belki ilginizi çeker
  1. · entas ne yapıyor mimarlar merak ediyor
  2. · en tas
  3. · endüstriyel tasarım
  4. · 217a b c
  5. · tasarlama kuramları ve metodları
  6. · nigan bayazıt
  7. · geleceğin meslekleri
  8. · hem zevk almak hem para kazanmak
  9. · türklerin meslek yorumları
  10. · eut
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  2. · günün tek şarkılık özeti
  3. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  4. · her yerinden öpüyorum rüştü
  5. · yılmaz özdil
  6. · okan bayülgen
  7. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  8. · reçel
  9. · tezgah

endüstri ürünleri tasarımı  

  1. itü ve odtü'ye öss ile mimar sinan ve marmara üniversitelerine özel yetenek sınavı ile girilebilen ve türkiye'de gittikçe gelişen bir bölüm.
    (toumai, 10.03.2004 21:13 ~ 21:14)
  2. hem bilimum çizimle hem de matematik ve fen bilimleriyle uğraşan, girmek için g.t isteyen bölüm. gerçi çizmeyi seviyosanız ve de matematik fen koymuyosa (zeki kişilik) tercih edilebilir.
    (bkz. en-tas)
    (soulforged, 10.03.2004 21:18 ~ 21:18)
  3. mensuplarının nedense daha bi agresif daha bi kaçık daha bi bilmem ne olmaya çalıştıkları bölüm oysa ki daha cok inek öğrenci modeline uyuyolar
    (inferno, 19.03.2004 00:38)
  4. mensuplarının çoğunun okumaktan zevk aldığı bölüm. ancak hemen hemen her derste çizim yapmak zorunda kalınır.(en azından birinci sınıfta).taşkışlada azınlık durumunda olunduğu da bir gerçektir. sıkıcı ve yorucu ödevleri vardır (bkz. tasarlama kuramları ve metodları). çizim derslerinin yanında, matematik, fizik, olasılık ve istatislik, malzeme, makina elemanlarına giriş, üretim yöntemleri, ekonomi gibi dersleri de bünyesinde barındıran bu bölüm, çoğu kişi tarafından bilinmez, üstelik öğrenciler çevre tarafından potansiyel işsiz olarak görülür. bu bölümü kazanan öğrenciler çevre tarafından "boşver yavrum üzülme", "2 yıllık mı?", "e bir sene daha hazırlansaydın keşke" gibi sözcük öbeklerine maruz kalırlar. 4 yıl boyunca da karaköydeki tornacılar, malzemeciler, boyacıların da içerisinde bulunduğu toplulukla içli dışlı olmak durumundadırlar. güzel bir bölümdür, insan kendini geliştirir.
    (marla singer, 27.05.2004 16:58)
  5. okurken her projeye ortalama 50 ytl harcanan, cebimde para bırakmayan bölüm.
    (marla singer, 18.02.2005 19:12)
  6. bir akrabamın yazmak istediği benim "akıllı ol" dediğim bölüm, mezun olununca bakkal açabileceğini düşündüğüm bölüm. gerçi bakkallıkta kötü meslek değil ama du bakalım ne olacak.
    (surveyor, 01.11.2005 12:16)
  7. şayet hedefiniz itü ise sizden ilk 6000'e girmenizi bekleyen bölümdür.
    (beemaia, 21.07.2007 13:54 ~ 28.08.2007 16:05)
  8. bana hep mimarlık fakültesinin burjuva sınıfı gibi gelmiştir bu bölüm. bilmiyorum öyle bir şey canlanıyor kafamda. sanki onlar t cetvelini ayrı bir endamlı taşıyorlarmış gibi. daha bir şey böyle. nası desem. piçce dicem alınganlar çıkıcak. olmıcak. nese bişey demiyim. bir şehir ve bölge planlamacı da tersine topluma malolmuş havasındadır sanki. daha bir işçi sınıfı. daha bir proleter. lan kafamı sikim işe bak.
    (lethromar, 07.01.2008 00:19)
  9. son zamanlarda taşkışladaki mimarların ne yaptıklarıyla ilgili belli ki hayli kafa yorduğu bölüm.

