ülkenin malezya gibi olup olmayacağı konusunda "malesef olamayız" gibi değer(siz) görüşlere sahip, aydın insan. zaten görüntüsünden de ne kadar aydın olduğu belli oluyor. kapkara maşallah.
laikliğin yüzbinlerce kadını geneleve ittiğini iddia edecek kadar kendini kaybetmiş bir yazarcıktır. istedim ki gidip gidip stüdyoyu basayım o derece yani.
dün akşam tv kanallarından birinde (kanal 1 galiba)"bir insan laik olabilir ama müslümanlara saygı duymalıdır" gibi saçma sapan bir cümle kuran örümcek beyinli ve bir o kadar da cahil kadın. ayrıca devamını şöyle getirmiştir cümlenin ;laik,hristiyan,yahudi, saygı görüyor türkiye de. kendisi laikliği bir din sanmakta. stüdyoyu basmamak için daha fazla izleyemedim muhtemelen programın devamında daha fazla saçmalamıştır. onu programa çağırağan sayın (!) fatih altaylı ya olan hislerimi buraya yazmak bana gireceği için yazmamayı, bir müddet daha kendime saklamayı uygun buluyorum.
daha çok küçükken, henüz ilk okuldayken öğretmenimin bana ve sınıfa sırayla okuttuğu ve adını şu an hatırlayamadığım kitabı yazan kişi.
zannediyorum üçüncü sınıftaydım. kitabı okumuş ve tüm sınıf, bitirdikten sonra üzerinde tartışmıştık. daha doğrusu öğretmen kitap hakkında nutuk atarken ve bizi iyi müslüman olmaya davet ederken, biz sessizce anlatılanları dinlemiştik.
kitabı okuduğumu ve birşeyler anlamaya çalıştığımı da hatırlıyorum. bir de kitabın adını hatırlayabilsem... çok fantastik bir kurgusu vardı. safahat elemindeki şenlikoğlu bir anda hidayete eriyor ve nedenini hatırlamıyorum ama hapse giriyor ve başını açmamak için hapishane yetkilileriyle kavga ediyor ve ... bu kadarını hatırlıyorum. galiba biyografiydi bu.
bu kitap ve anlatılanlar her neyse onlar o yaştaki çocuk için nasıl bir travma vesilesi olduysa artık beyin onu bilinçaltına itmiş. kitabı okuduğumu bile zar zor hatırladım.
sınıfta vardıysa eğer gayrımüslim arkadaşımız , iman etmişlerdir bu vesileyle artık.
el insaf yani hocam, o yaştaki çocuğa okutulacak kitap mıydı o? çok teessüf ederim.
(bkz: türkiye de eğitim sistemi)
küçük bir ek: kendi sitesinde şöyle bir gezinirken gördüğüm cümle bana okuduğum kitabın adını da hatırlattı : burası cezaevi'ymiş.
dün gece kanal 1' deki canlı yayında şöyle söylemiştir:
eş: kabul etmek lazım laik kesimin içinde de doğru düzgün adamlar var.
fatih altaylı: ben de onlardan mıyım?
eş: biraz
fatih altaylı: biraz ?
kendini, kendini kesimine yazar olaraka lanse eden, ancak konuşurken kafayı karıştıran, söylediklerinde bile kendine ters düşen,'' iki sözünün hangisi doğru acaba?'' dedirten, karaçarşaflı kadın.
akşam fatih altay'lının programında sapla samanı tamamen birbirine karıştırmış, laikliği bile din grubuna sokmuş cahil yazar.
hele bir de ''sizin devriniz olduğu zaman babasız çok cocuklar olacak, şükür ki devir bizim'' demekle benim tv ekranının üzerine atlamama sebebiyet vermiştir.
dün akşam beni tv karşısnda sinir krizlerine sokmuş,fatih altaylı'nın niye karşısına alıp konuştuğuna anlam veremediğim kadındır kendisi.geçen şu diyalog sonrasında ağzımdan küfür içerikli sözcüklerin çıkmasına engel olamamışımdır:
fatih altaylı: laiklik iyi bişey değil mi? bu sayede şimdi televizyondasınız,hakkınızı savunuyorsunuz,oy verebiliyorsunuz.
