yanılsamacı tiyatronun seyirciyi sahnedeki karakter ve olaya özdeşleştiren duygusal yaşantısı karşısına, maddeci diyalektiğin tarih bakışı açısını sağlayan ve seyirciyi gözlemde bulunan bir üçüncü kişi durumuna getirerek onun usçul yönelişte karar vermesini sağlayan tiyatro anlayışı. brecht in geliştirdiği bir türdür.
seyirciden sahnedeki olayla,kişilerle özdeşleşmek yerine onlardan uzaklaşıp nesnel bir bakışa ulaşmasını bekler."önemli olan seyirciye karar vermesini öğretmektir."onun için de,seyirciyi sahnedeki olayların dışında tutmak "yabancılaştırmak" gerekir.
olaylar seyircinin yüzüne tokat gibi patlar.gerçekler acıdır ve bu bütün çıplaklığıyla gözlenir.seyirci hiçbir karakterle özdeşleşmeyince garip bir ruh haliyle salondan çıkar.
-abi oyun nasıldı?
+şey işte..o adam gitti...şey oldu.
-nasıl yani??
+.........
-hee?
+bi git ya..zaten yabancılaştım.
sahneyi izleyicilerden bağımsız bir zaman-mekan olmaktan çıkartır. bazı epik oyunlarda beklenmedik bir şekilde izleyici oyuna dahil edilir ya da izleyiciler arasına yerleştirilen oyuncular yeri geldiğinde oyuna dahil olur. görüldüğü gibi sürprizlerle doludur. genellikle anlatıcı tarafından olaylara dışarıdan bir bakış ve yorum getirilir. amaç, oyun bittiği zaman kişinin kendisini sorgulamasını sağlamaktır.
bertolt brecht'in aristotales'ci tiyatroya karşı yarattığı bir tiyatro türüdür.asıl amacı seyirciyi aktif eleştirel bir tutum içine sokmaktır yani izlediği eserde sadece duygulanmak ve duyguyu hissetmek yerine ''ben hiç böyle düşünmemiştim.''dedirtebilmektir.siyasal amaçlı ve emekçi sınıfa yönelik olarak belirlenmiş bir kuramdır.marksizim felsefesini kaynak kullanır.varolan sistemin,kapitalizmin,sınıfsal farklılıkların olumsuzlukları uzerine vurgu yaparak seyirciyi düsündürmeye ve devrim fikrini ve gerekliliğini göstermeye çalışır.
brecht'ten önce epik tiyatro daima kesin yargılar bildiren,seyircinin düşünmesine pek fazla izin vermeyen bir biçimde tezahür etmiştir.oysa brecht seyirciye sorular sormuştur.onu fikirleri tartmaya yönlendirmiştir.
isminden anlaşılanın aksine kahramanlık konuları işleyen tiyatro türü değildir.
izleyiciye toplumsal çarpıklıkları eleştirip göstererek, izleyiciyi bu eleştirilere katmayı hedefleyen bir türdür. bu anlamda toplumsal bir tiyatro türüdür.
kaynağı marksizmdir, emek, sömürü ilişkileri vb konular sıkça işlenir.
epik tiyatroda olay hikaye edilir. amaç seyirciyi izleyen konumunda tutmaktır. klasik tiyatrodaki gibi seyircinin kendisini oyunun içinde hissetmesi amaçlanmaz. izleyen oyunla ilgili karar vermeye zorlanır. iddalar, olaylar,delillerle ispatlanır.
izleyenin oyunda herhangi bir taraf olmamasına karşı konumda yer almasına önem verilir. canlandırılan karakterler olayın nesnesi konumundadır. yani amaca ulaşmada araç konumundadırlar. insan değişebilir, var olanı değiştirebilir mesajı mesajı verilir. gerilim oyun süresine yayılmış durumdadır. epik tiyatrodaki oyunların sonları açıktır.