endless sacrifice   

adana çık aradan

  1. dream theater'ın train of thought albümünün 3. ve en gaz şarkısı. bitsin istemiyo insan.

    cold, lying in my bed
    staring into darkness
    lost, i hear footsteps overhead
    and my thoughts return again

    like a child who's run away
    and won't be coming back
    time keeps passing by
    as night turns into day

    i'm so far away and so alone
    i need to see your face to keep me sane
    to make me whole

    try to stay alive
    until i hear your voice
    i'm gonna lose my mind
    someone tell me
    why i choose this life
    this superficial lie
    constant compromise
    endless sacrifice

    pain, it saddens me to know
    the helplessness you feel
    you're light shines on my soul
    while a thousand candles burn
    outside this barren room
    the rain is pouring down
    the emptiness inside
    is growing deeper still

    you're so far away and so alone
    you long for love's embrace
    to keep you sane to make you whole

    try to stay alive
    until i hear your voice
    i'm gonna lose my mind
    someone tell me
    why i choose this life
    this superficial lie
    constant compromise
    endless sacrifice

    moments wasted
    isolated
    i'm escaping
    endless sacrifice

    moments wasted
    isolated
    i'm escaping
    endless sacrifice

    over the distance
    we try to make sense of
    somebody together
    while living apart
    striving for balance
    we rise to the challenge
    i'm staying connected
    in spite of circumstance

    all you've forsaken
    and all that you've done
    so that i can't give up
    this ongoing dream
    all we've forgotten
    or taken for granted
    alone we remember
    the endless sacrifice

    moments wasted
    isolated
    i'm escaping
    endless sacrifice
    (creepingdeath, 09.04.2004 21:43)
  2. petrucci'nin karısına yazdığı muhteşem dream theater parçası..
    "your light shines on my soul
    while a thousand candles burn.." der kevin labrie bu parçada ve kalbimizi binlerce mumla cayır cayır yakar...
    (üzümlü draje, 05.09.2004 01:27 ~ 06.09.2004 10:08)
  3. 2003 çıkışlı train of thought albümünde bulunan dört dörtlük dream theater parçası. özlemden çekilen acı parçada muhteşem işlenmiştir. özellikle nakaratı muhteşemdir.
    (plectrum, 01.12.2005 20:12)
  4. girişi give in to me ile aynıdır. tabii ki kopya yok esinlenme var *
    (jellyjam, 07.01.2007 09:50 ~ 23.01.2008 03:51)
  5. rena hanım'a yazılmış olması iç acıtan, petrucci'nin turnenin birinde karısına duyduğu özlem sonucunda yazmış olduğu, "renam, karım benim, senin o sonsuz fedakarlıklarını ben nasıl öderim; seni özledim, nerelerdesin, soğuk yatağımda senin hayalinleyim" altmetinli süper şarkı. karısının "sonsuz fedakarlıklar"ına karşılık o da ona bu şarkıyı yazarak borcunu ödemeye çalışmıştır.
    (bkz: rena petrucci)
    (apollonia, 07.01.2007 19:08)
  6. dream theater deyince aklıma gelen iki şarkıdan biri. diğeri de home.

    bu şarkı bir başka sanki. petrucci karısına özlemle yazmış ya, bizde bu şarkıyı dinleyince sevgiliyi özlüyoruz. elimizde değil sanki. dünyanın herhangi bir yerinde, sizinle aynı şeyleri düşünen, aynı şeyleri hisseden birinin varlığını hatırlatıyor onu göremediğinizde. belki yalnızsınız ama o yalnızlık anlarında bile ortak bir şeyi paylaşıyorsunuz. özlemi. işte endless sacrifice bu özlem ile yazılmış. aslında şarkıdaki geçen taraflarda yalnız falan değil.

    birebir çevirisi olmasa da işte şarkının çevirisi, anlatmak istedikleri:

    geceleri yatınca, uzaktayken eşiniz başka ne düşünülebilir ki. tabi ki onu düşüneceksiniz. günler geçiyor, her gün onsuz geçerken, her gece yalnız başınıza yatağa gömüldüğünüzde karanlık duvarlara bakarken biraz daha güçsüz, biraz daha kaybolmuş hissedeceksiniz. evet çok uzakta ve yalnızsınız o yatakta, ve bu dünyaya bağlı kalmak, aklınızı kaybetmemek için

    onu görmeye çok ihtiyacı var belki aklınızı başında tutabilmek için, tamamlanabilmek için. çünkü o sizin sadece bir parçanız değil, diğer yarınız. o olmadan tam olmanız mümkün değil. bu durumda sığınabildiğiniz tek şey onun sesini duymak belki de. işte siz de o kadar uzaklarda olan kişinin sesini duymak için yaşamaya ediyorsunuz. bazen o kadar ağır geliyor ki bu uzaklık, aklınızı kaybedecek gibi oluyorsunuz. ve neden bunun başınıza geldiğini, bu hayatı, bu ayrılığı neden seçtiğinizi düşünüyorsunuz. evet aşk başlı başına bitmeyecek bir fedakarlık. fedakarlık üstüne fedakarlık gerektiriyor.

    siz bunları düşünürken, yalnızlığınıza üzülürken bir anda başka bir şeyi fark ediyorsunuz. bu çektiğiniz acıya üzülürken, sevdiğinizin de ne kadar çaresiz olduğunu kavrıyorsunuz. karşınızdaki öyle biri ki, etrafta yanan binlerce mum bile olsa, o tek. ruhunuzu aydınlatan tek ışık. onun yerine başkasını koyamazsınız. bunu fark ettiğinizde, içinizdeki boşluğun daha da büyüdüğünü hissediyorsunuz.

    o çok uzakta ve çok yalnız. tıpki sizin gibi. aşk dolu bir kucaklaşma, bir kavuşma anını beklediğini biliyorsunuz. ve bu kavuşmanın onun aklının başında kalmasını sağlayacağını ve onu tam yapacağını biliyorsunuz. bu ne tesadüf. ikiniz de tam olmak için birbirinize ihtiyaç duyuyorsunuz. çünkü siz bir bütünsünüz. sen ile benden biz olmayı başarabilmiş, iyi bir çiftsiniz.

    birbirinizden uzaktayken, varlığınızı birlikteliğinizi yürütmeyi deniyorsunuz. mesafeye rağmen bu zor aslında. dengeyi kurmak zor. bunun uğraşmak yorucu. ve sırf şartlar bunu gerektirdi diye sizi bekleyen ve bu acıyı çeken biri var kmlerce uzakta. evet bu bir fedakarlık ve bu fedakarlığı yapan kişi aslında geride kalan kişi. bunu bilmek de sizi ona daha da bağlıyor.
    (ascella, 25.03.2007 01:23)