hbo yapımı olup, dünyada bir çok seyirci kitlesine sahip, türkiye'de henüz pek bilinmeyen dizi.1 gencin holywood yıldızı olup arkadaslarınıda yanına alarak başından geçenleri anlatan, türkiye'de önümüzdeki 5 yıl yayınlanmayacağını düşündüğüm dizi.
yıldızı aniden parlamış olan bır film starının başından geçen olayları anlatan dizi. sadece menejer tiplemesindeki*jeremy piven'in koparan replikleri için bile izlenebilir. digiturk'te yayınlanmaktadır.
+ hey ari bu akşam yemeğe geliyor musun?
- oh hayır.. bu gece seks yapıcam.. karımı cezalandırmam gerek.
- tatlım psikologa verdigimiz parayla düşünebildiğin tum fetiş seks fantazilerini gerçekleştirebilirdik.
gibi gibi.. tabi böyle yazınca olmuyor. hareketler. mimikler. telafuz. bunlar komedide önemli unsurlar.
aynı liseden çıktığımız 4. nesil yazar hoşgelmiş* bide bide nası iyi kalpli br insandır anlatamam nedenini sormayın söylemem
ilk kankası olmaktan gurur duyarım üzerine yeni kankalar gelsede yüreğimde hep son kankamsın
(bkz: seri saçmalamak)
sonunda medellin i çekmeyi başaran dizi.
işte trailer ı: http://www.medellinthefilm.com/ bu arada pablo escobar acaip bir şekilde şehmus okur a benziyor
sonbaharda çılgın hüzün zirvesinde hiç tanımadığım 15 kişilik masaya oturduğumda karşıma denk gelen yazar. hoş sohbet elektronikçi olduğunu öğrenmiş bulundum. sohbet ederken tanımlamam gerekirse sohbet sırasında kontrolü elden bırakmayan tiptendir. uygun zamanlamalarla uygun yerlerden yapılmış kelime seçimlerini, gedik diye tabir ettiğimiz lokasyonlara oturtmakta başarılı olduğunu düşündüğüm yazar.
(bkz: memnun oldum)
sipariş üzerine giri yazma/yazdırma sistemini kurma işini, çalışma sistemleri içerisine yerleştirmeyi başarmayı hedefleyen, en bir kimse. 10 numaralı giri özelliği gösterir kendisi. * elektrikle uğraştığı kadar, çalgılı-çengili sokak düğünleri üzerine de kafa yormaktan çekinmez çalışkandır, atom karınca misali. “köylü milletin efendisidir.” sözünü saymakta, tedbiri elden bırakmamakta, saygıda kusur eylememektedir. takvim yapraklarındaki “bugün doğan çocuklarınız için isimler” kısmına yazar olma potansiyeli taşımakta, isim türetmekte sınır tanımamaktadır. çocukluk kahramanı kurabiye canavarı, en sevdiği kitap da buket uzuner’e ait bir siyah saçlı kadının gezi notları’dır.
bir de statü sahibidir ki ismi ile müsemma.
sözlükte "kanka" kategorime hakkıyla girmiş en sevilen yazar kişisi. beraber interrail hayalleri kurmakla kalmayıp bunu uygulamaya geçirmek için en önemli adımları attık sonra ne mi oldu gün geldi ankarada çılgın hüzün zirvesine gidip hüzün yaşamak yerine çok eğlendik yeni yeni cici cici kankalarımız oldu sözlükte entourage'ım canım ilk kankasına sinirlendi ve interrail için "sildim ben seni başka adamlarla git sen" dedi bana. bende dedim bu kadar mıydı dostluğumuz ama içimden dedim tabi ve şimdi de dışarı vurdum. (hatta kankam için dahi anlamındaki de'yi bile ayrı yazdım) neyse gene gelse vuducan vuducan dese bana dostluğumuz hiç bitmese..
an itibariyle internete çatıdan bağlanan,tv dizilerinden sorumlu propaganda bakanı çok haşin bakışlı,yakışıklı,sırım gibi delüğanlu yazar.aman dikkat et düşme.*
edit:benim ki de laf mı yahu?cüneyt arkın gibi yazar,çatıdan düşer mi hiç?olsa olsa aşağı atlar kale surlarından atlar gibi.*
unutkan bir şahıstır efendim kendisi. sözlükte bir şekilde tanışmamızın hemen akabinde geçen birkaç hafta sonunda bana liseden arkadaşı "ahmet" muamelesi yapmıştır. (bir yerlerden izliyorsa ona da sevgiler...) o olmadığımı anlatmam epey uzun sürmüştür ama inandı mı bilemem belki hala aynı şüphe içersindedir, farketmez. hamurundaki malzemeler muammayla eşdeğer olmakla birlikte sabırlı insanlar kategorimin en üst seviyesinde hayranlarına göz kırpmaktadır. ne zaman etrafımdaki rutin insanlardan sıkılıp kendisine bulaşsam birkaç dakikalığına da olsa bütün öfkeyi silip süpürür doğrudur. ayrıca bu yaz yapacağı yolculuk için fazlaca sakin davranıp beni sinir etmekte(evet kıskancım...) kendisine attığım imrenen bakışları görmezden gelmektedir.
kıçından uydurduğu zkindirik nöroplastik eurosa hastalığı hasebi ile yediğim yağlı kazıklardan geriye kalan son duygularımı da sömürmüş, yine çam mı devirdim allah beni davul etsin paranoyalarına sürüklemiş, bunlar yetmezmiş gibi karnıma ağrılar girdi fekat gülmekten deme yüzsüzlüğünde de bulunmuş astarı yırtılmış evlerden ırak olasıca insan.