emine: oy veriyoruz da ne işe yarıyor? milletvekili olamıyoruz. biz de milletvekili olsak yapmak istediğimiz çok şey var.mesela kahvelerde sabahlayıp eviyle ilgilenmeyen babalar için yasa çıkaracağız.
ben: nee??? başka derdimiz yoktu. kahvede sabahlayan babamın dışında memleketin refahının içine sıçan başka bi bok yok çünkü. evet emine yenge sende milletvekili ol. kara çarşafınla bi sen eksiktin mecliste.
laikliğe bela diyen kişi.bunu diyen başka saçma şeyler de söyledi.ben anlamadım.fatih altaylı da anlamadı ama dalgasını geçti.yok yok anlaşılır değildi.çünkü iki söylediği birbirini tutmayan,bir şeye evet katılıyorum diyen sonra yok aslında bende tepkimi o olaya gösterdim diyen manasız bir kadın.hastasıyım kara çarşafının ayrıca.
sonradan eklenti: ben bir de şunu anlamadım;nasıl bir yazardır kendisi? başkasına mı yazdırıyor yoksa gerçekten kendi mi yazıyor? yazım dili mi kuvvetli acaba sadece? çünkü konuşma dili-türkçesi gerçekten rezalet.dilbilsinden de bihaber kendisi.
laikliğin ne demek olduğunu karıştıran, neredeyse başı açık bütün kadınları potansiyel fahişe ilan eden,bunu çocuk esirgeme kurumlarını gezerek anlamış olduğunu ifade eden kadın.
yazar olan şahsiyet. ya da bize öyle yutturuluyor. şöyle ki internet sitesini açıp baktığınızda bu kadının türkçe bilmediğine ikna oluyorsunuz. ancak işin daha acı tarafı biz ne kadar nefret etsekte bu kadının düşüncelerini benimseyenler, kişiliğine özenenler var. sitedeki yorumlardan da bu anlaşılıyor. daha 13 yaşında bir kız " ailem sizin kitaplarınızı aldı onları okuyorum. bana çok şey öğrettiniz sizinle tanışmak isterim" demiş. yani bu kadının söyledikleriyle yetişen çocuklar bile var.
okuma yazmayı evlendikten ve çoluk çocuğa karıştıktan sonra öğrenen bu kadıncığı söylediklerinden dolayı pek ciddiye almamak gerekir. çakma yazardır kendileri zaten.
hayatımda duyduğum en desteksiz lafın destekçisi olan insandır. "laiklik dinsizliktir" diye bas bas bağırıyordu dün akşam katıldığı programda. zaten beş yüz kere iran'daki rejimi çok makul bulduğunu, ne kadar takdir edilesi yönleri olduğunu söyleyip durdu. böylesine şeriat aşkıyla yanıp tutuşan biri dinsiz ülkemde ezilsin, mutsuz olsun, kahrolsun istemem. param olsa kendisine iran'a tek gidiş uçak bileti alırdım. o huzurlu ve mutlu, ben bahtiyar... dünya daha yaşanılası bir yer olurdu. parasızlığın gözü çıksın.
akşam kanal 1'de fatih altaylı'nın soruları karşısında en sonunda tabir-i caizse sıçan kendini bilmez kadın,kendinin akıllı olduğunu sanıyor ve türban yasağının kalkmasıyla kozlarının gideceğini söylüyo kendisi,acaba biliyor musun ki sen o televizyon kanalında bayan olarak çıkıp bol bol sallamanın bu yasalar sayesinde olduğunu,iran'ın rejimini savunuyor bize,peki sen de düşünme diye bi şey yok mu o rejimde böyle tvye çıkıp bol keseden attırırlar mı sana hem de böyle önemli konularda,bence bu bile yeter senin laikliği seçmene,değil mi?
edebi gücü tartışılır. nitekim birçok kitabını da sıkılarak yarıda bırakmışlığım vardır.
islamı ve laiklliği yorumlayışı da eleştirilebilir.
ama kara çarşafın içindeki şu kadın, kesinlikle fatih altaylı'dan daha delikanlıdır.
ilk, orta ve lisenin dışında lisans ve yüksek lisansı da dışardan bitirmiştir. dışardan derken, sınırlarımızın hemen dışından. hayatı da dışardan bitirmesi dileğiyle.