entel bir insanın kıroların arasında kalması   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. (bkz: kültür şokundan ölmek)
    (geçiyordumugrad1m, 08.10.2005 04:26)
  2. çok iğrenç bir durumdur. misal her duyarlı entelektüel gibi buzulların erimesinden dolayı yaşadığım korku ve edebiyatın gidişatı hakkındaki hissiyatımı paylaştığım zaman arkadaşlarım bir yandan göbeklerini kaşırken bir yandan da kahkahalarla gülmekteydiler. entel olduğum için soğukkanlı kalmayı başarabilmem gerçekten büyük bir şans. hepsi yivranç insanlar.
    (radiance, 08.10.2005 04:44 ~ 14.10.2005 03:19)
  3. entellektüel kişilik denen şahsın ortam içindeki diğer insanlarla konuşmak adına seviyesini düşürdüğü, aslında bir özüne, genlerine dönüş yaşadığı, bundan da memnun kalmasına karşın kendi ortamında, 'ya çok kötüydü, bütün gece futbol konuştuk' gibi tümcelerle yakınmasını gerektiren, enteresan durum.
    (fentoxa, 08.10.2005 10:00 ~ 30.10.2006 11:56)
  4. (bkz: üzüm üzüme baka baka kararır)
    (bkz: körle yatan şaşı kalkar)
    (selenikom, 08.10.2005 15:41)
  5. bir kızın 30 senedir kendilerine dokunmayan survivor adası kıvamında bir yerde kalmış saç sakal karışık model erkeklerin ortasında kalmasıyla eşit dalga boyunda olan durumdur.
    (huma, 05.09.2006 00:04)
  6. (bkz: siz insanlar var ya)
    (hell guardian, 05.09.2006 00:27)
  7. - bence huxley inanç ve modernizmi çok güzel sentezlemiş, mesela şimd...
    - bizim de imam var, geçen rakı içerken gördüm, o da çok güzel sentezlemiş, zuhahahaha!
    - yalnız bahsettiklerimiz farklı şeyler. bak bu konuda nietzche'nin çok güzel bi lafı var mesela!
    - yeğenim siktir et niçeyi miçeyi, sen haftada kaç kere sikişiyon, onu söyle!
    - yalnız olayın cinsellikle bi alakası yok ki! freud sizin gibiler için bastırılmış cinsellikle ilgili...
    - ben bastırmam. her hafta en az 3 kere sikişirim. bizim karı olmazsa zürafa sokak...
    - aragüler'in zürafa sokak'la ilgili çok güzel bi çalışması var.
    - ara güler mi? ne biçim isim lan o? yeni mi düşmüş karaköy'e?
    - ...offf...
    - lan çıfıt, cevap versene! soru soruyoz!
    - içelim abi!
    - içelim! yalnız çıkışta beraber gidiyoz ara güler'e!
    (mavio, 01.01.2007 16:03)
  8. - naber lan? üniversiteyi de kazandın bakıyom artık iplemiyon bizi.
    * yok ondan değil. dersler yoğun kitapları görüyorsunuz, hepsini çalışmam lazım.
    - ne o lan entel mi olcan başımıza. o kadar kitabı kafana sokacağına kıçına sok daha kolay olur hahahaha
    * ama ayıp oluyor arkadaşlar. mahalle arkadaşımısınız. bunlar size yakışıyor mu? (içinden," ulan çocukluğumzda kimlerle arkadaş olmuşuz be. şunlarla irtibatı hepten koparmak lazım")
    - ne o bozuldun mu?
    * yok neyse bozulmadım tamam.
    - o zaman koyalım da bozul puhahahaaaaaha
    * ulan sizi de sizinle konuşanın da...
    (tekmeleyen kuş, 01.01.2007 16:19 ~ 16:56)
  9. (bkz: eğitimin gücüne inanmak)
    (vikartindur, 01.01.2007 16:56)
  10. cehennemi dünyada yaşamanın çeşitli formlarından bir tanesi
    (mrsderdowski, 01.01.2007 19:25)
  11. böyle bir durumda sessiz kalmak tercih edilmeli ve çok fazla entellektüel havalar girilmemelidir ki eğer böyle olmaz ise sonuç hüsran ve acı olur.. mümkünse bir an evvel uzaklaşılmalı ortam terk edilmelidir..
    (karbon, 01.01.2007 20:46)
  12. (bkz: nadan ile sohbet etmek güçtür bilene)
    (selenge, 01.01.2007 21:59)
  13. tanrim ben nerdeyim sorusunu sormasına neden olabilecek bir durum.
    (tanrim ben nerdeyim, 02.01.2007 10:51)
  14. efkar piposu yakmasına neden olacak eğlemdir.
    (dream endless, 21.01.2007 20:05)
  15. çölde vaha olmak gibi bir şeydir.
    (muvo, 07.02.2007 13:23)
  16. " ne güzel felsefe yapıyon lan sen." " okumuş adam canım anlamıyom ama güzel konuştu. di mi abii?" gibi konuşmalarla entel dışında herkesin keyfinin yerinde olduğu ortam.
    (gallant, 07.02.2007 18:01)
  17. "entel" olduğu halde kırolar arasında kalmış olan bir sürü kişi olduğunu anladığımız olay.
    aslında o "entel"in kırolar içinde kalmış olma sorununa "entel"ce bir cevap bulması gerekir. yok hala "abi ben anlaşılamadım ya" triplerine girmek isteyen "entel"ler varsa buyursunlar önden geçsinler.
    (tuvaletkağıdı, 16.03.2007 12:21)
  18. düzmüşüm enteli biz kroyuz olm ekmek krolukta gibi bir zihniyetim olsa da aslen entel denilen kişilik kendini her ortama engin bilgi birikimi sayesinde (entel dedigin argo da bilecek yoksa ne boka yarar onun entelligi ) uyarlayabildiginden dolayı pek bir zorluk çekmeyeceği içindeki kroyu ortaya çıkarabilecegi bir durumdur ki deşarj da lazımdır. asıl sorun bir kronun enteller arasına düşmesindedir zira konuşulanlardan bir bok çakmayacağı için o elemanı orada tutmaktansa sikseniz daha iyidir.

