yarı ağaç yarı insan değillerdir. tamamen ayrı bir türdür. aule cüceleri yaratınca eru da yavanna adına ağaçları korumaları için entleri yarattı. elfler de konuşmayı öğretti. bu yüzden elfleri severler. orklar ağaçları siklemediği için orklardan nefret ederler, cüceler de balta taşıdıkları için onlara da kıl olurlar.
boyları 3-4 metre civarında olan, vurduklarında ne troll, ne uruk-hai bırakan kadim orman bekçileri. anatomileri itibariyle oturamazlar. orta dünya ile yaşıttırlar. bunların hanımları vardı uzaklara kaçıp giden, bu yüzden soyları tükenme tehlikesi ile karşı karşıyadırlar. isengard'ın düşmesinde önemli rol oynamışlardır.
tabiri caizse abazandırlar. yüzüklerin efendisinde treebeard merry ve pippine shire yöresinde hiç enthanım olup olmadığını sorduğunda bu gizli kalmış gerçek yüzümüze aşkediliyor. yaptıkları hınzırlıklarla kendilerini enthanımlardan soğutup onları kaçırtmışlardır fangorndan.
orta dünyada bulunan nadir ırklardandır. hanımlarının ortadan kayboluşu ile çaresiz kalmış, yaşlandıkça yaşlanmış ırktır. hanımlarına dönmeleri için şarkı, şiir, türkü yakmış, her yerde aramışlardır. bitki örtüsünü, yaşayan ve yeşeren canlı yeşilliği temsil etmektedir. en bilinenleri hikaye içinde ağaç sakaldır. ırklarının sürekliliği için canla başla çalışırlar. ağaçların çobanı diye diye bilinen ağaç sakal da bunlara güzel bir örnektir.
orta dünyada bulunan en eski ırktır.
her ne kadar kabul etmek istemesem de kitaptaki dişi ent muhabbeti biraz havada kalmıştır. çifleşiyor mu bunlar? ilginç, belki de tozlaşma ile ürüyorlardır. peki döllenmeden sonra filiz mi veriyor bir yerden? bilemeyeceğim.
valieyavanna tarafından yaratılmış eksantrik orta dünya ırkı. aule ilk cüceleri yarattıktan ve eru'dan izni kopardıktan sonra eşi yavanna'nın içini bir endişe kaplar. çünkü, cücelerin tıpkı efendileri aule gibi yalnız kendi elleriyle yarattıkları şeylere sevgi duyacağını, dünyada yetişen (ve kendisinin emek verdiği) şeylere aldırmayacağını öngörür. (nitekim öyle de olmuş cüceler ağaçlardan pek hazetmemişler, onları tekinsiz bulmuşlardır) bu yüzden yavanna, manwe'nin huzuruna çıkar, içini döker. arda'nın çocukları uyandığında, onların, kendisinin emek verdiği şeyler üzerinde sınırsız hüküm sürme hakkının olacak olması onu kederlendirmektedir. (tahminimce genellikle efendi doğaya saygılı bir ırk olan elfler'den ziyade aç gözlü insanlar ve agresif cücelerden kıllanmıştır bu tanrıça hanım) bunun üzerine manwe ona, "bütün yarattıkların arasında en sevdiğin hangisi, bir türü koruyabilecek olsan hangisini korurdun?" diye sorar. yavanna yarattığı herşeyi çok sevmektedir gerçi. düşünür. kelvar yani hayvanlar gerektiğinde kaçıp saklanabilmektedir. oysa olvar yani ağaçlar, bitkiler, çiçekler öyle değildir. onlar bütünüyle savunmasızdır. olvar içinde ağaçların yetişmesi uzun zaman almakta, buna karşın yok edilmeleri pek kolay olmaktadır. yavanna ağaçları seçer. onlara yanlış davrananları cezalandıracak bir ırk olmalıdır. manwe bu talebi haklı bulur ve ağaç çobanları projesini resmen uygulamaya koyar. illuvatar'ın ilk çocukları olan elfler, uyandıktan sonra ağaç çobanlarına konuşmayı öğretirler. bu yüzden entler, bütün ırklar arasında en çok elfleri sevmiş ve saymışlardır. nitekim yüzüklerin efendisi'nde ağaçsakal'ın legolas'la tanışır tanışmaz "buyur bir çayımızı iç bilader, elflerin başımın üstünde yeri var" demesi kara kaşının, elf kulağının hatrına değil.