dialoglarda kendini karşındakinin yerine koyabilme becerisi, insan ilişkilerini kolaylaştırıcı yetenek, herkesin farklı yetişip eğitildiğini ve dolayısıyla aynı fikre sahip olmama ve farklı tepkiler verebilme durumunu kabulleniş, aslında hiç de zor bişi olmayan ama çoğunluğun sallamadığı püsür.
(bkz. empati yap ki genç kalasın)
her zaman sökmese de üzerinde durulmaya değer bir durumdur.. karşı tarafı birebir anlayabilmek için o kişi olmak gerekir zaten, orası tamam. ama ben olsam şöyle yapardım, böyle düşünürdüm demek değildir zaten empati. karşınızdaki kişiye ait doneleri doğru değerlendirmek yardımcı olacaktır. ben onun gibi bi ailede yetişseydim, başıma onun yaşadığına benzer bişey gelmiş olsaydı vs vs. şeklinde çoğaltılabilir hadise. herkes için bu kadar kafa yormaya değmez elbet, ama değer verdiğimiz insanların davranışlarını analiz ederken çok yardımcı olacağına eminim.
başkasının acısını fiziksel olarak dahi hissedebilmemizi sağlayan yetenek. kişiler karşısındakiyle empati kurarken, etkin olan bölgeler fiziksel etkileri tetikleyen bölümler değil, gerçekten canınız yanmadığı halde rahatsız olduğumuz zamanlarda etkileşen öznel acı duyumlamaktan sorumlu olan bölgelerdir. bu da empati sayesinde başkalarının duygularını anlamak için, kendi tepkilerimizi devreye soktuğumuzu gösteriyor.
genelde ukte dolduranların zorladıkları bir kavramdır. bir konuda yapacakları yorumu, önce kendi başlarına gelmiş gibi yorumlar bazı insanlar, ve yaşamışçasına yazarlar. (bkz: yaşamışçasına yazmak)şairler, senaristler, şarkı sözü yazarları gibi insanlar da aslında empati ile yazarlar tüm eserlerini. sanki başlarından geçmiş gibi, olayı kafalarında kurgulayıp kendilerini birinci/ikinci/üçüncü kişi gibi sahneye dahil derler.
*şağyirin birinin duygusal bir şiirini okuduğumuzda, "o aşkı o mu yaşamış, o ayrılığı o mu tatmış" diye kaçımız söylenir ki.
- bi çoğumuz der abi, bi sen demiyosun sanırım
+ hadi ya, neyse... tey tey,
fikirleri kabul etmeliyiz, gerçek kimin umrunda.
empati kendini karşı tarafın yerine koyup düşünebilme durumudur.güzel ama gerekli olmayan birşeydir nitekim karşı taraf aynı düşüncede olmayıp dediğim dedik çaldığım düdük diyosa kendinizi enayi gibi hissetmenize yol açan bir davranış şekli.
empati akıldır, akıl empatidir. evet bu kadar kesin ve genel konuşuyorum. örnek verelim. bugün tavukları çuvala doldurup yakanlar... korkak ahmaklar sürüsünden başka nedir? hangi ölüm korkusu bir canlıya eziyet edecek kadar alçalmaya değer? örneğimiz buydu çünkü bence empati sadece insanlar arasında değil insan-hayvan arasında da vardır.
kendimizi karşımızdakinin yerine koyabilmek... eğer gerçekten kendimizi karşıdakinin yerine koyabilsek, çocuklarımızı dövemezdik sinirlendik mi yumruğu çakmazdık,trafikte daha sakin olurduk,
dialoglarda kısasa kısas gibi gereksiz anlamsız ifadeler,davranışlar olmasın diye güzel bir düşünsel ifede biçimidir.yapılan her anlatımda karşı tarafın ne hissedeceğini tartamayıp söylenen söz veya yapılan davranışlar sonrasında insana idrak etme gibi ne yaptığını anlamasına yardımcı olmaktadır
hep tek taraflı yapılan ve bir türlü mutluluk getirmeyen bu hadise çift taraflı yapılırsa belki bir işe yarayacaktır.yoksa hep karşıyı anlayan ama hiç karşı tarafca anlaşılamayan kısır bir ilişkideki mutsuz insan olmak söz konusudur.
empati yukarıda bahsi geçen üzere kendini karşındaki insanın yerine koyup anlama durumudur. hem karşındaki insan olacak, hem sen kendini onun yerine koyacan. vay anam vay! tamam bunları yaptın. bir de karşı tarafı anlayacaksın. kulağa çok sempatik geliyor da önce sen kendini anla! çoğu zaman empati gerektiren durumlarda karşındaki insanı o an anlayamazsın. çok zaman sonra bir gün, bir an o kişinin kulağını çınlatabilirsin. birşeyler sonradan su yüzüne çıkar ve algılanabilir.
bir de;
emp: ksc. emperyalizm
ati: gelecek
empati: gelecek emperyalistlerindir.
kendini karşındaki kişinin yerine koyma o'ymuşsun gibi yapmak. lakin sen kendini karşındakinin yerine koyarken karşındaki de boş durmayıp kendini senin yerine koyarsa o vakit sen o olursun o sen olur yine bir sonuca ulaşıp ortak bir payede buluşamazsınız. bu sebebten ötürü empatinin tek taraflısı makbuldür.
(bkz: platonik empati)
erkeklerin en zor yaptıkları şey.
özellikle her durumda haklı olmak isteyen erkeklerin, karşıdaki kişiden özür dilemesini veya onun gönlünü almasını zorlaştırır, hatta imkansızlaştırır. uzak durmak gerekir böylesinden.
kişinin kendini karşısındakinin yerine koyarak onu anlamaya çalışması olarak da adlandırılabilir. bundan 4-5 yıl önce bir yerde empati yapabilmenin bir zeka göstergesi olduğunu okumuştum, aslında buna katılıyorum, sonuçta zeki biri dünyanın kendisinin etrafında dönmediğinin farkındadır ve bir olayı tüm hatlarıyla (her açıdan) anlamaya çalışır öyle değil mi? konuşup düşünceleri paylaşmanın mümkün olmadığı/sonuç vermediği durumlarda imdada yetişir empati, kendisi dilenen özürlerin, kırgınlıkların azalmasının, affedici olabilmenin "samimiyet" ile birlikte en büyük sebebidir. kısacası çok gereklidir, yapın.