yalçın küçük'ün mediko-politik kitabı.
epilepsi ve
orgazm arasındaki ilişkiyi değerlendirme amacı ikisinde de gerçekleşen bilinç kaybı halidir.orgazmda saniyeler süren bilinç kaybı epilepsi de daha uzun olmakta.bu bilinç kaybı durumunda insan normal dünya ile irtibatını koparmaktadır.tamamiyle başka bir dünyada yer almaktadır.ortak paydayı değerlendirdikten sonra bazı epilepsi hastalarındaki aşırı şehvet düşkünlüğü ile orgazm arasında yeni bir ortaklık kurulur.
dostoyevski'nin
budala'da " bir epilepsi nöbetinin on saniyesi için ömrümü veririm" açıklaması
vecd(ruhun dünyevi realitelerden kurtulduğu kendinden geçme ve coşkunluk) halini vurgularken -ki vecd dini düşkünlüğü fazla olan insanlarda daha bir anlam kazanır- hastalığın ayrıca kutsallığı da ortaya çıkar.zaten sar'a(epilepsi) kutsal hastalık olarak ta bilinir.
hem epilepside hem de orgazmdaki bu kendinden geçişler ve din ile bütünleşen yapılarından sonra, romanın eski imparatoru
julio sezar ve
caligula'nın durumları kitabın politik yönünü oluşturur.çünkü onlar da bu hastalıktan muzdariptirler.özellikle caligula çöküş döneminin imparatoru olarak ve hastalığın tüm belirtilerini çok net yaşayarak(şehvet düşkünlüğü,şiddet,acımasızlık,denge kaybı,dine aşırı bağlılık) roma döneminin belirgin öznesidir.küstah ve köledir.küstahlığı az önce sayılan nedenlerden köleliği ise otoritenin kulu olma özelliğinden gelmektedir(böyle bir kişilik bölünmesi kitapta epilepsiye bağlanmıştır.)
yalçın küçük te cumhuriyetimizin çöküş döneminde olduğunu ve tayyip erdoğan'ın saralı olduğunu (onun yaşadığı bazı olayları belgeleyerek) belirterek roma dönemiyle hem mantıklı hem de fantastik bir paralellik kurar.tayyip erdoğan'ın bu hastalığını gizleyen medya(özellikle doğan grubu) ve hastane(güven hastanesi) de bu hastalığı hipoglisemi diye geçiştirerek bu çöküşe hizmet etmektedir diye de düşünmektedir yalçın küçük.