ender bilgin   

adana çık aradan

  1. kanal d'nin ilk zamanlarından beri spor servisinde çalışıp kâh spor haberlerini sunmuş, kâh türlü branşlarda maç anlatmış bir spikerdir.

    nba tutkumun patlak verdiği 90lı yılların ikinci yarısında playoffların kimi maçları ve finallerin tümü kanal d'de sabaha karşı naklen gösterilirdi. bu ağabey de o yayınların spikeriydi. günümüzü düşünürsek anlatımı öyle çok üstün değildi. ama murat murathanoğlu'nu bir kenarda tutarsak; gerek öncesinde gerekse o dönemde basketbol maçlarının avni küpeli gibi iyi niyetli kasapların katlinde olduğu, yabancı oyuncu telaffuzlarında rezaletten öteye gidilemediği hatırlanırsa kendisi ilaç gibi gelmişti. soğukkanlıydı bir kere, cooldu. oturaklı, kendinden emin konuşurdu. bulls serilerinin ambiyansından kalan bir şey mi bilmiyorum sesini hep nba maçlarına yakıştırmışımdır. 90ların başında amerikalı müzik starlarını türkiye'ye getiren ahmet san'a duyulan sevgi-saygı gibi bir şey hissederdim. adam nba finallerini ulusal bir kanalda canlı anlatıyordu. adını duyunca heyecanlandığımız adamların maçını naklen sunuyordu. ne bileyim şimdi halit kıvanç havası da yaratmak istemiyorum ama özeldi be abi.

    ender bilgin tabii zaman zaman futbol spikerliği de yaptı, türkiye basketini de sundu. ama hani nba finalleriyle özdeşleşmişti. başka yere oturmuyordu kafamda. yeri orasıydı.

    yeni milenyumun ilk 1-2 senesinde de ender bilgin daha seyrek olmak üzere ortalardaydı. işine devam ediyordu. sonra işte ntvler, murat kosovalar, kaan kurallar, nba tv'ler geldi. yayınlara erişim kolaylaştı. herkes işin piri kesildi. internet patlamıştı zaten. istatistikler, haberler, en ufak detaylar ilgilenenin elinin altında. o arada ortadan kayboldu adam. spor haberleri dışında pek yoktu. ya da ben göremedim. sallamayayım şimdi. editörlüğe filan kaymıştı heralde daha çok.

    onca zaman sonra bu sabah nba tv'yi açtığımda ender abi'yi duyunca değişik bir nostalji hissiyatına kapıldım. bir an lan noluyor dedim, ender bilgin sesiyle greatest games bandı mı yayınlıyorlar. yok gayet günümüz maçı. hidayet filan. neyse. adamın sesi o amerikan ekranına hala cuk oturuyor kardeşim.
    abi belki en iyi anlatan değilsin ama iyi ki yeniden bu işi yapıyorsun. tekrar hoşgeldin. basketi sevmeme vesile olan insanlardansın. bu giri sana nacizane tribute'um olsun.
    (spyder, 04.11.2007 18:00)