|
|
- bir dönemim en iyi filmlerinden...
- ralph fiennes,juliette binoche,willem dafoe,collin firth gibi ünlülerin rol aldığı 1997 yılında 9 oskar ödülü almış olan film.
(amorph, 06.09.2004 17:33 ~ 20:21)
- bir film adı. film kadar, filmde okunan kitap olan 'heredot tarihi' de akıllarda kalmıştır sanırım.
- konusuna bakılmadan direk gelmiş geçmiş en iyi film olarak tanımlanabilecek film. gerçek aşkı yaşamış insanları* ağlatacak güçte başarılı bir senaryoya ve kurguya sahip insanın yaralarını çok feci halde deşen süper film.
- en iyi filmlerden biridir insana savaşın ve sevginin ne olduğunu anlatır..
- 12 dalda oscar'a aday gösterilmiş ve bunlardan 9'unu kazanmış, anthony minghella'nın yönetmenliğini üstenlendiği, 1996 yapımı film..
- (bkz: hastayım ulan)
- bir de gariel yared imzalı müzikleri vardır ki tadından yenmez.szerlem szerlemaşk aşk kulağa arapça gibi bir şarkı olduğuna dair bir his verse de aslen macar bir grubun şarkısıdır.tıpkı karakterlerden cont almasy gibi..
- casting;
ralph fiennes .... almásy
juliette binoche .... hana
willem dafoe .... caravaggio
kristin scott thomas .... katharine clifton
naveen andrews .... kip
colin firth .... geoffrey clifton
julian wadham .... madox
jürgen prochnow .... major muller
kevin whately .... hardy
clive merrison .... fenelon-barnes
nino castelnuovo .... d'agostino
hichem rostom .... fouad
peter rühring .... bermann
geordie johnson .... oliver
torri higginson .... mary(phos4, 30.10.2005 18:06)
- 1996 yapımı anthony minghella filmi. aşk filmlerinde gelinmiş son noktadır benim için, tutkununralph fiennesın her mimiğindeki gizi tam anlamıyla bir büyüdür. juliette binoche karizmatik ve güçlüdür. filmin sarı çöl rengi, etkileyici müzikleri mi desem, ben bu film için aşktan başka ne desem? 9 oscar galibi bu film aşk dünyanızı derinden vurabilir.
- aslında bir kadın ve bir erkek arasında yaşanan yasak aşk ve savaşın başlaması üzerine gelişen olaylar şeklinde sıradan bir hikayeye sahip bir film olmasına rağmen aldığı ödülleri fazlasıyla hakeden en mükemmel aşk filmlerinden biri. yönetmen sarı ve kahverengi tonlarda bize harika resimler sunuyor. sahne geçişleri ayrı güzel ve tabi ki ralp fiennes ve juliet binoche nin güçlü oyunculukları.
- bu filmle alakalı aklımda kalan tek net şey şu olmuş. bilinçaltıma sıkışmış bu anı aniden peydahlandı. yazayım dedim. hastanın sevgilisinin mağarada hapsolduğu sahnede yanında bir defter, bir kalem ve bir mum vardı. malum mumda sönünce kadın karanlıkta tamamen mahsur kalmıştı. ancak hala yazmaya devam ediyordu.
gün gelip mağara tekrar açıldığında içeride sadece kadının iskeleti ve defter bulnuyordu. defterin son sayfası ekrana geldiğinde farkettim. kadın karanlıkta o kadar güzel yazabilmişki ben aydınlık havada kassam böyle yazamazdım. neden gereksiz bir detaya bu kadar kafa yormuşum bilemiyorum.
- aşkın engel tanımayacağını gözyaşları eşliğinde kafaya zorla sokan film. tüm huysuzluklarınızı, direncinizi kırıp acılarına ortak ediyor film sizi.
savaşlar, ajanlar, gaziler... koca bir dünya aşktan kaçamıyor. o sözkonusu olunca gözler hiçbir şey görmüyor. savaş suçları değil; ama aşk günahları hep affediliyor.
hele kadının mağarada aşığını beklerken geçirdiği günler var ya... yürek yakıyor.
- benim için filmin özeti şudur ki: ölüm bile gelse aşıklar ayrılmaz....
|