endoktrinasyon ve türkiye de toplum mühendisliği

  güzelinden getir  başlık içinde ara  bakın dur
  1. nirengi yayınları'nca basılan serdar kaya kitabı. son derece açık ve anlaşılır dili ile sürekli örnekler vermesi kitabın okunurluğunu artırıyor. kitabın içeriğini adından çıkarabiliyorsunuz zaten. milgram ve asch deneyi ile açılıyor, devletin ideolojik aygıtlarıyla devam ediyor. eğitim'in tektipleştirici özelliğini dünya ekseninde örneklerle açıklıyor, türkiye bazında tarih ve milli güvenlik kitaplarını inceliyor. kitaplardaki vatan millet sakarya aşkını, üstün türk gücünü, orta asya'ya uzanan atalarımızı, damarlarımızdaki asil kanı ve bir güneş gibi doğan ata'mızı anlatıyor. ardından ulus-devlet bazındaki tektipleştirme ve milliyetçilik söylemlerinin yapısını inceliyor, örnekler veriyor ve türkiye'yi odağa alıyor. ardından propoganda ve militarist endoktrinasyona eğiliyor.

    sevan nişanyan'ın yanlış cumhuriyet'iyle ruh arkadaşı bir kitap bu, zaten kitapta nişanyan'a referanslar da var.
    ayrıca bu meselelere ilgiliyseniz cuk oturan referanslar ve arkadaki geniş bibliyografi size bütün yaz okuyacak malzeme çıkaracaktır.

    kitabı okumanızı naçizane tavsiye ederim. henüz zihin şekillendirilmesi sona ermemiş eşinize dostunuza da okutun derim, öss'den yeni çıkmış henüz üniversite tercihi yapmamış kuzenlerinize mesela.

    kitabın bir bonus'u da her bölümün başındaki epigraflar, çok acayipler, tivitır'a yazabilir acayip retvit alabilirsiniz şekerler.

    (, 14.06.2010 19:09)

    @5282913

  2. keltçe konuşan galyalılar kendiliklerinden latincenin bir lehçesini konuşmaya başladılar da fransız kültürü öyle doğdu ve oy birliğiyle en başında düşmanları olan bir germen kavminin adını benimsediler diye düşünen türk entellektüeli, türk okuru, türk yazarının üzerinde konuşmayı pek bir sevdiği lafı güzaf.

    güçlü bir klan ekonomik açıdan verimli bir yeri ele geçirir sonra da etrafındakileri zorla veya güzellikle kendine bağlar, kendi değerlerini kabul ettirir*. hep böyle olur, bundan sonra da böyle olacaktır.

    sadece ırkların değil her türlü cemaat ve cemiyetin kökeninde gerçekliği su götütür mitler bulunur. dinlerin kökenindekileri ballandıra ballandıra anlatan adamların veya evrensel işçi sınıfının tarihin hiç bir anında bulunmadığını bile bile buna övgü düzenlerin tüm dünya siyasal sistemini bila istisna oluşturmuş milliyetçiliğe söyleyecek bir sözü olamaz.

    (, 14.06.2010 19:22 ~ 19:23)

    @5282957

  3. benzer şeyleri söyleyen iki kitap kapağını karşılaştıralım da yayıncının kışkırtıcılığı belli olsun. (görsel: endoktrinasyon ve türkiye de toplum mühendisliği/143755) bu bizimki.

    bu da olivier roy'un orta asya'daki devletlerin kökeni ve doğasıyla ilgili yaptığı çalışmanın kapağı. (görsel: endoktrinasyon ve türkiye de toplum mühendisliği/143758)

    ikisi arasında fark birincisinin daha fazla şiddet içerirken bir esprisinin olmamsıyken diğeri benim bugüne kadar gördüğüm en güzel kitap kapağı.

    çölde kamyon taşıyan kamyonlar! kitabın künyesinde tasarımın semih gökmen'e ait olduğu yazıyor. eğer bu çalışma özgünse muhakkak bir ödül almalı. diğeri de tornada elimizi sıkıştıran birini gösteriyor sanki milliyetçilik öncesinde toplumsal şiddet hiç yoktu da milliyetçilik icat etti.

    cemaatçi ve oğlancı antikite iyidir, sıradan insanın ve onun görece daha az şiddet içeren doğasını öne çıkaran rönesans kötüdür. aldığımız mesaj da bu.

    (, 14.06.2010 19:51 ~ 19:52)

    @5283114