|
|
- freud'a göre en önemli savunma mekanizmalarından biri. insanlara uzak olan kelimeler kullanmak örnek verecek olursak: bir doktorun hastalık etkisi yerine patojenite; bir köşe yazarının duygusal yerine emosyonel demesi; soyut düşüncelerden sıkça bahsetmek; ayrıntı olan bilgiler vermek kısaca anlaşılmaz olmak. çünkü bilirler ki insanlar anlamadıklarına aptalca bir hayranlık duyarlar. insan anlamadığına karşı çıkamaz. bu yüzden de dışardan herhangi bir tepkiye karşı gardını almış durumda kalmazlar; rahattırlar. entelektüelizasyonda bilinçaltı tam anlamıyla budur: anlaşılmamak ve dışardan gelecek tepkileri en aza indirmek, hatta olumluya çevirmek.
yalnız şunu da belirtmeliyim ki olguları, kavramları yaratan davranışlar değildir; düşüncelerdir ,niyettir. davranışların, hareketlerin, seçimlerin bilinçaltına tercümesi insandan insana değişir. tıpkı türkçe bir edebiyat eserinin ingilizceye çevrimiyle fransızcaya çevrimi arasında olan farklılıklar gibi. herkes kendine özgüdür kendini seçtiği bir kalıba sokmadığı sürece.(viola, 11.05.2005 01:23)
- örnekleri için;
(bkz: türkçe cümleye ingilizce kelimeler sokuşturmak)
(bkz: türkilizce konuşmayı marifet sananlar)
(bkz: arapça konuşmayı dindarlık sananlar)
- kanalizasyonu çağrıştıran kelime...
- "insanlara bilmedikleri şeyleri anlatırsan zeki görünürsün, bildikleri şeyleri anlatırsan aptal görünürsün" lafı özetliyor bu durumu kısaca. entel ayrı şey, entelektüel ayrı şey, bunu iyi ayırt etmek gerek.
- entelektüel tavırları ,standardize etmeye çalışan bir bünyenin herkes entelektüel olsun diye uğraşması ve buna ad takması sonucu oluşmuş kavramdır. her kimki yapmışsa bu standardizasyonun boyutlarını merak etmekteyimdirlik bir çabadır. kolay geleliktir.
|