    (bkz: anne koş sözlügü enteller basmış)
    (sataniccore, 19.03.2007 04:15)
  19. (bkz: arada kaldım)
    (bkz: susam sokağı şarkıları)
    (genius kusagami, 06.04.2007 11:59)
  20. -başka bi lavuk var kesin, eminim ben. ama napiim seviyorum şıllığı
    +vay m.k. ne aşkmış rafık
    *nietzsche der ki; erkekler heyecan ve oyun isterler, bu yüzden de tehlikeli bir oyuncak olan kadınları severler
    -hay senide sikiim nineni de.. bu konuyu da ninene getirdin m.k.
    +boşver rafık abi, boş adam bu, sinirlenmeye değmez..
    (hysteria, 07.05.2007 21:23)
  21. (bkz: eminönü'nde yürümek)
    (şerbet, 07.05.2007 21:33)
  22. kişi entel ise, sadece bir tarafı eğlendiren; ama entelektüel birisiyse, iki tarafa da eziyet veren durumdur. zira, öncelikle entel şahsımız kendini ispatlama çabası içinde güzel bir laf salatası yapar, "nasıl da cümleler kuruyorum ben böyle..." diye düşünerek kendini tatmin eder. sonrasında ise, kırolar onu bir güzel makaraya sarar ve eğlenirler, hoşça vakit geçirirler. ancak zavallı entel şahsımız için aynı şey geçerli değildir, ilk baştaki havası sönmüştür. kırolar tarafından alay edilmenin ve ciddiye alınmamanın verdiği can sıkıntısı ile kafasının üstünde "üfff çok bunaldım, bu ne biçim müzik ya, keşke hiç ağzımı açmasaydım, bunlar ne anlar konuşmalarımdan" yazılı düşünce balonları görünür. pişman olur, mecbur da olsa girmez bir daha öyle ortamlara (zaten almazlar kendisini böyle yerlere artık)...

    entel veya entelektüel ol(a)masam da, kroların arasında kalmak zorunda olduğum anlar olmuştur.
    hiç unutamam; aynı sokakta oturduğumuz bir arkadaş, kendi okulundan arkadaş çevresini toplamıştı. muhabbetin güzel olduğu söylenemezdi. sonra nasıl olduysa konumuz, dondurma fiyatları oldu. ben de başladım konuşmaya; yok dondurma sektörüydü, yok şirketlerin stratejileriydi, yok şöyleydi, yok böyleydi. konuşmamı bitirdikten sonra, ortamda başı en çok ağrımış olan kişi, sigarasından bir nefes çekip "valla, ben onu bunu bilmem, en iyi dondurma alkida" demiş, bana bu sözleriyle soğuk bir duş aldırmış, nerede olduğumu hatırlatmıştı.
    (patheticpoet, 14.08.2007 14:37)
  23. sürekli olmadığı müddetçe entelektüel bir insanın yakınmaması gereken, beslenebileceği bir durumdur.. her anı bir tecrübedir neticede..

    ek: entel derken entelektüel bir insandan bahsettim, günümüzün entellüktel zat-ı muhteremlerinden değil.. onlar gayet tuzlayayım da kokmasın modunda..
    (komposto, 21.03.2008 15:23 ~ 27.04.2008 17:21)
  24. cinayet ya da katliamdır.sadece entel değil iyi bir aile eğitimi almış,kültürlü bir insanın kaba saba insanların arasında kalması da bu cinayetin başka bir versiyonudur,onlara benzememek için uğraşıları krolar tarafından ukelalık olarak algılanır ve nihayetin de haksız yere suçlanan entel kişi bunalımlara girer,olaylar gelişir.
    (küçükkız, 21.03.2008 20:45)
  25. -nasıl hafız manita?
    -kontrast renkleri tercih etmiş, giyim harikulade, uyumu seviyor belli ki...
    -ne diyon' hafız, cemil abi ne diyo' bu? nerelere gittin sen babuş?
    -bayan gayet özenmiş kendine, onu diyorum.
    -ya üstünü başını sikeyim, sen göte gelsene, memeye gelsene?
    -ehm, sağlıklı bir birey belli ki, beslenmesine dikkat ed...
    -sus ya sus, sıçayım muhabbetine!
    (dunya zikime eyfel dotume, 21.04.2008 17:32)
 sayfa  / 2