kalecinin şamar oğlanı olduğu
dokuz aylık başta olmak üzere mahalle çocuklarının bazı favori top oyunlarının başlaması için gerekli şart koşuldur..
daha çok saydırmak için dizinden başlayan çocuk tarafından ortaya atılmış (götünden sallanmış) bir kural olması yüksek ihtimaldir..
gelmiş geçmiş, yazılı olan veya olmayan tüm kanun, kural ve uygulamaların içinde en adil olanı, sokakta oynayan çocuklarınkilerdir....burada sadece yetenek konuşur... yapabilen seçilir, yapamayan gider.... yapamayan gider ama yıkılmaz, çünkü daha iyisini yapabilirim hırsıyla gider..ve kesinlikle emindir, eğer gerçekten daha iyisini yaparsa seçilecektir oyuna.....hasap yok, entrika yok, yalan yok...amaç sadece oyunu kazanmaktır... oyunu kazanmak için gerekli olan ise iyi olmaktır ve kesinlikle de amaca uygun olan iyiler seçilir....sokakta oynayanlar bu düzeni hemen hatırlayacaklardır....ve sokakta oynayanlar hiç alışamayacaktır sokağa ait olmayan yeni düzenin kanun ve kurallarına....
çocukluğu boyunca kaleye geçmeye mahkum çocuğun hikayesinin başlığı ...
her biri başlı başına birer roberto carlos, birer david beckham olan mahalle çocuklarının biraz sonra üzerine bam güm abanacakları şamar oğlanını seçme amaçlı yaptığı uygulama. kaledeki çocuk 5-6'dan fazla saydıramadıysa muhtemelen oyundaki çocuklardan biri hızını alamayıp topu auta gönderene dek kalede kalacaktır.
kimi saydırma yeteneğinden yoksun arkadaşların sağ bacağını dizinden itibaren havaya kaldırıp öylece bekleyerek 2 veya 3 defa çarptırabilmesi ile diğer arkadaşlarını yarması sonucu kaleye geçtiği, kimilerinin ise ayaklarının harikalar yaratması sonucu sadece ayakla(diz hariç) saydırma şartını da eklediği kural.
dokuz aylık ve
alman kale oyunlarının vazgeçilme ilk kuralıdır.
(rugan, 18.06.2009 23:22)
olay babalarda bitmektedir. eğer oğlunuza top alırsanız o da arkadaşlarının arasında saydıramadığı için küçük düşmez, kaleye geçmez. ''topu benim babam aldı, top benim.'' ve benzeri cümleler eşliğinde kenara geçer ve sırıta sırıta saydırmaya çalışan garibanları izler.
bana hiç işlememiş kurallardan birisiydi..ben hep fındık-fıstık olduğum için abim benim yerime saydırır haliyle ben hiç kaleye geçmezdim...