    (bkz: entas ne yapıyor mimarlar merak ediyor)

    mimarlara tavsiyem madem o kadar merak ediyorsunuz ne yaptığımızı gelin, sorun, anlatalım. yerimiz yurdumuz belli çok şükür (bkz: 217a-b-c)
    o devasa çıktılara verdiğiniz paraya yazık.
    (elisa day, 07.01.2008 00:29 ~ 00:30)
  10. puanı yüksek olan endüstriyel tasarımdır. kimi özel üniversitelerde yetenek sınavıyla alan ise endüstri ürünleri tasarımı. biz böyle biliyoruz. okuması en zor bölümlerden biri olmakla beraber güzel sanat fakültelerinde (söz taşkışladan dışarı) hakettiği değeri göremeyen, ''aşmış tasarımcı'' edalarıyla koridorlarda süzülemeyen öğrencilere sahip, atölyelerinde stabiloların keçeli kalemlerin havalarda uçuştuğu renkli bir bölüm.
    (jelibonlar uçuşuyor, 07.01.2008 00:30)
  11. gecenin bu vaktinde ev ahalisi horul horul uyuyup kıçlarında pireler zıplıyorken hala daha bc dalgalı oluklu mukavva kesip yapıştırma sebebim. ayrıca, az önce hazırladığım paftayı sharpieledim, kafam iyi, her an elimi ayağımı da kesebilirim mukavva niyetine!
    (stelloid, 31.03.2008 02:21)
  12. gazi üniversitesi güzel sanatlar fakültesine de açılmış bölümdür. 15 kişilik kontenjanıyla 2008-2009 öğretim yılında; zeki, entelektüel, sanata yatkın gençleri okutacak, eğitecek bölümdür.

    tasarımın sadece matematik, fizik kısa deyişle mekanik zekaya ihtiyaç duyan bir şey olmadığını, aynı zamanda sadece estetik yetenekle, çizim kabiliyetiyle de olmadığını ve sanatla mühendisliğin ortaklığını belirtmek açısından güzel olmuştur bu bölümün mimarlık yerine güzel sanatlar fakültesine açılması. say-2 puanıyla öğrenci alacaktır.
    (calligrapher, 13.06.2008 23:17)
  13. (itü'deki) yüksek puanına rağmen insanların 'e madem tasarım istiyosun, niye kasıyosun' yorumlarıyla karşılaşmama neden olan girmeyi istediğim, çok istediğim...

    ha tabi bi de şu var:
    kaç puan aldım lan ben..
    niye kontrol etmedim ki, salak mıyım..
    bu saate kadar sabrettikten sonra şimdi kontrol edersem, o zaman feci salağım...
    17 temmuza kaç gün kaldı ya...
    fen 2'yi iyi yaptığımı düşünüyorsam bu işte bir kıllık vardır..
    hayırlısı, hayırlısı...
    sakin.



    edit: demin öylesine bi kontrol ediim dedim bölümüm hakkında yazılanları, bu entryyi görünce 'ay ne güzel yazmış' dedim ve daha sonrasında fark ettim benim yazdığımı.. insanoğlu işte, unutuyo..
    girdim itü'dekine, çok da güzel bölüm... geceler boyu ödev yapmak demek olsa da.
    (ketenkele, 30.06.2008 16:59 ~ 31.03.2009 17:10)
  14. marker, pafta, render, atölye, jüri, eskiz, sabahlama gibi kavramların hayatın kendisi olduğu bölüm
    (lapislazuli, 15.08.2008 15:41)
  15. a3'e eskiz sonrası yeni bir akım olarak grafik kağıdına eskizi başlatan bölüm
    orantı görmemizi sağlayacakmış
    (lapislazuli, 29.04.2009 18:29)
  16. mimarlık hayalllerimi bir kenara bıraktırmaya çok yakın olan bölümdür, göz korkutur o ayrı
    (mosbius, 16.07.2009 23:16)
  17. endüstriyel tasarımın bilimden çok sanata yakın olduğunu söyleyen bir güruh varki evlerden ırak. bir ayrı grupta bu işi sınıflandırma mücadelesine girmiş adeta. tasarım bilim ve icatçılık mıdır? yoksa zanaatkarlık veya sanatçılık mıdır?

    ikisi de diildir güzel kardeşim. sadece çizim yeteneğin var, estetikten anlıyorsun diye kimse seni tasarımcı yapmaz aynı şekilde sadece üretim bilgin var ve teknolojik, bilimsel gelişmelerden iyi derecede haberdarsın diye de seni kimse tasarımcı yapmaz. eğer öyle olsaydı ya makine mühendisi ya da ressam, grafiker alırlardı işe.

