rte'nin istanbul'daki villasının bulunduğu mahalledir. istanbul'a geldiğinde rahat bir şekilde ulaşabilmesi için, 2005 yılında 10 gün içerisinde bu mahalleye e-5'ten doğrudan bağlanan bir arter açılmıştır.
rte geleceği zaman sokaklarının büyük çoğunluğu trafiğe kapalı olan ve her köşe başında bir otobüs çevik bekleyen, ilk gidişimizde polis darbe yaptı zannettiğimiz mahalledir.
ayrıca bu mahalleden bahsederken, mahallenin üçte birinin sahibi olan h.b.'den* bahsetmemek olmaz. rte'nin büyükşehir belediye başkanlığı döneminde tapu kadastro şefi olan bu kişi, mahalleyi partsel parsel zimmetine geçirmekten yorulunca, üzerine geçirdiği parsellere kat karşılığı bina yaptırıp sonra da bu binaları da satın alarak mahallede 350'den fazla dairenin sahibi olmuştur. kira günleri haricinde ilgilenmediği 1500 kadar kiracıdan oluşan küçük bir imparatorluğun sahibidir. imparatorluğunun damgası, sokaklar boyunca yanyana "b. apartmanı 1 - b. apartmanı 2..." şeklinde devam eden apartmanlarından gelir.
sokaklarda bağıra bağıra dualar okuyarak gezen 8 - 10 yaş arası müminleri meşhurdur. sokakta top oynayan çocukların en yaygın kavga nedeni, besmelesiz topa vurulmasıdır.
sadece tayyip erdoğan'ın oturduğu sokaktan ibaret olmayan, çamlıca tepesinin eteklerine yayılmış havadar mahalle . temiz havası ilk dikkati çekendir. bu mahalleye tahsis edilmiş bir tane otobüs hattı vardır ancak, oda murphy yasalarına göre çalışmaktadır. dolayısıyla siz durağa* çıkmak için bulunduğunuz yerine göre belli bir yolu yürümek zorunda kalırsınız. ve bir süre sonra artık otomatiğe bağlanmış bir vaziyette arşınlarsınız o yollları.
aslında konum itibariyle gayet güzel ve merkezi bir yerdedir ancak, iç taraflarına gittikçe trafiksiz sakin hali zaman zaman size şehrin ortasında şehirden uzak hissiyatını vermektedir yani en azından 5-10 sene önce öyleydi (bkz: eskiden buralar hep dutluktu). evlerin çoğunda (çamlıca tepesinin altında kalan kısımlara denk gelenler özellikle) muazzam boğaz manzarasına nazır balkonlarda boğaza karşı çay içebilme lüksünü yaşayabilirsiniz. kışları kar yağdığında, annemin tabiriyle kartalkaya'dan farkı yoktur. millet işine gücüne okuluna gider, hayatına devam eder sizse bırakın arabayla çıkmayı yürüyerek bile durağa çıkma cesaretini gösteremezsiniz*. çünkü bu yolun birde akşam dönüşü vardır ve %100 bir tarafınızı sakatlayacağınız bir dönüş olacaktır. sebebide aralara konuçlanmış sizin yokuş dediğiniz arkadaşlarınızınsa '' bildiğin duvar lan bu!'' şeklinde tanımladıkları sevimli yokuşlardır . ayrıca sinir bozucu ve bariz bir şekilde kışın diğer semtlerden en az 4-5 derece daha soğuk olur bu havadar mekan ki millet normal kışlık paltolarıyla işe gelirken siz kat kat giydiğiniz kazak ve kalın montunuzla iş arkadaşlarınız tarafından robocop diye çağrılırsınız.
üç semtin tam ortasında bulunuyor olmasından dolayı adres verirken semt kısmına üsküdar, beylerbeyi yada büyük çamlıca yazabilirsiniz üç seçenekte de adresinize ulaşır alacağınız şey. mahallenin iç kısımlarında oturuyorsanız, yokuş aşağı 20 dakika yürüyerek, beylerbeyi'nde deniz , 20 dakika yokuş yukarı tırmanarak, çamlıca tepesinde çam havası alabilirsiniz. ayrıca bu mahallenin neredeyse tamamının imarsız olduğu ve sit alanı olarak gözüktüğü söylenir.
uzun yıllar bu mahallede yaşamış biri olarak, bahsi geçtiği gibi sokaklarda bağıra bağıra dualar okuyarak gezen 8-10 yaş arası müminlerine bir türlü rast gelmediğim mahalledir de aynı zamanda.