yeni insanlar, yeni kültürler, dil ve eğlencedir, okul uzasındır zaten tüm dersler verilse bile okul uzayacaktır çünkü ülkemizde bi dönemde 10 ders alıp hatur hutur verilirken avrupada hatta özellikle almanyada 5 dersten fazla alabilenlere deli gözüyle bakılmaktadır, hal böyle olunca bünye kendini eğlenceye adar haklı olarak zaten yapılması gereken de budur.
ayrıca bir de türkiyedeki organizasyonsuzluk, yetkililerin yeteneksizlikleri tablosudur, öğrencilerin seçilmesi, gönderilmesi, hibeler gibi olaylardaki saçma bekletmelerin, manyakça bürokratik işlemlerin tanrı cezasını vermelidir.
türkiye'den gelirken çekilen eziyetlerin sonunda gelinen yerdeki eğlence haktır, dibine vurulmalıdır.
beni şu anda bulunduğum tilburg'a getiren güzel hadise. seçim aşamasında mülakat ve ders notları gibi kriterler olsa dahi gitmek isteyenlerin öncelikle parasal konularda iyi karar vermesi gerekir kanımca. verilen burs hollanda, almanya, avusturya gibi ülkelerde yaşamak için yeterli olmuyor, üstüne biraz da sizin eklemeniz gerekiyor (en az verilen burs kadar olmasi siddetle tavsiye edilir.) "ben gezecem, avrupa'yı görecem" şeklinde isteklerde bulunan arkadaşların da daha türkiye'den ayrılmadan tüm gezi planlarını yapmış, uçak/tren/otobüs ve hostel rezervasyonlarını halletmiş olmaları onlara zaman kazandıracaktır. sonra benim gibi bir belçika'ya gidersin, bir de barselona'ya ondan sonra bir de bakarsın ki vizen bitmiş. amma ve lakin, güzeldir, eğlencelidir, bir ömür boyu sürsündür.
hayatımın en farklı ve en güzel tecrübelerinden biri olarak hatırlayacağımı düşündüğüm,sayesinde şuanda finlandiya'da (bkz: turun kauppakorkeakoulu)bulunduğum öğrenci değişim programı. kesinlikle eğlenmek ve gezmek için gidilmeli. eğer parti insanı değilim, gezmeyi de sevmem diyorsanız bi de yabancı diliniz yoksa oturun evinizde gitmeyin. ayrıca sevgiliniz varsa ve onu bırakıp da gidiyorsanız iki defa düşünmekte fayda var. çünkü exchangelerin çoğu sevgilileriyle sorunlar yaşıyorlar. en azından benim gördüklerim.
son söz olarak erasmusla yurtdışına çıkmadan önce l'auberge espagnole filmini izleyin, gerçek bi erasmus öğrenicisi nasıl olmalı görün.
öyle ya da böyle programa dahil öğrencilere sorunlar çıkaran programdır. ya ab merkezindekiler öğrenim sözleşmenizi kaybederler, ya gideceğiniz ülke vize vermez ya da aldığınız dersleri saydıramazsınız, saydırsanız bile aldığınız notlar aşağıya yuvarlanır.
hesapta olmayan bir ton aksilik sizi bekliyor olabilir, ama yine de tüm uğraşlara değiyordur sanırım. umarım.
"bu ne kadar da muhteşem bir şeymiş" dediğim olay.
lakin zaman çok hızlı ilerliyor erasmus yaparken (bkz: erasmus yapmak). geleli 3 aydan fazla süre oldu ama bir çok arkadaşımızla vedalaşmaya başlıyoruz bile.
hayatınızın en güzel doğum gününü geçirmenize de vesile olur eğer makul bir tarihte doğmuşsanız.
(bkz: iyi ki doğdun)
(bkz: happy birthday to you)
geçen gün kadıköy-pendik otobüs duraklarında tabelasını görüp koptuğum öğrenci değişim hedesi.
otobüs kalkış çizelgesinin altına elamanlar aynen yazmış :111-erasmus . ancak bir üniversiteli anlayıp, espirinin tadına varabilirdi orda. otobüs durağında kopan bu tipe ters ters bakan tüm teyzelere ve amcalara burdan selam ederim..
sayesinde 4 ay boyunca hem de en yakın arkadaşlarımdan biriyle almanya'da sefa süreceğim, lakin l'auberge espagnol filmindeki gibi rüyalarımda 'eras' ı görmekten korktuğum süper öğrenci değişim programı.
benim gibi yurtdışinda yaşayıp ögrenci yurdunda kalan biri icin cok süper bir olay,bir sürü yeni kültürden insanlarla tanışabiliyorsunuz.allah bulandan razı olsun.
hayatımın en korkulu, en heyecanlı, en huzurlu günlerini geçirdiğim 3 ayın sebebi olan program. ayrıca almanların türkçeyi kaba, polonyalıların ise çok zarif bulduğuna şahit oldum.
yaşanmaya değer bir öğrenci değişim programı. eğer hem sevdiğiniz insanla yaşamaya hem okumaya gidebilirseniz harika. istenilirse yurtta kalmak yerine evde tutulabilir. oda fiyatları ortalama 200 euro brükselde. eğer studio tipi tutmak isterseniz en az 250 eurodan başlıyor. tabii araştırmak lazım biraz. bazı derslerin uyuşma olanağını yükseltebilmek için sürekli yazışmalar yapılmalı. bunun içinde gidene kadar erasmus programı görevlisinin dibinden ayrılmama şartı olan eğlenceli deneyim.