    türkiye henüz bu ayrımı yapamamış bir ülke olduğundan sebep, tasarım mühendisliği gibi kavramlar türemeye başladı, ecnebi memleketlerde var bu tür alanlar ancak türkiye de bahsedilen durum avrupa ve kuzey amerikanın çok gerisinde, hatta uzakdoğunun da baya gerisinde. mesela işe eleman alacak adam "elektronik devrelerden anlayan tasarımcı", "tasarımcı makine mühendisi" gibi kavram kargaşası içinde. ulan tasarımcı alacaksın sen dingil. nasıl bir şirket vizyonun var nasıl bir gelecek kaygın var. eheeey iş gidip floransa mobilya fuarından çalıp çırpıp sitelerde üretmek olsaydı...

    tasarım eğitimi veren hocalar genel olarak bölümlerine yetenek sınavıyla öğrenci alınmasını isterler. sebep? diye soruyorum bazen hocalara. aldığım cevap "ee şeyy, görsel algısı kuvvetli, detay bilinci olan öğrencilerle çalışmak daha keyifli" gibi basit bir cümleden öte gitmiyor. peki sayın hocam görsel algısı kuvvetli, detayları fark edebilen bir öğrencinin üretim yöntemleri, ergonomi, fizik, moment, matematik o veya bu yatkınlığı ne alemde?

    bir sürü insan var odtüsünde de mimar sinanında da marmarasında da okumuş veya okuyan. yetenek sınavlarıyla öğrenci alan bölümlerin gözümdeki tek farkı, okurken kendilerini daha fazla gösterebiliyor olmaları. zira hazırlanan paftalar ve sunum, tasarım bölümünde geçmek için proje kalitesinden daha önemlidir... yaratıcılık, detay analizi, üretim yöntemi, fiyat/performans uyumluluğu ve benzeri şeyler hep projenin görsel kalitesini takip eden şeylerdir. kısacası endüstri ürünleri tasarımı bölümü aksi iddia edilse de fonksiyonların formları izlediği yerdir. halbuki piyasada formlar fonksiyonu takip eder.

    kendimden örnek verecek olursam, yapılabilecek en skimsonik tasarımı, sırf juri gününe yetişmiş olmak için yapıp, sınıfa göre en iyi denebilecek bir paftayla sundum. bildiğin ürünü yeniden boyadım süsledim vs. ne oldu sonuç? geçtim bir sürü adamın kaldığı projeden. bu mudur? bu mu olmalı bir tasarımcının eğitim gördüğü yer/mekan. neden diye sorarım hiç bir çözüm üretmemiş, üretim açısından sorunlu, yaratıcılıktan eser olmayan bir ürünü süsleyip allayıp pullayıp oraya çıkarmakla beni tasarımcı yapacak zihniyeti kınıyorum. oysaki jüride anlatımı kuvvetli olmasa da çok yaratıcı projeler vardı.

    soruyorum bazen hocalara. aldığım cevap "ee şeyy, görsel algısı kuvvetli, detay bilinci olan öğrencilerle çalışmak daha keyifli" gibi basit bir cümleden öte gitmiyor. hayır hocalarım. bence sizin istediğiniz şey yontulmamış bir öğrencidir, dişli olmayan, zekanıza gölge düşüremeyecek, egonuzu şişkin tutmaya yetecek derecede ezebileceğiniz, sizin kim olduğunuzu sorgulamadan, sizin bilginizi gölgede bırakamayacak öğrencidir. çizip çizip önünüze getirdiği çizimlere kolayca "siktir lan bu olmamış, hıhah kıçımın kenarısın sen, malın tekisin git çalış gel" diyebileceğiniz öğrencidir. çünkü hocaların da büyük bir bölümü sayısal zekasından ziyade beyninin sağ tarafıyla düşünenlerden oluşuyor. ziyadesiyle "piyasa dışı" öğrenci yetiştiriyorlar. çizim de çizim, çizim de çizim. e yeter da istemiyorum siktimin şeyini zorla mı? piyasada dayarlar önüne herhangi bir ürünü "bu en ucuz şekilde üretilecek aslanım, ister alüminyum yap ister çelik yap istersen uranyumdan yap ama bana en masrafsız şekilde yap" derler. formunda yaptığın ufacık değişikliklere bile karışıp ona buna ve şuna karar verirler. nerede kaldı lan çizim yeteneğin? hani göremiyorum ben?.