yok yok kesin bende bir arıza var, ne bileyim bir seçilmiş kişilik, bir bedbahtlık, manyak paratoneri miyim lan ben!
unutma genç intikam üstüne yoğurt dökülerek yenen bir yemektir.salça da eklenir evet.
daha evvel takip ettiğimi ifade ettiğim kimi yazarları afişe etmiş, "düş peşimden lan" tarzı eleştirilerle karşılaşmıştım.. hor görüldüm, itelendim, savrula savrula savruldum.. sanat dünyasında 10 küsür yıldır demokles'in kılıcı misali yer etmiş, "ama bir de mustafa sandal gerçeği var" tarzı yorumların sonucunda iyiden iyiye eğreti bir statü kazanmış, kimselerin düet yapmaya yanaşmadığı, sırf bu nedenle de komşunun natalya'sının kapısına dayanan [yalnız ilik gibi bir hatundu natalya da] mustafa sandal gibi hissetmekteydim..
yıldım mı peki, tüm bu olumsuzluklar doğru bildiğimi söylemekten geri koydu mu beni? kararlılığımdan bir nebze kaybettim mi hiç, fatih altaylı olmaktan, bilgin gökberk olmaktan caydığım anlar oldu mu? oldu mnkym, bazen ettikleri laf laf değil onların da.. neyse..
belki yine aşağılanacağım, "sen bilmezsin, git" şeklinde tenkitlerle, "ayağını denk al, sağda solda nickin geçiyor..yazık olur gençliğine" minvalinde tehditlerle muhattap olacağım; ama söylemeden geçemem artık; herif okutmayı biliyor kendini hacı..
aya benzer yüreğim.. sağlam yazar..
[edit: işin içine excess mustafa sandal karışınca girinin sonu sik gibi olmuş afedersiniz.. silmeye/düzeltmeye üşendim ama, kalsın..]
kesinlikle üzerimde hiç bir baskı hissetmeden adeta silah zoruyla değil de tamamen içimden gelerek nick altına bir şeyler yazma gereksinimi hissettiğim kişi.
güzel girileri var, eğlenceli, pek alçakgönüllü, konuşkan ama konuşmaktan zaman zaman çekinen, dolayısıyla biraz enteresan, iyi niyetli güzel birisi. bir de sanki ailenizden birisiymiş hissi oluşuyor görünce, sanki daha önceden tanıyormuşsunuz gibi, öyle de bir sempatikliği mevzubahis.
istanbul'a tekrar geleceği günü dört gözle beklemekteyim, house'un geri kalan bölümleriyle hiç alakası yok ama yeminle. getirirse hayır demem tabi. orası ayrı.
eve attığım ilk sözlük yazarı. { hemen coşma, ilk ve teksin bu alanda . senin üstüne kuma getirmem, ben senin bildiğin erkeklerden değilim. mal mal horluyon zaten meke }
benim sözlükte " yorgunluk" diye adlandırabileceğim bi dönemde karşılaşmamıza karşın kendisiyle tanışmak benim için iyi bi şans oldu, evet. (ne şans meke). " abi şu girim nasıl olmuş, abi şu yazara bi ayar çeksene, abi bi 10 kontör atsana " deyip dururken gerek girdiği girilerle, gerekse oynadığı futbolla anaaa bi de bakmışım bünyemde kapanmaz yaralar açılmış da haberim yokmuş.( sittir git lan, benimki de kafa) ızdırap çekmeye meyilli bünyelere oldum olası bi sempati duyarım, iç dünyamızın bu kadar benzeşeceğini de ummazdım valla, ortak payda bol.(ne yazık ki)
sana yazmak zor. bu denli harbi kalabildiğin ve bi de arkanda ben olduğum sürece sırtın yere gelmez, korkma çocuk.
sözlüğün bana kazandırdıklarından.farklı bir karakter,enteresan bir şey yahu.benim hehelerime laf edip asdasdasf diye gülmenin normal olduğunu iddia ediyor.her gün en az üç kere msnden "hey sen,ordaki" şeklinde rahatsızlık verip huzurunu kaçırmaya çalışıyorum,sürekli denizden bahsedip kendisini boğum boğum boğuyorum ama gıkını çıkarmıyor garibim.istanbul'a gelecektii deee taksime çıkacaktık.ama herşeyi lafta işte.banal insan.seviyorum seni çok.*
yaratıcılık açısından sancılı bir süreç geçirmekte olan yazar.
tam 9 gün olmuş, hala bir girisini göremeyince, ilham perisinin öldüğünü sandığım kişi ayrıca.
not falan: ölmemiş yüreğinde yaşıyormuş, iğrenciz biz.
artık kendisi hakkında edecek tek kelime bulamıyorum sebebi kendi beceriksizliğimin ötesinde konu edilen şahsın (bu sıfat yakıştı sana) sergilediği birbirinden manasız, yakışıksız söylemler. ifşa edilecek birçok seyi vardır belki ama onu da başka bir bölümde ele alacağız. şimdilik bunlar bile durup düşünmesini sağlamaya yetsin ve umarım pişmanlığa sürüklesin kendisini. bir de genel kurul kararını iletelim kendisine o gülme efekti değişecek. beni sevenler böyle seviyor gibi bir savunma su an kabul olunmaktan çıkmıştır. bilgilerinize (ya da nereye istersen) arz ederim.
accayip geyik adam. süpper girileri var. eleştirel. ordan burdan değil de girilerinden dolayı kanka listeme giriş yapanlardan. büyük adam olacak belli. futbolcu yeteneği var ama kendini göstermeyecek kadar da mütevazı.