    kimse kusura bakmasın ama mimar sinan marmara gibi yetenek ile öğrenci alan okulların başarısını mezuniyet sonrası çok net şekilde görüyoruz. artistik yetenekleri çok üst düzeyde veya hem zehir gibi zeka fışkıran hemde artistik yetenekleri olanlar hariç ki bu %5-10u geçmez. zaten kalan %90 össden bunalıp sıkılıp ulan hacı bari yetenek kasıyım 2 sene de atıyım kapağı deyip girenler. nerede matematik? nerede fizik? nerede o kimyadan kalan malzeme aşinalığı, mekanik sistemleri kolayca ilişkilendirebilecek mekanik zeka? yok.

    ipin diğer ucunda puanla alan bölümler var odtü itü ve eskişehir anadolu. buradaki sorun ise o yabancıların vision dediği olayın eksikliği. yani adam zeki, gözleri cayır cayır yanıyor. ama bakıyorsun elemanın tipine, düşündüğünü anlatacak bir dili yok, düşündüğünü güzel şekilde aktaracak bir eli yok. yaptığı projenin arkasında yeteri kadar durabilecek bir sanatçı özgüveni yok.

    bakın arkadaşlar. bu bölüm öyle "tamamdır müdür ben çiziyorum ya" deyip gelebilceğiniz, seramik, cam, resim, grafik veya animasyon gibi bölümlere benzemez, kaliteli hocalara sahip bir okulda feci yamulturlar adamı. hocaların geneldeki gibi olduğu bir okulda ise rahat rahat geçersiniz estetik gücünüzle. puanla girdiğiniz zaman 4 senede seve seve de olsa başka formatlarla da olsa öğrenirsiniz çizim yapmayı. tam tersi şekilde ürün malzeme vs bunların hepsi de öğrenilebilir. siz isteyin yeter. ama biraz da karaktere uygunluk lazım gelir.

    en güzeli şudur bu bölüm için ve benim gibi bir işte uzmanlaşamayıp her boka saldıranlar için. hani bir söz vardır "her işte çırak olacağına bir işte kalfa ol" diye. bu söz endüstriyel tasarım dışında her alan için geçerli olabilir. ama ve lakin tasarımcı 1 haftada doktor olur, 2 haftada paraşütçü olur, 4 günde hemşire olup 8 günde sörfçü olur. empati, adaptasyon, kendini başkasının yerine koyma yeteneğinin üst düzeyde olması gerekir, farklı düşünebilmesi gerekir, her boku bilmesi, her şeyden az çok anlaması, her şeye elinin yatması gerekir. çabuk öğrenmesi gerekir, meraklı olması gerekir. her şeyi eline alıp bakar lan bu nasıl bişeydir diye, her satan ürünü gördüğünde acaba bunun bu kadar satmasının nedeni nedir diye sorar kendine.

    kısacası benim güzel ülkemde "karambole gelen öğrenci" leri barındırma ihtimali en az olan bölümdür. bu bölümü kumar oynayıp yazmayın, bu bölümü yukarıdaki niteliklere sahip değilseniz yazmayın, "ee nereyi tercih etsem bilemedim en iyisi endüstriyel tasarım sanırım. ismi de hoş, entelektüel, çekici" diyerek hiç yazmayın. pişman olursunuz. çevrenizdekilerin kafasını s.kersiniz.

    endüstri ürünleri tasarımı nedir? gibi klişe bir soruya verilecek en güzel cevap: "beynin sağ tarafıyla sol tarafını eşit kullanmaktır" olurdu kanımca.
    (calligrapher, 25.10.2009 05:50)
  18. çoğu tasarım aşamasında bir mühendisle çalışmadığı için çok tasarımları heba olan, bir boka benzemeyen, gerçek dışı tasarımlar sunan tasarımcıların yetiştiği bölüm. özellikle makina, elektrikli alet tasarlayanları için biraz mühendislik, biraz üretim bilgisi lazım bence.
    (topal penguen, 31.10.2009 00:30)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil